Adıyaman'da 6 Şubat 2023 depremlerinde 65 kişinin hayatını kaybettiği Sueda Kent Sitesi'nin 8. duruşması, Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada sanık avukatları ile depremde yakınlarını yitiren aileler arasında "depremin büyüklüğü" üzerine sözlü tartışma yaşandı. Tarafların ifadeleri tutanağa yansırken, mahkeme heyeti bir sonraki duruşma için gün belirledi.
Duruşmada neler yaşandı?
Duruşmaya tutuklu sanıklar Sueda Kent Sitesi'nin müteahhidi Ahmet Kaya ve inşaat sorumlusu Mehmet Yılmaz katıldı. Ailelerin avukatları, binanın deprem yönetmeliklerine uygun inşa edilmediğini ve bu nedenle yıkıldığını savundu. Sanık avukatları ise depremin büyüklüğüne vurgu yaparak, "6 Şubat depremleri, Türkiye'nin yaşadığı en büyük depremlerden biridir. Bu büyüklükte bir depremde birçok bina yıkılmıştır. Müvekkillerimizin kusuru olmadığını düşünüyoruz" dedi. Bunun üzerine ailelerden biri, "İyi de başka binalar yıkılmadı. Sizin binanız yıkıldı" diyerek tepki gösterdi. Mahkeme başkanı tarafları sakinleştirerek oturuma devam etti.
Davanın arka planı
Sueda Kent Sitesi, Adıyaman'ın merkezinde bulunan ve 2019 yılında inşa edilen 8 katlı bir apartman kompleksi. 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde bina tamamen yıkıldı ve 65 kişi enkaz altında kalarak öldü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında müteahhit ve inşaat sorumlusu tutuklandı. Bilirkişi raporunda, binada kullanılan malzemelerin ve yapısal hataların yıkıma neden olduğu belirtildi. Dava sürecinde tanık ifadeleri ve teknik deliller inceleniyor.
Aileler adalet istiyor
Duruşma çıkışında konuşan depremzede ailelerin avukatı Ayşe Demir, "Müvekkillerimiz iki yıldır adalet bekliyor. Sanık avukatlarının depremi bahane etmesi kabul edilemez. Binanın yıkılmasının sebebi deprem değil, imar barışından yararlanılarak yapılan kaçak katlar ve kalitesiz malzemedir" dedi. Aileler, bir an önce karar çıkmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyor. Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Bağımsız değerlendirme
Sueda Kent Sitesi davası, deprem sonrası yargı süreçlerinin toplumda yarattığı duyarlılığı bir kez daha gözler önüne serdi. Depremin büyüklüğü teknik bir veri olmakla birlikte, yapı denetim ve inşaat standartlarına uyulmaması durumunda bu tür felaketlerin kaçınılmaz olduğu unutulmamalıdır. Türkiye'deki deprem yönetmeliklerinin uygulanması ve denetim mekanizmalarının etkinliği bu dava ile bir kez daha sorgulanmaktadır. Adaletin sağlanması, hem mağdur ailelerin yaralarının sarılması hem de gelecekteki olası ihmallerin önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.