Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin fiili dolaşım paylarının hesaplanmasına ilişkin kriterleri değiştirdi. Yeni düzenlemeyle birlikte, pay sahipliği bildirim sınırı yüzde 5'ten yüzde 3'e düşürüldü ve fiili dolaşımdaki pay oranının tespitinde kullanılan yöntem yeniden tanımlandı. Karar, 6 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece yatırımcıların şeffaflık beklentileri artırılırken, piyasa manipülasyonlarının önlenmesi hedefleniyor.
Bildirim Sınırı Yüzde 3'e İndi: Kimleri Kapsıyor?
SPK'nın yeni tebliğine göre, halka açık şirketlerde doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 3 veya daha fazla paya sahip olan gerçek ve tüzel kişiler, bu durumu iki iş günü içinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirmek zorunda. Daha önce bu sınır yüzde 5 olarak uygulanıyordu. Yüzde 3'e düşürülmesi, özellikle büyük yatırımcıların ve fonların şeffaflığını artıracak. Ayrıca, pay oranı yüzde 3'ü aşan her değişiklik (artış veya azalış) de bildirime tabi olacak. Uzmanlar, bu değişikliğin piyasa üzerindeki etkisinin kısa vadede sınırlı olacağını, ancak uzun vadede yatırımcı güvenini güçlendireceğini belirtiyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte, fiili dolaşım payı hesaplamasında artık sadece halka arz edilen paylar değil, aynı zamanda belirli koşulları taşıyan bloke paylar da dikkate alınacak. SPK, fiili dolaşımdaki pay oranını, şirketin toplam sermayesinden yönetim kontrolüne sahip ortakların payları, stratejik ortaklıklar ve belirli bir süre elde tutulması taahhüt edilen paylar düşülerek hesaplanacağını açıkladı. Bu yeni tanım, özellikle yabancı yatırımcıların ve endeks hesaplamalarının daha doğru bir şekilde yapılmasını sağlayacak.
Fiili Dolaşım Payı Nedir, Neden Önemli?
Fiili dolaşım payı, bir şirketin Borsa İstanbul'da serbestçe alınıp satılabilen paylarının toplam sermayeye oranını ifade eder. Bu oran, hisse senedinin likiditesi, endekslere dahil edilme kriterleri ve yatırımcıların karar süreçleri açısından kritik bir gösterge. Örneğin, BIST 100 endeksine girebilmek için fiili dolaşım payının belirli bir eşiğin üzerinde olması gerekir. SPK'nın yeni tanımı, şirketlerin gerçek anlamda ne kadarının piyasada işlem gördüğünü daha net ortaya koyacak. Böylece endeks hesaplamalarında ve yatırım fonlarının portföy dağılımlarında yanıltıcı verilerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Öte yandan, bildirim sınırının düşürülmesi, özellikle büyük hissedarların ve yönetim kurulu üyelerinin işlemlerinin daha sıkı takip edilmesini sağlayacak. SPK, bu değişiklikle birlikte içeriden öğrenenlerin ticaretini (insider trading) engellemeyi ve piyasa manipülasyonunu azaltmayı hedefliyor. Kurul, ayrıca yatırımcıların şirket yönetimindeki değişiklikleri daha hızlı öğrenmesini sağlayarak etkin bir fiyat oluşumuna katkı sunmayı amaçlıyor.
Piyasa Etkileri ve Beklentiler
Düzenlemenin ardından Borsa İstanbul'da bazı hisselerde hareketlilik yaşanabilir. Özellikle fiili dolaşım payı yüzde 3'ün altında olan şirketlerin endekslerden çıkarılma riski bulunuyor. Bu durum, söz konusu hisselerde satış baskısı yaratabilir. Ancak uzmanlar, uzun vadede şeffaflığın artmasının piyasaya olumlu yansıyacağını belirtiyor. Yatırımcıların, portföylerinde bulunan şirketlerin fiili dolaşım oranlarını ve bildirim yükümlülüklerini yakından takip etmesi gerekiyor.
SPK'nın bu kararı, uluslararası standartlara uyum açısından da önemli. Avrupa Birliği ülkelerinde ve ABD'de benzer bildirim eşikleri yüzde 3 veya yüzde 5 arasında değişiyor. Türkiye'nin yüzde 3'e çekmesi, yabancı yatırımcıların gözünde düzenleyici çerçevenin güçlendiği sinyalini veriyor. Ayrıca, Kurumsal Yönetim İlkeleri'ne uyum açısından da olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, SPK'nın fiili dolaşım payı tanımını değiştirmesi ve bildirim sınırını yüzde 3'e indirmesi, Borsa İstanbul'da daha şeffaf ve adil bir piyasa yapısı oluşturma yolunda atılmış önemli bir adım. Yatırımcıların bu yeni kurallara adaptasyonu için geçiş süreci öngörülürken, şirketlerin KAP bildirimlerini zamanında yapması büyük önem taşıyor. Piyasa uzmanları, düzenlemenin orta vadede yabancı yatırımcı ilgisini artırabileceğini ve Borsa İstanbul'un derinliğine katkı sağlayacağını öngörüyor.