Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Müdürlüğü'nün ortak talebiyle harekete geçen Mersin 3. ve 4. Sulh Ceza Hakimlikleri, üniversite isimleri kullanılarak sosyal medya platformlarında yürütülen LGBTİ+ odaklı propagandaya erişim engeli getirdi. Karar, özellikle üniversite gençliğini hedef alan kampüs içi oluşumların dijital uzantılarına yönelik yargısal bir müdahale olarak kayda geçti.
Savcılık ve Emniyet'ten Ortak Adım
Edinilen bilgilere göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada üniversitelerin adını kullanarak yapılan paylaşımların mevcut yasal düzenlemelere aykırılık taşıdığı gerekçesiyle soruşturma başlattı. Emniyet birimlerinin teknik incelemesi sonucu hazırlanan rapor doğrultusunda, ilgili içeriklere erişimin engellenmesi için Sulh Ceza Hakimliklerine başvuruldu.
Mersin 3. ve 4. Sulh Ceza Hakimlikleri, yapılan değerlendirme sonucunda söz konusu sosyal medya hesapları ve paylaşımları hakkında erişim engeli kararı verdi. Kararın gerekçesinde, içeriklerin üniversite öğrencilerini hedef alarak toplumsal yapıyı zedeleyici nitelikte propaganda faaliyeti yürüttüğü vurgulandı.
Üniversite Gençliği Hedef Alınıyor
Soruşturma kapsamında incelenen materyallerde, kampüslerde faaliyet gösterdiği belirtilen LGBTİ+ odaklı oluşumların sosyal medya üzerinden örgütlendiği ve üniversite isimlerini kullanarak meşruiyet kazanmaya çalıştığı tespit edildi. Söz konusu hesapların, özellikle genç yaştaki öğrencilere yönelik yoğun bir dijital kampanya yürüttüğü ifade edildi.
Yetkililer, bu tür yapılanmaların üniversitelerin resmi kurumlarıyla herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, ancak kurum adlarının kullanılmasının kamuoyunda yanıltıcı bir algı oluşturduğunu belirtti. Erişim engeli kararının, benzer faaliyetlerin önünü kesmeye yönelik bir adım olduğu değerlendiriliyor.
Yargıdan Caydırıcılık Mesajı
Hukuk uzmanları, erişim engeli kararının yalnızca teknik bir tedbir olmadığını, aynı zamanda yargının bu tür faaliyetlere karşı tutumunu gösterdiğini dile getiriyor. Kararın, sosyal medya platformlarında üniversite adı kullanılarak yapılan benzer girişimlere yönelik caydırıcı bir etki oluşturması bekleniyor.
Mersin'de alınan bu karar, son dönemde farklı illerde benzer gerekçelerle yürütülen soruşturmaların bir parçası olarak görülüyor. Yerel mahkemelerin verdiği erişim engeli kararları, ilgili kurumların koordineli çalışmasıyla hız kazanmış durumda.
Toplumsal ve Hukuki Arka Plan
Türkiye'de sosyal medya içeriklerine yönelik erişim engeli kararları, 5651 sayılı Kanun çerçevesinde alınıyor. Kanun, özellikle kamu düzenini bozucu, genel ahlaka aykırı veya suç teşkil eden içeriklerin engellenmesine imkân tanıyor. Mersin'deki karar da bu yasal çerçevede değerlendirildi.
Öte yandan, üniversitelerde öğrenci kulüpleri ve toplulukları aracılığıyla yürütülen faaliyetler, yükseköğretim mevzuatına tabi. Kurumların adlarının izinsiz kullanılması ise ayrı bir hukuki ihlal olarak nitelendiriliyor. Soruşturmanın, sadece içerik paylaşımıyla sınırlı kalmayıp organizasyon yapısına da yönelebileceği belirtiliyor.
Dijital Mücadelede Yeni Dönem
Uzmanlar, sosyal medya platformlarının denetiminin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde, yerel yargı kararlarının ulusal düzeyde emsal teşkil edebileceğini ifade ediyor. Mersin'deki erişim engeli kararının, benzer içeriklerin tespiti ve engellenmesi noktasında diğer illerdeki savcılıklara örnek oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Kararın ardından, sosyal medya kullanıcılarının ve üniversite öğrenci topluluklarının hukuki sınırlar konusunda daha dikkatli hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor. Yargının bu tür dosyalarda hızlı ve etkili kararlar alması, dijital alandaki mücadelenin seyrini belirleyecek unsurlar arasında gösteriliyor. Mersin'de verilen kararın, önümüzdeki süreçte benzer başvuruların artmasına yol açabileceği öngörülüyor.