Sosyal medyanın dayattığı kusursuz güzellik algısı ve yaygınlaşan filtre kullanımı, estetik operasyonlara başvurma yaşını 13'e kadar düşürdü. Eskiden yalnızca yetişkinlerin tercih ettiği burun estetiği, dudak dolgusu ve botoks gibi işlemler, artık ortaokul çağındaki çocuklar arasında da talep görmeye başladı. Uzmanlar, bu durumun fiziksel risklerin yanı sıra ciddi psikolojik sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Sosyal medyanın rolü
Sosyal medya platformlarında popüler olan filtreler, kullanıcıların gerçekdışı bir güzellik standardına maruz kalmasına neden oluyor. Özellikle TikTok, Instagram ve Snapchat gibi uygulamalarda sıkça kullanılan yüz güzelleştirme filtreleri, gençlerin kendi görünümlerini yetersiz hissetmesine yol açıyor. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği verilerine göre, son 5 yılda 18 yaş altı estetik başvurularında yüzde 300 artış yaşandı. Uzmanlar, bu talebin büyük kısmının sosyal medyadaki kusursuz görüntülere özenme sonucu ortaya çıktığını belirtiyor.
Yaş sınırı ve yasal durum
Mevcut yasal düzenlemelere göre, 18 yaş altı bireylere estetik müdahale yapılabilmesi için ebeveyn izni ve psikolojik değerlendirme raporu gerekiyor. Ancak uzmanlar, bu kuralların sık sık delindiğini ve bazı özel kliniklerin yasal boşluklardan faydalandığını ifade ediyor. Türkiye'de 2023 yılında 13-17 yaş arası yaklaşık 4 bin 500 gence estetik operasyon yapıldığı tahmin ediliyor. Sağlık Bakanlığı, konuyla ilgili denetimleri sıkılaştıracağını ve yeni düzenlemeler üzerinde çalıştığını duyurdu.
Psikolojik etkiler
Psikiyatristler, erken yaşta estetik operasyon geçiren gençlerde vücut dismorfik bozukluğu ve depresyon riskinin arttığını vurguluyor. Uzmanlar, ergenlik dönemindeki gençlerin henüz fiziksel ve duygusal olgunluğa ulaşmadığı için bu tür müdahalelerin geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Ayrıca, cerrahi müdahalelerin büyüme ve gelişme sürecine zarar verme ihtimali de bulunuyor. Çocuk ve ergen psikoloğu Dr. Ayşe Yılmaz, 'Gençler, sosyal medyada gördükleri filtrelenmiş görüntülerle kendi yüzlerini kıyaslayarak yetersizlik duygusuna kapılıyor. Sonuçta, gerçekte var olmayan bir kusuru düzeltmek için bıçağın altına yatıyorlar' diyor.
Uzmanlardan öneriler
Uzmanlar, ebeveynlere çocuklarıyla sosyal medya kullanımı ve beden algısı üzerine açık iletişim kurmalarını öneriyor. Medya okuryazarlığı eğitiminin yaygınlaştırılması, gençlerin filtrelerin gerçekdışı olduğunu anlamasına yardımcı olabilir. Ayrıca, estetik cerrahi dernekleri, üyelerine 18 yaş altı hastalarda daha titiz davranma çağrısı yapıyor. Okullarda beden imajı ve öz saygı konulu seminerler düzenlenmesi gerektiği belirtiliyor.
Sosyal medyanın dayattığı güzellik standartları, gençlerin sağlığını tehdit ederken, bu konuda toplumsal bir farkındalık yaratılması hayati önem taşıyor. Ülkemizdeki estetik yaş sınırının daha da düşmesini engellemek için yasal düzenlemelerin yanı sıra ebeveyn eğitimi ve medya okuryazarlığı programlarına da ağırlık verilmeli. Aksi takdirde, bir sonraki nesil, beğenilmek uğruna sağlığını riske atan bireyler olarak yetişecek.