Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, İsrail'in tek taraflı bağımsızlık ilan eden Somaliland bölgesindeki girişimlerine sert tepki gösterdi. Berbera kentinde deniz üssü kurulması ve havalimanının kullanılması planlarına kapıyı kapatan Mahmud, "Ülkemizde İsrail varlığını hiçbir koşulda kabul etmeyeceğiz" dedi. Açıklama, Kızıldeniz'deki jeopolitik gerilimi yeniden yükseltti.
İsrail'in Somaliland hamlesi ve Berbera planları
İsrail'in, 1991'de tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ancak uluslararası alanda tanınmayan Somaliland ile güvenlik ve ekonomik işbirliğini derinleştirme arayışı, Somali'nin tepkisini çekti. Berbera limanı ve havalimanı, Kızıldeniz'e açılan stratejik konumuyla öne çıkıyor. İsrail'in burada bir deniz üssü kurma ve havalimanını kullanma planları, bölgesel dengeleri sarsacak nitelikte.
Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, yaptığı yazılı açıklamada, Somaliland'ın ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, "İsrail'in Berbera'da deniz üssü kurma ve havalimanını kullanma girişimleri, egemenliğimize açık bir saldırıdır. Hiçbir koşulda kabul etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Mahmud, bu tür adımların Somali'nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti.
Somali'nin egemenlik vurgusu ve bölgesel yansımalar
Somali hükümeti, Somaliland'ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve bölgenin kendi toprakları olduğunu savunuyor. İsrail'in Somaliland ile ilişkilerini geliştirme çabaları, 2020'de Sudan'ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesinin ardından bölgede artan İsrail etkisinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak Somali, bu hamlelere karşı çıkarak Arap Birliği ve Afrika Birliği'nden destek arıyor.
Uzmanlar, İsrail'in Berbera'daki olası varlığının Kızıldeniz'deki güç dengelerini değiştirebileceğini, İran ve Husi tehditlerine karşı stratejik bir avantaj sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak bu durum, Somali'nin yanı sıra Cibuti, Eritre ve Sudan gibi bölge ülkeleriyle ilişkilerde yeni gerilimlere yol açabilir. Somali, konuyu Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği'ne taşıyacağını açıkladı.
Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, "Somali toprakları üzerinde İsrail'in herhangi bir askeri veya sivil varlığı, egemenliğimize yapılmış bir saldırıdır. Uluslararası toplumu, bu tür girişimlere karşı somut adımlar atmaya davet ediyoruz" dedi. Ayrıca, Somaliland yönetiminin İsrail ile yaptığı görüşmelerin yasadışı olduğunu ve sonuç doğurmayacağını ifade etti.
İsrail cephesinden henüz resmi açıklama yok
İsrail yetkililerinden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak İsrail basınında yer alan haberlere göre, Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, Somaliland ile stratejik işbirliği seçeneklerini değerlendiriyor. Berbera limanı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından işletiliyor ve bölgede zaten bir askeri üs bulunuyor. İsrail'in buraya yerleşmesi, BAE ile koordinasyonu gerektirebilir.
Somaliland yönetimi ise İsrail ile işbirliğini savunarak, bunun ekonomik kalkınma ve güvenlik için fırsat olduğunu öne sürüyor. Ancak Somali'nin sert tutumu, bölgede tansiyonu yükseltmiş durumda. Afrika Birliği, Somali'nin toprak bütünlüğünü desteklediğini yinelerken, Arap Birliği de İsrail'in Somaliland'daki girişimlerini kınadı.
Kızıldeniz'de yeni gerilim hattı
Kızıldeniz, son yıllarda Husi saldırıları, İran-İsrail gölge savaşı ve küresel ticaret yollarının güvenliği açısından kritik bir bölge haline geldi. Somali'nin İsrail'e yönelik sert çıkışı, bu gerilimin yeni bir boyut kazanmasına neden olabilir. Somali, stratejik konumu itibarıyla Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güvenliğinde kilit rol oynuyor. İsrail'in Somaliland'da üslenmesi, İran destekli Husilere karşı operasyonel avantaj sağlayabilir; ancak bu, Somali'nin iç savaş sonrası kırılgan siyasi yapısını daha da zorlayabilir.
Somali Cumhurbaşkanı Mahmud'un açıklamaları, ülkesinin egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları, Somaliland'ı Somali'nin bir parçası olarak tanımlıyor. Dolayısıyla İsrail'in Somaliland ile yapacağı her türlü anlaşma, Somali tarafından yok hükmünde sayılacak. Bu durum, İsrail'in bölgedeki diğer müttefikleriyle ilişkilerini de etkileyebilir.
Sonuç olarak, Somali'nin İsrail'e yönelik sert tepkisi, Kızıldeniz'deki güç mücadelesinin yeni bir aşamasına işaret ediyor. Bölgesel ve küresel aktörlerin pozisyonları, önümüzdeki günlerde netleşecek. Somali'nin çağrısı, uluslararası toplumun Somaliland meselesine müdahil olmasını gerektiriyor. Egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkeleri, bu denklemde belirleyici olacak.