İstanbul'un Üsküdar ilçesinde, Toptaşı Hamamı'nın üst tarafında yer alan Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu, 1875 yılında Toptaşı Askeri Rüştiyesi olarak eğitime başlamasından bu yana 151 yıllık kesintisiz geçmişiyle kentin eğitim tarihine ışık tutuyor. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte sayısız öğrenci yetiştiren okul, hem mimari yapısı hem de arşiviyle dönemin eğitim anlayışını günümüze taşıyor.
Toptaşı Askeri Rüştiyesi'nden Günümüze Uzanan Yolculuk
Okulun temelleri, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti'nin eğitimde modernleşme hamleleri kapsamında atıldı. 1875'te Toptaşı Askeri Rüştiyesi adıyla açılan kurum, askeri okullara öğrenci yetiştirmek üzere tasarlandı. Dönemin eğitim reformlarına paralel olarak, rüştiyeler ilköğretim sonrası eğitim veren önemli kurumlardı. Okul binası, Üsküdar'ın tarihi dokusuna uygun taş ve ahşap işçiliğiyle inşa edildi; geniş avlusu ve yüksek tavanlı sınıflarıyla o dönemin eğitim yapıları arasında öne çıktı.
Zaman içinde askeri rüştiye statüsünü kaybeden kurum, cumhuriyetin ilanıyla birlikte ilkokula dönüştürüldü. 1928'de Latin alfabesine geçiş, 1930'lardaki eğitim seferberliği ve 1960'lardaki kalkınma planları gibi kritik dönemeçlerde okul, Üsküdar halkının eğitim ihtiyacına cevap verdi. Özellikle 1950'lerden itibaren artan nüfusla birlikte okul, çevre mahallelerden yoğun ilgi gördü. Bugün hâlâ aynı binada eğitim veren kurum, 151 yıllık kesintisiz hizmetiyle İstanbul'daki en eski ilkokullardan biri olma özelliğini taşıyor.
Mimari ve Kültürel Miras Değeri
Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu, yalnızca eğitim kurumu olarak değil, aynı zamanda mimari miras olarak da dikkat çekiyor. Toptaşı Hamamı'nın hemen üst kotunda konumlanan bina, Üsküdar'ın tarihi silüetinin ayrılmaz bir parçası. Orijinal plan şeması, geniş koridorları, yüksek tavanlı derslikleri ve geleneksel avlusuyla dönemin eğitim yapısı hakkında fikir veriyor. Yıllar içinde çeşitli onarımlar geçiren okul, özgün dokusunu büyük ölçüde korumayı başardı.
Okulun arşivinde, 19. yüzyıl sonlarına ait öğrenci kayıt defterleri, diploma örnekleri ve ders materyalleri bulunuyor. Bu belgeler, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte eğitim anlayışının nasıl evrildiğini gösteren somut veriler sunuyor. Örneğin, ilk yıllarda Arapça ve Farsça derslerinin ağırlıklı olduğu müfredat, 1920'lerden itibaren Türkçe, matematik ve fen bilimlerine doğru kaymış. 1928 harf devrimi sonrası okulda açılan akşam kurslarıyla yetişkinlere yeni alfabe öğretilmiş.
İstanbul'un Eğitim Hafızasında Bir Çınar
İstanbul'da 19. yüzyıldan bugüne ulaşan eğitim yapıları arasında Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu, işlevini sürdüren ender örneklerden. Tarihi yarımadanın dışında, Üsküdar gibi önemli bir kültürel aks üzerinde yer alması, okulun hem yerel hem de kentsel ölçekte değerini artırıyor. Okul yönetimi, son yıllarda müze-sınıf oluşturma ve arşiv çalışmalarını dijitalleştirme projeleri yürütüyor.
151 yıllık geçmişi boyunca sayısız öğrenci mezun eden kurum, bugün de Üsküdar'ın eğitim yaşamına katkı sunmaya devam ediyor. Sınıflarında hâlâ aynı avlunun kokusu, aynı taş duvarların gölgesi var. Bu süreklilik, eğitimin sadece bina ve müfredattan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir hafıza ve kimlik meselesi olduğunu gösteriyor. Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu, geçmişiyle geleceği birleştiren bir köprü olarak İstanbul'un eğitim tarihindeki yerini koruyor.