Türkiye’de tarım politikalarındaki öngörüsüzlük, bir zamanlar ‘kırmızı altın’ olarak anılan soğanı tarlada bir bardak çay fiyatına düşürdü. Amasya’da çiftçilik yapan üreticiler, artan girdi maliyetlerine rağmen tarlada soğanın kilogram fiyatının 15 TL’ye kadar gerilemesiyle büyük zararla karşı karşıya. Üreticiler, ürünlerinin bir bardak çaydan bile ucuz olmasına isyan ediyor.
Plansız üretim fiyatları vurdu
Soğan üretiminde geçmiş yıllarda yaşanan yüksek fiyatlar, birçok çiftçiyi bu ürüne yöneltti. Ancak ekim alanlarının kontrolsüz artışı ve talep tahminlerindeki başarısızlık, arz fazlasına yol açtı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında soğan dikim alanı bir önceki yıla göre yüzde 20 arttı. Bu durum, hasat döneminde fiyatların taban yapmasına neden oldu. Üretici, tarlada maliyetinin 5-6 TL olduğunu belirtirken, fiyatların 15 TL’nin altına düşmesiyle kâr edemediklerini ifade ediyor.
Girdi maliyetleri belini büktü
Gübre, mazot, ilaç gibi girdi fiyatları son bir yılda yüzde 40’ın üzerinde artarken, soğan fiyatlarındaki düşüş üreticiyi iyice zor durumda bıraktı. Ziraat Odaları yetkilileri, “Mazot olmadan tarla sürülmez, gübre olmadan ürün yetişmez. Ama ürünün fiyatı bir bardak çaya eşitlendi. Devlet acilen planlı üretim modelini hayata geçirmeli” diyor. Amasya Ziraat Odası Başkanı, “Çiftçi borç batağında. Bankalara olan kredileri ödenemiyor. Bu gidişle önümüzdeki yıl soğan ekecek çiftçi bulamayacağız” uyarısında bulundu.
Çay fiyatıyla yarışan tarım
Amasya’nın Suluova ilçesinde çiftçilik yapan Ahmet Yılmaz, “Tarlada soğanın kilosu 15 lira. Oysa bir bardak çay, kırsalda 10 liradan başlıyor, şehirde 20 lira. Yani soğan çaydan ucuz. Bu nasıl bir tarım politikası?” sözleriyle durumu özetliyor. Yılmaz, 50 dönüm arazisine ektiği soğanın hasadını yeni yaptığını, toplam 20 ton ürün elde ettiğini ancak satış fiyatının maliyetin altında kaldığını belirtiyor.
Siyasi çözüm bekleniyor
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın planlı üretim hamlelerine rağmen, sahada çözüm bekleyen sorunlar büyüyor. CHP ve İYİ Parti milletvekilleri konuyu Meclis gündemine taşıdı. Tarım politikalarının kısa vadeli çözümlerle değil, uzun vadeli ve bilimsel temelli bir planlamayla düzenlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, Türkiye’nin tarım potansiyelinin yüksek olmasına karşın, plansızlık ve ithalat bağımlılığının üreticiyi her geçen yıl daha da zor durumda bıraktığına dikkat çekiyor.
Soğan özelindeki bu kriz, aslında Türkiye’nin tarım politikalarının kronikleşmiş sorunlarının bir yansıması. Geçmişte patates, kuru soğan ve domateste benzer fiyat çöküşleri yaşanmıştı. Arz-talep dengesinin kurulamaması, üreticinin her yıl aynı kısır döngüye girmesine neden oluyor. Yerel yönetimlerin ve bakanlığın koordineli çalışması, veriye dayalı ekim planlaması ve üreticiye yönelik doğrudan gelir desteği gibi yapısal reformlar olmadan, ‘kırmızı altın’ efsanesi yerini yoksulluğa bırakmaya devam edecek. Bu tablo, yalnızca soğan üreticisinin değil, tüm tarım sektörünün geleceğine dair ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.