İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'da Filistinlilerden gasbedilen topraklarda yer alan yasa dışı yerleşimlere yönelik "turistik turlar" başlatıldığını açıkladı. Aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi lideri Smotrich, Sukkot bayramı sırasında halkı kaçak yerleşim bölgelerini ziyaret etmeye çağırdı. Bu adım, uluslararası hukuka aykırı yerleşimleri meşrulaştırma ve Filistin topraklarında egemenlik iddiasını güçlendirme amacı taşıyor.
Uluslararası Hukuka Aykırı Yerleşimlerde Turist Turları
İsrail'de iktidar koalisyonunun ortağı Dini Siyonizm Partisi, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlere düzenlediği "turistik turları" resmen duyurdu. Parti, turların tanıtımını sosyal medya ve yerel medya üzerinden yaparak Yahudi yerleşimcileri ve İsraillileri bölgeye çekmeyi hedefliyor. Turlar kapsamında ziyaretçiler, Filistinlilerden el konulan araziler üzerine inşa edilen yerleşim birimlerini gezecek.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Sukkot bayramı dolayısıyla yaptığı çağrıda, "Bu topraklar atalarımızın mirasıdır. Sukkot'ta bu toprakları gezmek, hem tarihi hem de manevi bir görevdir" ifadelerini kullandı. Smotrich'in bu sözleri, yerleşim faaliyetlerini dini bir vecibe olarak sunma çabası olarak yorumlandı.
Filistin yönetimi ve uluslararası kuruluşlar, Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, İsrail'in 1967'den bu yana işgal ettiği topraklardaki yerleşimlerini açıkça yasa dışı ilan ediyor.
Yerleşimci Şiddeti ve Filistinlilerin Durumu
Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti son yıllarda artış gösterdi. Filistinliler, gasbedilen topraklarda düzenlenen bu tür turların, yerleşimcilerin bölgedeki varlığını normalleştirmeyi ve Filistinlilere yönelik baskıyı artırmayı amaçladığını belirtiyor. Bölgede yaşayan Filistinli aileler, topraklarına el konulması ve ziyaretçi akını nedeniyle günlük hayatlarının daha da zorlaştığını ifade ediyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in yerleşim politikalarını apartheid rejimi olarak tanımlıyor. Amnesty International ve Human Rights Watch gibi kuruluşlar, bu tür turistik faaliyetlerin işgali derinleştirdiğini ve Filistinlilerin yerinden edilmesine zemin hazırladığını vurguluyor.
İsrail hükümeti içinde yer alan aşırı sağcı partiler, yerleşim inşaatlarını hızlandırma ve Filistin topraklarında egemenliği genişletme yönünde adımlar atmaya devam ediyor. Smotrich'in açıklamaları, bu politikaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Tepkiler ve Olası Sonuçlar
Filistin Dışişleri Bakanlığı, turları "provokasyon" olarak nitelendirerek kınadı. Açıklamada, "İsrail, işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşimlerini turistik faaliyetlerle meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir" denildi.
Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak diplomatik kaynaklar, turların bölgede gerilimi artırabileceği ve barış sürecini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. ABD yönetimi ise yerleşim faaliyetlerine ilişkin geleneksel muhalefetini sürdürüyor; fakat somut bir yaptırım henüz gündemde değil.
Uzmanlar, bu tür girişimlerin Filistinliler ile İsrailliler arasındaki güven bunalımını derinleştireceğini ve iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflatacağını belirtiyor. Bölgede artan yerleşimci saldırıları, Filistinlilerin can güvenliğini tehdit ediyor.
Bağlam: Sukkot ve Siyonist Yerleşim Politikaları
Sukkot, Yahudilerin çölde geçirdikleri 40 yılı anmak için kutladıkları bir bayramdır. Ancak Smotrich ve partisi, bu dini bayramı siyasi amaçlarla kullanarak yerleşimleri ziyaret etme çağrısı yapıyor. Bu durum, dinin siyasi bir araca dönüştürülmesi eleştirilerini beraberinde getiriyor.
İsrail'in 1967'de Batı Şeria'yı işgal etmesinden bu yana bölgede 250'den fazla yasa dışı yerleşim birimi kuruldu. Buralarda 700 binden fazla İsrailli yerleşimci yaşıyor. Filistinliler ise topraklarının sürekli gasbedilmesi ve yerleşimci şiddeti nedeniyle yaşam alanlarını kaybediyor.
Son yıllarda İsrail hükümeti, yerleşim inşaatlarına onay vermeye devam ederken, uluslararası toplumun tepkileri genellikle sözlü kınama düzeyinde kalıyor. Smotrich'in turistik tur hamlesi, işgalin normalleştirilmesi ve uluslararası kamuoyunun dikkatinin dağıtılması olarak okunuyor.
Görünen o ki, İsrail'in aşırı sağcı kanadı, Filistin topraklarındaki fiili durumu değiştirmek ve uluslararası hukuku hiçe saymakta kararlı. Ancak bu politikalar, bölgede kalıcı bir barışın önündeki en büyük engel olarak varlığını koruyor.