Elektrikli skutırlar, kaldırımlarda ve yaya geçitlerinde hız sınırı olan 25 kilometreyi aşarak şehir trafiğinde ciddi bir güvenlik sorunu haline geldi. 15 yaş altının kullanmasının yasak olmasına, kask takma zorunluluğuna ve kural ihlallerine uygulanan 5 bin liralık cezaya rağmen sahadaki denetim yetersizliği, kazaları ve can kayıplarını önleyemiyor. İçişleri Bakanlığı’nın son genelgesiyle denetimlerin artırılması hedeflense de, uzmanlar mevcut uygulamaların caydırıcılıktan uzak olduğunu vurguluyor.
Hız ihlalleri ve kural tanımazlık had safhada
Son aylarda büyükşehirlerde elektrikli skutır kazalarında gözle görülür bir artış yaşanıyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir’de yoğun saatlerde kaldırımlarda zigzag çizen, yaya geçitlerinde hız kesmeyen ve kırmızı ışıkta geçen skutır sürücüleri, hem yayalar hem de diğer araçlar için tehlike oluşturuyor. Kaldırımda yürüyen bir yayaya çarpan skutır, ağır yaralanmalara hatta ölümlere neden olabiliyor. 25 km/s hız sınırı, birçok modelde yazılımsal olarak kısıtlansa da, kullanıcıların bu sınırı deldiği veya modifiye ettiği biliniyor.
Mevcut ceza miktarı 5 bin lira olarak belirlenmiş durumda. Ancak denetimlerin seyrekliği, cezaların caydırıcılığını azaltıyor. Trafik ekipleri, yoğun iş yükü ve skutırların anlık hareket kabiliyeti nedeniyle her ihlali tespit edemiyor. Ayrıca, 15 yaş altı çocukların skutır kullanması yasak olsa da, ailelerin bu kuralı ihlal etmesi ve denetim eksikliği, tehlikeyi katlıyor.
Denetim yetersizliği krizi büyütüyor
İçişleri Bakanlığı, 2023 yılında yayımladığı genelgeyle elektrikli skutırlara yönelik denetimlerin artırılmasını istemişti. Buna göre, kask takmayan, yaş sınırını aşan veya hız ihlali yapan sürücülere ceza kesilmesi, gerekirse araçların trafikten men edilmesi öngörülüyordu. Ancak sahada bu talimatların ne kadar uygulandığı tartışmalı. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2023’te elektrikli skutırlarla ilgili kazalarda bir önceki yıla göre yüzde 40 artış kaydedildi. Buna rağmen kesilen ceza sayısı, ihlallerin yanında oldukça düşük kalıyor.
Uzmanlar, sorunun çözümü için birkaç adımın atılması gerektiğini belirtiyor: Skutır kiralama şirketlerinin, kullanıcıların kimlik doğrulamasını daha sıkı yapması, hız sınırlarının GPS tabanlı olarak uzaktan kontrol edilmesi ve denetim ekiplerinin sayısının artırılması. Ayrıca, kaldırımda skutır kullanımının tamamen yasaklanması ve bunun için ayrı bisiklet yollarının yaygınlaştırılması öneriliyor. Bazı belediyeler, skutır park alanlarını düzenleyerek ve kiralama şirketlerine kotrolar getirerek önlem almaya çalışsa da, bu çabalar henüz istenen düzeyde değil.
Öte yandan, elektrikli skutırların çevre dostu ve pratik bir ulaşım aracı olduğu gerçeği de göz ardı edilmemeli. Doğru yönetildiğinde, trafik yoğunluğunu azaltabilir ve kısa mesafeli yolculuklarda otomobil kullanımını düşürebilir. Ancak mevcut durumda, kuralsızlık ve denetimsizlik, bu potansiyeli gölgeliyor. Vatandaşlar, özellikle yaya kaldırımlarında artan skutır tehdidinden şikayetçi. Bir yaya, “Kaldırımda yürümek imkansız hale geldi. Sürekli arkamızdan bir skutır çıkıyor ve korna çalıyor. Acilen önlem alınmalı” diyerek tepkisini dile getiriyor.
Gelecek için acil adımlar şart
Elektrikli skutırların yarattığı güvenlik krizi, yalnızca Türkiye’nin değil, birçok ülkenin gündeminde. Paris, Madrid ve Londra gibi şehirlerde sıkı düzenlemeler getirilerek kaldırım kullanımı yasaklandı veya hız limitleri düşürüldü. Türkiye’de ise mevzuat var ancak uygulama zayıf. İçişleri Bakanlığı’nın denetimleri artırması, yerel yönetimlerin bisiklet yollarına yatırım yapması ve kiralama şirketlerinin sorumluluk alması gerekiyor. Aksi halde, skutırlar trafiği esir almaya devam edecek ve can kayıpları artacak. Unutulmamalı ki, trafikte herkesin güvenliği, kurallara uyum ve etkin denetimle sağlanır.