ANKARA - Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen aracılığıyla yaptığı "seçilmiş son başbakan" açıklaması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan sert bir yanıt aldı. Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Davutoğlu'nun bu ifadesini "siyasi bir hezeyan" olarak nitelendirdi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesiyle birlikte başbakanlık makamının tarihe karıştığını vurguladı. Tartışma, Davutoğlu'nun avukatı Seymen'in bir televizyon programında yaptığı açıklamalarla alevlendi.
Uçum'dan Sert Yanıt: 'Seçilmiş Son Başbakan Söylemi Gerçeği Yansıtmıyor'
Mehmet Uçum, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Davutoğlu'nun 'seçilmiş son başbakan' ifadesi, 2018'de yürürlüğe giren yeni hükümet sistemini yok saymaktır. 24 Haziran 2018 seçimleriyle birlikte başbakanlık makamı kaldırılmıştır. Dolayısıyla 'seçilmiş son başbakan' söylemi, hukuki ve siyasi gerçeklikten uzaktır. Bu ifade, milletin iradesine saygısızlıktır" dedi. Uçum, ayrıca Davutoğlu'nun 2016'da başbakanlıktan ayrılmasının ardından yerine gelen Binali Yıldırım'ın da seçilmiş bir başbakan olduğunu hatırlatarak, "Sayın Yıldırım da milletin oylarıyla seçilmiş bir başbakandı. Dolayısıyla 'son' ifadesi yanlıştır" diye ekledi.
Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen ise katıldığı bir televizyon programında, "Sayın Davutoğlu, 2014-2016 yılları arasında milletin oylarıyla seçilmiş başbakandır. Kendisinden sonra başbakanlık makamı fiilen sona ermiştir. Bu nedenle 'seçilmiş son başbakan' ifadesi doğrudur" şeklinde konuştu. Seymen, ayrıca Davutoğlu'nun bu sözünün siyasi bir değerlendirme olduğunu ve kişisel bir iddia içermediğini belirtti.
Siyasi Kulislerde Yeni Tartışma: Davutoğlu-Erdoğan Gerilimi mi?
Bu tartışma, eski Başbakan Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki ilişkilerin son dönemde gerildiği iddialarını yeniden gündeme getirdi. Davutoğlu, 2016 yılında başbakanlıktan istifa etmesinin ardından siyasetten uzaklaşmış, ancak son yıllarda zaman zaman eleştirel açıklamalar yapmıştı. Özellikle 2019 yerel seçimleri öncesinde ve sonrasında Davutoğlu'nun yeni bir siyasi oluşum içinde yer alabileceği konuşulmuştu. Ancak Davutoğlu, bu iddiaları yalanlamış ve aktif siyasete dönmeyeceğini açıklamıştı.
Uçum'un açıklamaları, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın Davutoğlu'nun sözlerinden rahatsız olduğunu gösteriyor. Siyaset kulislerine göre, Saray, Davutoğlu'nun "seçilmiş son başbakan" ifadesini, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik bir meşruiyet tartışması olarak algıladı. Bu nedenle Uçum'un sert bir dille yanıt vermesi, iktidar kanadının konuya verdiği önemi ortaya koyuyor.
Öte yandan, muhalefet partileri konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak bazı muhalefet milletvekilleri, sosyal medyada Davutoğlu'nu destekleyen paylaşımlarda bulundu. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "Başbakanlık makamının kaldırılması, milletin seçme hakkının elinden alınmasıdır. Davutoğlu'nun sözleri doğrudur" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise "Seçilmiş son başbakan ifadesi, tek adam rejiminin itirafıdır" dedi.
Arka Plan: Davutoğlu'nun Başbakanlık Dönemi ve İstifası
Ahmet Davutoğlu, 2014 yılında AK Parti genel başkanı seçilmesinin ardından başbakan oldu. 2015 genel seçimlerinde partisinin tek başına iktidar olmasıyla yeniden başbakanlık görevine devam etti. Ancak 2016 yılında, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında parti içi ve hükümet içi bazı anlaşmazlıklar yaşadı. 22 Mayıs 2016'da yapılan AK Parti 2. Olağanüstü Kongresi'nde genel başkanlığa yeniden seçilemeyince başbakanlık görevini Binali Yıldırım'a devretti.
2017 yılında yapılan anayasa değişikliği referandumu ile Türkiye'de hükümet sistemi değişti. 24 Haziran 2018 seçimleriyle birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen yürürlüğe girdi. Bu sistemde başbakanlık makamı kaldırıldı ve yürütme yetkisi tamamen cumhurbaşkanına verildi. Dolayısıyla Davutoğlu, bu sistemde başbakanlık yapmış son kişi olarak tarihe geçti. Ancak Uçum, bu tanımın doğru olmadığını, zira Binali Yıldırım'ın da 2016-2018 yılları arasında başbakanlık yaptığını ve onun da seçilmiş bir başbakan olduğunu savunuyor.
Bu tartışma, Türkiye'de siyasi sistem değişikliğinin yarattığı zihniyet farklılıklarını gözler önüne seriyor. Bir yanda yeni sistemi savunanlar, başbakanlığın artık olmadığını ve eski başbakanların sadece geçmişte kalan bir makamı temsil ettiğini belirtirken; diğer yanda muhalefet, başbakanlık makamının kaldırılmasının demokratik bir kayıp olduğunu ve halkın iradesinin yeterince temsil edilmediğini dile getiriyor. Davutoğlu'nun "seçilmiş son başbakan" ifadesi, bu tartışmanın sembolik bir boyutu haline gelmiş durumda.
Sonuç olarak, Davutoğlu'nun bu sözü, Saray'ın tepkisini çekmiş ve yeni bir siyasi gerilim yaratmıştır. Bu gerilimin önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu. Ancak net olan bir şey var: Türkiye'de siyasi sistem tartışmaları, yeni sistemin getirdiği yapısal değişikliklerle birlikte uzun süre daha devam edecek gibi görünüyor.