Sivas'ta 4. kattaki evlerinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden 12 yaşındaki otizmli T.K.'nin ölümünün cinayet olduğu ortaya çıktı. Olayın ardından gözaltına alınan ablası, kardeşini pencereden ittiğini itiraf etti. Soruşturmada, ailenin daha önce de şüpheli ölümlerle karşılaştığı ve olayın planlı olabileceği yönünde bulgular elde edildi.
Olayın Gelişimi
Olay, Sivas'ın merkez ilçesinde bulunan 4 katlı bir apartmanın son katında meydana geldi. İddiaya göre, otizmli T.K., ablası ile birlikte evdeyken pencereden düştü. İlk incelemelerde kaza ihtimali üzerinde durulurken, çocuğun vücudundaki izler ve evdeki düzensizlik dikkat çekti. Polis, olay yerinde yaptığı detaylı incelemede pencerenin kenarındaki parmak izlerinin T.K.'ye ait olmadığını tespit etti. Bunun üzerine abla gözaltına alındı. Sorgusunda suçunu itiraf eden abla, kardeşini ittiğini söyledi.
Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, ailenin geçmişinde de benzer şüpheli ölümler olduğu belirlendi. T.K.'nin babasının iki yıl önce 'kalp krizi' sonucu hayatını kaybettiği, ancak otopsi raporunda çelişkili bulgular olduğu öğrenildi. Ayrıca, ablanın psikolojik tedavi gördüğü ve daha önce kardeşine şiddet uyguladığına dair komşu ihbarları bulunduğu ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten savcılık, olayın 'tasarlayarak öldürme' suçundan yargıya taşınacağını açıkladı.
Soruşturmanın Derinleşmesi
Cinayet şüphesi üzerine Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, ablanın ifadesine başvuruldu. Abla, kardeşini pencereden iterken herhangi bir pişmanlık duymadığını belirterek, 'Onun yüzünden hayatım mahvoldu, sürekli bağırıyordu, artık dayanamadım' dedi. Bu itiraf, olayın bir anda gelişmediğini, önceden planlandığını gösteriyor. Polis, ablanın olaydan önce kardeşine sakinleştirici ilaç verdiğini de tespit etti. Adli tıp raporunda, T.K.'nin düşmeden önce boğuşma izleri taşıdığı ve tırnak aralarında ablasına ait DNA örnekleri bulunduğu belirtildi.
Aile üyelerinin ifadelerine göre, T.K.'nin otizmli olması nedeniyle sürekli özel ilgi gerektirdiği ve bu durumun ailede gerginliğe yol açtığı öğrenildi. Anne ve babanın boşanma aşamasında olduğu, çocuğun velayetinin annede kaldığı ancak annenin de psikolojik sorunları olduğu iddia edildi. Komşular, sık sık evden bağırma ve eşya kırılma sesleri geldiğini, ancak müdahale etmekten çekindiklerini söyledi.
Uzman Görüşleri ve Toplumsal Yansıma
Olay, otizmli bireylerin aile içinde maruz kaldığı şiddet ve ihmal sorununu bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, otizmli çocukların ailelerinin desteklenmesi gerektiğini, aksi halde bu tür trajedilerin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Psikolog Dr. Ayşe Yılmaz, 'Otizmli bir çocuğa bakmak zordur, ancak bu tür durumlarda ailelere psikolojik ve sosyal destek sağlanmalı. Şiddet asla çözüm değil' dedi. Sivas Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, olayın takipçisi olacaklarını ve gerekli hukuki sürecin hızlandırılmasını talep ettiklerini açıkladı.
Olayın ardından Sivas'ta otizmli çocuklar ve aileleri için farkındalık etkinlikleri düzenlenmeye başlandı. Valilik, ailelere yönelik psikolojik danışmanlık hizmetlerinin artırılacağını duyurdu. Ancak uzmanlar, geç kalınmış müdahalelerin yeterli olmayacağını, önleyici politikaların şart olduğunu belirtiyor.
Bu acı olay, toplumun otizm konusundaki bilinç düzeyinin ne kadar düşük olduğunu gösteriyor. Otizmli bireyler ve aileleri, önyargı ve yalnızlıkla mücadele ederken, devletin ve sivil toplum kuruluşlarının daha etkin rol alması gerekiyor. T.K.'nin ölümü, bir yandan adalet arayışını beraberinde getirirken, diğer yandan benzer durumdaki aileler için bir uyarı niteliği taşıyor. Soruşturma devam ederken, ablanın tutuklanması bekleniyor. Olay, Sivas'ta ve ülke genelinde geniş yankı uyandırdı.