Sırbistan hükümeti, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden ve 'Bosna Kasabı' olarak bilinen Ratko Mladiç için başkent Belgrad'da devlet töreni düzenlemeye hazırlanıyor. 1995 yılında Srebrenitsa'da 8 binden fazla Boşnak erkeğin öldürülmesinin de aralarında bulunduğu savaş suçlarından hüküm giymiş olan Mladiç, bu kararla birlikte uluslararası kamuoyunun büyük tepkisini çekti. Bosna Hersek'teki yetkililer ve insan hakları örgütleri, Sırbistan'ın bu adımını savaş suçlarını meşrulaştırma girişimi olarak nitelendiriyor.
Sırbistan'ın Tartışmalı Kararı
Ratko Mladiç'in 16 Mayıs 2023 tarihinde Lahey'deki gözaltı merkezinde hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Eski Sırp general, 2017 yılında Birleşmiş Milletler Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Sırbistan hükümeti, Mladiç'in cenazesinin Belgrad'da devlet töreniyle toprağa verileceğini duyurdu. Sırbistan İçişleri Bakanı Aleksandar Vulin, yaptığı açıklamada Mladiç'in 'bir asker olarak onurlandırılması gerektiğini' savundu ve törenin devletin 'saygısının bir göstergesi' olduğunu belirtti. Ancak bu açıklamalar, özellikle Bosna Hersek'te büyük infial yarattı.
Bosna Hersek'ten Tepkiler
Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Boşnak üyesi Denis Bećirović, Sırbistan'ın bu kararını 'hukukun üstünlüğüne ve uluslararası adalete açık bir hakaret' olarak değerlendirdi. Bećirović yaptığı yazılı açıklamada, 'Srebrenitsa soykırımının faillerinden birine devlet töreni düzenlemek, kurbanların ailelerine ve hayatta kalanlara yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Bu karar, Sırbistan'ın geçmişle yüzleşme konusundaki isteksizliğini bir kez daha göstermektedir.' ifadelerini kullandı. Bosna Hersek Savaş Mağdurları Derneği de yaptığı açıklamada, Sırbistan hükümetini 'suçluları yüceltmekle' suçladı ve uluslararası toplumu Sırbistan'a yaptırım uygulamaya çağırdı.
Uluslararası Toplumun Tepkisi
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Sırbistan'ın bu kararının, AB üyelik sürecindeki ilerlemeyle bağdaşmadığını belirtti. Borrell yaptığı açıklamada, 'Ratko Mladiç, uluslararası yargı tarafından soykırım suçundan mahkum edilmiş bir isimdir. Bugün onun için devlet töreni düzenlenmesi, savaş suçlarının ve soykırımın inkarı anlamına gelir. Bu, AB değerlerine ve temel insan haklarına aykırıdır.' dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller ise Washington'un bu durumu endişeyle takip ettiğini belirterek, 'Srebrenitsa soykırımı, Avrupa tarihinde bir kara lekedir. Bu tür girişimler, bölgedeki barış ve istikrarı tehdit etmektedir.' açıklamasında bulundu.
Srebrenitsa Soykırımı ve Mladiç'in Rolü
1992-1995 yılları arasında süren Bosna Savaşı sırasında, Sırp güçlerinin komutanı olan Ratko Mladiç, Bosna'nın doğusundaki soykırımın ana mimarlarından biri olarak kabul edilir. Temmuz 1995'te Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'ya giren Sırp birlikleri, 8 bin 372 Boşnak erkeği ve çocuğu sistematik bir şekilde katletti. Bu olay, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaşanan en büyük soykırım olarak tarihe geçti. Mladiç, 2011 yılında Sırbistan'da yakalanarak Lahey'deki mahkemeye teslim edilmiş ve 2017 yılında ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Kararın açıklanmasının ardından Mladiç'in avukatları, kararı temyiz etmiş ancak temyiz başvurusu 2021'de reddedilmişti.
Sırbistan'da Mladiç'e İlişkin Algı
Sırbistan'da Mladiç, bazı milliyetçi kesimler tarafından hala bir kahraman olarak görülüyor. Özellikle aşırı sağcı gruplar ve bazı muhalefet partileri, Mladiç'in 'Sırp halkını koruduğunu' iddia ediyor. Ancak bu algı, ülkenin AB ile bütünleşme sürecini olumsuz etkileyen faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, henüz Mladiç'in cenaze töreniyle ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Ancak hükümetin kararını desteklediği biliniyor. Bu durum, Sırbistan'ın hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda yeni tartışmalara yol açtı.
Değerlendirme
Sırbistan'ın soykırım suçlusu için devlet töreni düzenleme kararı, ülkenin geçmişiyle yüzleşme konusundaki isteksizliğini açıkça ortaya koyuyor. Bu karar, yalnızca Bosna Hersek'te değil, tüm dünyada insan hakları savunucuları tarafından büyük bir endişeyle karşılanıyor. Savaş suçlarının faillerini onurlandırmak, kurbanların acılarını hiçe saymak ve gelecek nesillere yanlış bir mesaj vermek anlamına gelir. Uluslararası toplumun, Sırbistan'a karşı daha net bir tutum sergilemesi ve bu tür girişimlerin kabul edilemez olduğunu vurgulaması gerekiyor. Aksi takdirde, bölgede barış ve uzlaşma çabaları kalıcı olarak sekteye uğrayabilir.