Türkiye genelinde sinema salonları geçen yıl toplam 27 milyon 657 bin 591 kişiyi ağırladı. Bu rakam bir önceki yıla kıyasla yüzde 15’lik bir düşüşe işaret ediyor. Aynı dönemde Devlet Tiyatroları ise 2024-2025 sezonunda 8 milyon 183 bin 257 seyirciye ulaşarak dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre sinema sektörü pandemi sonrası toparlanma sürecinde dalgalı bir seyir izliyor.
Seyirci kaybında ekonomik etkiler
Sinema salonlarındaki seyirci düşüşünde artan bilet fiyatları, dizi ve dijital platform rekabeti etkili oldu. 2023 yılında 32,5 milyon olan toplam seyirci sayısı 2024’te 27,7 milyona geriledi. Yerli yapımların payı yüzde 45 civarında kalırken, gişe hasılatı da enflasyon nedeniyle nominal olarak artsa da reel olarak daraldı. Sinema salonu sayısı ise 2 bin 500’ü aşarken, perde sayısı 3 bin 200’ün üzerine çıktı. Ancak seyirci başına ortalama bilet fiyatı 2024’te 80 TL’yi aşarak düşük gelirli gruplar için sinemayı lüks haline getirdi.
Tiyatroda canlılık sürüyor
Devlet Tiyatroları, 2024-2025 sezonunda 8,1 milyon seyirciye ulaşarak bir önceki sezona göre yaklaşık yüzde 5 artış kaydetti. Özel tiyatrolar da dahil edildiğinde toplam tiyatro seyircisinin 12 milyonu aştığı tahmin ediliyor. Bu artışta şehir tiyatrolarının ücretsiz ve indirimli oyunları, okul gruplarına yönelik kampanyalar etkili oldu. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere büyükşehirlerde sahnelenen oyun sayısı 5 bini geçti. Kültür ve Turizm Bakanı, tiyatroya olan ilginin canlı kalmasının sevindirici olduğunu ancak sinema için yeni teşvik mekanizmaları üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Sinema sektörü, pandemi sonrası dijital platformların yükselişi ve değişen izleyici alışkanlıkları karşısında yeni bir dönüşüm yaşıyor. Ekonomik koşulların yanı sıra içerik çeşitliliği ve pazarlama stratejileri de seyirci sayılarını doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki dönemde yerli yapımların uluslararası başarıları ve ulusal sinema günü gibi kampanyaların seyirciyi tekrar salonlara çekmesi bekleniyor. Ancak kalıcı bir toparlanma için bilet fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi ve sinema kültürünün yeniden canlandırılması gerektiği değerlendiriliyor.