Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından cezaevi sevk işlemlerinde yaşanan adres değişiklikleri, avukatlarını adeta bir cezaevi turuna çıkardı. Dedetaş'ın nereye gönderileceği konusunda önce Silivri, ardından Bakırköy bilgisi verilirken, gerçek adresin Tekirdağ Karatepe Kadın Kapalı Cezaevi olduğu ortaya çıktı. Yaşanan bu karmaşa, avukatların savunma hazırlıklarını ve dosya takibini olumsuz etkilediği gibi, sürecin şeffaflığı konusunda da soru işaretleri yarattı.
Üç Aşamalı Sevk Süreci: Silivri'den Bakırköy'e, Oradan Tekirdağ'a
Edinilen bilgilere göre, Sinem Dedetaş hakkında verilen tutuklama kararının ardından cezaevi sevk işlemleri başlatıldı. Avukatları, müvekkillerinin nereye gönderileceğini öğrenmek için ilk olarak Silivri Cezaevi ile iletişime geçti. Ancak buradan kendilerine Dedetaş'ın orada olmadığı bilgisi verildi. Ardından yapılan araştırmada, avukatlara Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi adresi iletildi. Avukatlar büyük bir koşuşturma içinde Bakırköy'e gittiklerinde ise Dedetaş'ın burada da bulunmadığını öğrendiler. Yetkililer, bu kez Dedetaş'ın Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Kadın Kapalı Cezaevi'ne sevk edildiğini bildirdi. Bu gelişme üzerine avukatlar, savunma için gerekli evrakları teslim etmek üzere Tekirdağ'ın yolunu tuttu.
Avukatlardan Tepki: "Müvekkilimizi Bulmak İçin Saatlerce Cezaevi Dolaştık"
Sinem Dedetaş'ın avukatları, yaşanan bu durumu kamuoyuyla paylaşarak tepkilerini dile getirdi. Avukatlar, "Müvekkilimizin nerede olduğunu öğrenmek için saatlerce cezaevleri arasında mekik dokuduk. Bu süreçte hem zaman kaybettik hem de müvekkilimizin hukuki haklarını savunma noktasında ciddi engellerle karşılaştık. Yetkililerin bu konuda daha dikkatli ve şeffaf olması gerekiyor." ifadelerini kullandı. Avukatlar ayrıca, bu tür uygulamaların adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ve savunma hakkının kısıtlanmasına yol açtığını vurguladı.
Sürecin Arka Planı: Gözaltı ve Tutuklama
Sinem Dedetaş, geçtiğimiz günlerde yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmış, ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Dedetaş'ın hangi suçlamayla yargılandığına dair detaylar henüz netlik kazanmazken, soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan da resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak yaşanan bu cezaevi sevk karmaşası, soruşturmanın gizliliği ve şeffaflığı arasındaki dengeyi yeniden gündeme getirdi. Özellikle yerel siyasetçilere yönelik soruşturmaların yoğunlaştığı bu dönemde, tutuklama ve sevk süreçlerindeki belirsizlikler, hukuki süreçlere olan güveni zedeliyor.
Bu gelişme, Türkiye'de cezaevi sevk uygulamalarındaki aksaklıkları da gözler önüne serdi. Cezaevi sevklerinin genellikle mahkeme kararıyla ve İnfaz Koruma Kurulu'nun denetiminde yapıldığı biliniyor; ancak bu tür durumlarda aile ve avukatların bilgilendirilmesi, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak büyük önem taşıyor. Dedetaş'ın avukatlarının yaşadığı bu mağduriyet, cezaevi yönetimleri ve adli makamlar arasındaki koordinasyon eksikliğini ortaya koyuyor.
Öte yandan, Sinem Dedetaş'ın avukatları, müvekkillerinin sağlık durumunun iyi olduğunu ve Karatepe Kadın Kapalı Cezaevi'nde kendisiyle görüşme yapabildiklerini belirtti. Dedetaş'ın savunmasını yapacağı ifade edilirken, avukatlar sürecin takipçisi olacaklarını ve müvekkillerinin adil yargılanma hakkının korunması için her türlü hukuki girişimde bulunacaklarını sözlerine ekledi.