Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, ALSU isimli yük gemisinin birinci kaptanı Ahmet Erarslan ve üçüncü kaptanı Murat Evciman, sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Olayla bağlantılı diğer dört zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Karar, kazanın ardından başlatılan hukuki sürecin ilk önemli adımı olarak kaydedildi.
Kaza nasıl gerçekleşti?
Edinilen bilgilere göre, ALSU gemisi Silivri kıyılarında seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle kaza yaptı. Olayın hemen ardından bölgeye Sahil Güvenlik ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Kazada can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına dair resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak soruşturma kapsamında gemide bulunan mürettebatın ifadelerine başvuruldu ve kazanın teknik arıza ya da insan hatasından kaynaklanabileceği ihtimalleri üzerinde duruluyor.
Geminin kaptanları Ahmet Erarslan ve Murat Evciman, ifadelerinin ardından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, her iki kaptanın da tutuklanmasına karar verdi. Tutuklama gerekçeleri arasında "kasten öldürmeye sebebiyet verme" veya "taksirle ölüme neden olma" gibi suçlamaların yer aldığı öne sürüldü. Ancak resmi makamlardan bu konuda henüz bir açıklama gelmedi.
Diğer zanlılar serbest
Kazaya karışan gemideki toplam altı zanlıdan dördü, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Bu kişilerin gemide farklı görevlerde bulunduğu ve ifadelerinin alındığı belirtildi. Adli kontrol şartları arasında yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza atma yükümlülüğü gibi tedbirlerin yer aldığı öğrenildi. Savcılık, serbest bırakılan zanlılar hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.
Olayla ilgili geniş çaplı bir idari ve adli soruşturma başlatıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı ekipler, geminin seyir kayıtlarını ve iletişim cihazlarını incelemek üzere çalışma başlattı. Ayrıca kazanın meydana geldiği bölgedeki radar kayıtları da inceleniyor. Gemi sahibi şirketten ise henüz bir açıklama yapılmadı.
Silivri'deki gemi trafiği ve güvenlik endişeleri
Silivri, İstanbul Boğazı'nın batısında, Marmara Denizi'ne kıyısı olan bir ilçe olarak yoğun deniz trafiğine sahne oluyor. Özellikle yük gemileri ve tankerler, bölgedeki limanlara ve boğaza geçiş güzergahında sıkça seyrediyor. Bu kaza, bölgedeki deniz güvenliği ve seyir emniyeti konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, son yıllarda artan deniz trafiğinin kaza riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. Silivri açıklarındaki akıntılar ve hava koşulları da seyir güvenliğini etkileyen faktörler arasında gösteriliyor.
Kazanın ardından bölgede deniz trafiğini düzenleyen kurumlar, benzer olayların önlenmesi için ek önlemler alınabileceği sinyalini verdi. Ancak somut bir adım henüz açıklanmadı. Gemi kazalarında kaptanların sorumluluğu, uluslararası denizcilik hukuku çerçevesinde değerlendiriliyor. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle ölüme neden olma suçu, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Eğer kasten öldürme söz konusuysa ceza ağırlaştırılmış müebbet hapse kadar çıkabiliyor.
Bu tür davalarda bilirkişi raporları belirleyici rol oynuyor. Geminin seyir defteri, kaptan köşkündeki ses kayıtları ve varsa kamera görüntüleri, kazanın nasıl meydana geldiğini aydınlatmada kritik öneme sahip. Ayrıca olay anında gemide bulunan mürettebatın ifadeleri de delil olarak kullanılıyor. Soruşturmanın seyri, tutuklanan kaptanların avukatlarının itirazları ve olası yeni delillerle şekillenecek.
Silivri'deki bu kaza, denizcilik sektöründe çalışan personelin eğitimi ve denetimi konusunu bir kez daha tartışmaya açtı. Uzmanlar, kaptan ve mürettebatın düzenli olarak psikoteknik değerlendirmeden geçirilmesi ve simülatör eğitimlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca gemilerin bakım ve onarım kayıtlarının sıkı denetlenmesi, benzer kazaların önlenmesi açısından hayati önem taşıyor. Olayın ardından gözler, soruşturmayı yürüten savcılığın atacağı adımlara ve mahkeme sürecine çevrildi.