Silivri açıklarında 15 gün önce 'Alsu' isimli gemiyle çarpıştıktan sonra batan 'Tuğberk İmamoğlu' kargo gemisindeki 9 kişilik kayıp mürettebatı bulmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Olumsuz hava koşullarına rağmen denizden ve havadan yapılan taramalarda henüz kayıp mürettebata ulaşılamadı.
Arama çalışmaları nasıl ilerliyor?
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalara Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri ve çok sayıda sivil arama kurtarma ekibi katılıyor. Bölgede dalgıç ekipleri batık gemiye ulaşarak incelemelerde bulundu; ancak güçlü akıntı ve düşük görüş mesafesi nedeniyle gemi içine girilemedi. Sonar cihazlarıyla yapılan taramalarda gemi enkazının konumu netleştirildi ve çevresinde geniş bir alan taranıyor.
Arama çalışmalarına deniz yüzeyinde 10'dan fazla gemi, havadan ise insansız hava araçları ve helikopterler destek veriyor. Meteorolojik koşulların zaman zaman çalışmaları güçleştirdiği, rüzgarın etkisiyle dalga yüksekliğinin yer yer 2 metreye ulaştığı belirtiliyor.
Kaza nasıl meydana geldi?
Olay, 15 gün önce sabaha karşı Silivri açıklarında meydana geldi. 'Tuğberk İmamoğlu' gemisi ile 'Alsu' isimli gemi çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle 'Tuğberk İmamoğlu' kısa sürede su alarak battı. Gemide bulunan 9 mürettebattan bazıları kurtarıldı, ancak 9 kişi kayboldu. Kurtarılan mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kazanın ardından bölgeye sevk edilen ekipler, ilk günlerde deniz yüzeyinde bazı parçalar ve can yelekleri buldu. Ancak kayıp mürettebata ait herhangi bir iz bulunamadı. Aileler, her gün limanda bekleyerek yetkililerden bilgi alıyor.
Yetkililerden açıklamalar
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, arama kurtarma çalışmalarının son teknoloji cihazlarla desteklendiği ve tüm imkanların seferber edildiği vurgulandı. Bakanlık, olayla ilgili idari ve adli soruşturmanın sürdüğünü, kaza nedeninin bilirkişi raporuyla netleşeceğini bildirdi.
Kıyı Emniyeti yetkilileri, deniz dibi akıntılarının kayıp mürettebatın yerini değiştirebileceğini, bu nedenle arama alanının sürekli genişletildiğini ifade etti. Bölgede balıkçı tekneleri ve gönüllü dalgıçlar da arama çalışmalarına destek veriyor.
Kazanın ekonomiye olası etkileri
Olay, deniz ticareti ve lojistik sektöründe güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, İstanbul Boğazı ve çevresindeki yoğun gemi trafiğinin kaza riskini artırdığına dikkat çekiyor. Son yıllarda bölgede artan gemi geçiş sayısı, çarpışma olasılığını yükseltiyor.
Denizcilik otoriteleri, seyir güvenliği için radar ve otomatik tanımlama sistemlerinin (AIS) daha etkin kullanılması gerektiğini belirtiyor. Kaza sonrası bazı armatörlerin bölgedeki seferlerini geçici olarak durdurduğu, sigorta şirketlerinin hasar tespit çalışmalarına başladığı öğrenildi.
Öte yandan, kayıp mürettebatın ailelerine psikolojik destek sağlanıyor. Silivri Kaymakamlığı, ailelerin barınma ve iaşe ihtiyaçlarının karşılandığını duyurdu.
Benzer kazalar ve alınması gereken önlemler
Türkiye kıyılarında son yıllarda meydana gelen gemi kazaları, deniz güvenliği konusunda daha kapsamlı önlemler alınması gerektiğini gösteriyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) standartlarına uyum, düzenli denetimler ve mürettebat eğitimleri hayati önem taşıyor.
Uzmanlar, özellikle gece saatlerinde ve sisli havalarda seyir kurallarına sıkı uyulması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, acil durum sinyalleri ve can kurtarma ekipmanlarının eksiksiz bulunması gerektiği belirtiliyor.
Bu tür kazaların ardından arama kurtarma çalışmalarının etkinliği, teknolojik donanım kadar koordinasyona da bağlı. 15 gündür süren çalışmalar, denizde arama kurtarma operasyonlarının ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Kamuoyu, kayıp mürettebattan bir an önce haber almayı beklerken, yetkililer çalışmaların hava koşulları elverdiği sürece devam edeceğini açıkladı.