Silivri açıklarında 11 gün önce meydana gelen deniz kazasında, "Alsu" isimli gemiyle çarpıştıktan sonra batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik kayıp mürettebatı bulmak için yürütülen arama ve kurtarma çalışmaları aralıksız sürüyor. Yetkililer, deniz yüzeyi ve su altı taramalarının geniş bir alanda devam ettiğini, olumsuz hava koşullarına rağmen ekiplerin görevlerini sürdürdüğünü bildirdi.
11 Gündür Süren Umut Arayışı
Kaza, Silivri açıklarında iki geminin çarpışması sonucu meydana geldi. Çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" gemisi hızla su alarak battı. Gemide bulunan 10 mürettebattan haber alınamıyor. Olayın hemen ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, 11. gününde de tüm hızıyla devam ediyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarına ait ekipler, kayıp mürettebatı bulmak için denizde ve havadan tarama yapıyor.
Arama çalışmalarına; Sahil Güvenlik botları, dalgıç ekipleri, sonar cihazlarıyla donatılmış su altı arama ekipleri ve insansız hava araçları katılıyor. Bölgede akıntının etkisiyle arama alanının sürekli genişletildiği belirtiliyor. Yetkililer, deniz dibi topografyasının zorlu olduğunu ve görüş mesafesinin düşük olduğunu, bunun çalışmaları güçleştirdiğini ifade ediyor.
Meteorolojik Koşullar ve Zorluklar
Bölgede etkili olan rüzgar ve dalga yüksekliği, arama kurtarma faaliyetlerini zaman zaman aksatıyor. Uzmanlar, sonbahar aylarında Marmara Denizi'nde hava koşullarının hızla değişebildiğini, bu nedenle ekiplerin dinamik bir planlama ile çalıştığını vurguluyor. Ayrıca, batan geminin enkazına ulaşmak için dalgıçların derin dalış yapması gerekiyor. Enkazın konumu hakkında net bir bilgi paylaşılmazken, arama çalışmalarının batık gemi çevresinde yoğunlaştığı öğrenildi.
Deniz kazalarında kayıp mürettebatın bulunması için ilk 72 saat kritik olarak değerlendirilse de, uzmanlar uygun ekipman ve koşullar sağlandığında daha uzun sürelerde de sonuç alınabildiğini belirtiyor. Bu kapsamda, arama kurtarma ekipleri umutlarını koruyor.
Kazanın Ardından Yetkililerden Açıklamalar
Olayın hemen ardından başlatılan soruşturma kapsamında, çarpışmanın nedeni araştırılıyor. Yetkililer, her iki geminin de seyir kayıtlarının incelendiğini ve tanık ifadelerine başvurulduğunu açıkladı. "Alsu" gemisinin mürettebatı da ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınmıştı. Soruşturmanın selameti açısından detayların paylaşılmadığı, ancak teknik arıza, insan hatası veya hava koşulları gibi olasılıkların değerlendirildiği bildirildi.
Denizcilik uzmanları, bölgedeki gemi trafiğinin yoğunluğuna dikkat çekerek, çarpışma riskinin her zaman var olduğunu belirtiyor. Uluslararası denizcilik kurallarına göre, gemilerin çarpışmayı önlemek için radar ve otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kullanmaları gerekiyor. Ancak yine de hatalı manevralar veya iletişim eksikliği kazalara yol açabiliyor.
Arama Kurtarma Ekiplerinin Çalışmaları
Arama kurtarma çalışmalarına katılan ekipler, gece gündüz demeden görev yapıyor. Dalgıçlar, belirli aralıklarla su altına dalarak enkaz çevresini tarıyor. Sonar cihazlarıyla deniz tabanı taranarak kayıp mürettebata ait iz aranıyor. Ayrıca, insansız su altı araçları (ROV) da bölgede kullanılıyor. Sahil Güvenlik helikopterleri ise geniş bir alanda deniz yüzeyini gözetliyor.
Öte yandan, kayıp mürettebatın aileleri, yetkililerden bilgi almak için liman çevresinde bekleyişini sürdürüyor. Ailelere psikolojik destek sağlanıyor. Yetkililer, arama çalışmalarının sonuçlanana kadar devam edeceğini ve kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini taahhüt etti.
Deniz Kazaları ve Alınması Gereken Önlemler
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak yoğun deniz trafiğine sahip. Marmara Denizi ise özellikle İstanbul Boğazı üzerinden geçiş yapan gemiler nedeniyle dünyanın en işlek su yollarından biri. Bu yoğunluk, çarpışma riskini artırıyor. Uzmanlar, deniz trafiğinin etkin yönetimi, gemi personelinin eğitimi ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Son yıllarda yaşanan deniz kazaları, arama kurtarma kapasitesinin artırılmasının önemini gösteriyor. Türkiye, Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri bünyesinde modern ekipmanlarla donatılmış arama kurtarma birimlerine sahip. Ancak yine de her kaza, denizde güvenliğin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Silivri açıklarındaki bu acı olay, denizcilik sektöründe güvenlik standartlarının sürekli iyileştirilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Kayıp mürettebatı bulma umuduyla sürdürülen çalışmalar, denizcilik camiasının dayanışma ve profesyonellik örneği sergiliyor. Kazanın ardından başlatılan idari ve adli soruşturmaların, benzer olayların önlenmesi için ders çıkarılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Denizde kaybolan her can, arama kurtarma ekiplerinin fedakarca çalışmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor.