İstanbul Şile Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame tamamlandı. Görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında, 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, Kabadayı'nın belediye ihalelerine müdahale ederek usulsüz kazanç sağladığı ve bu süreçte birden fazla kişiye rüşvet verdiği öne sürülüyor.
Soruşturmanın detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Şile Belediyesi'nde görevli çok sayıda bürokrat ve iş insanı hakkında da işlem yapıldı. İddianamede, belediyenin imar planları, ruhsat süreçleri ve ihalelerinde usulsüzlükler yapıldığı, bu işlemler karşılığında para ve menfaat temin edildiği belirtildi. Özgür Kabadayı'nın da bu sürecin merkezinde yer aldığı, talimatlarıyla ihalelerin belirli kişilere verildiği ve karşılığında yüklü miktarda rüşvet alındığı ifade edildi.
Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan ve ardından tutuklanan bazı şüphelilerin ifadelerinde, Kabadayı'nın isminin sıkça geçtiği öğrenildi. Şüphelilerden bazıları, Kabadayı'nın belediye işlerinde doğrudan rol oynadığını ve 'bana gelmeden iş yapamazsınız' ifadesini kullandığını anlattı. Bu ifadeler doğrultusunda Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 28 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.
İddianamede istenen cezalar
Hazırlanan iddianamede, Özgür Kabadayı için 'rüşvet almak', 'ihaleye fesat karıştırmak', 'görevi kötüye kullanmak' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' gibi suçlardan 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası istendi. Diğer şüpheliler için ise 5 yıldan 40 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edildi.
İddianamede ayrıca, belediyenin çeşitli birimlerinde çalışan bazı memurların da 'görevi kötüye kullanma' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlarından yargılanması istendi. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller ve tanık ifadelerinin, suçlamaları desteklediği belirtildi.
Kabadayı'nın savunması
Özgür Kabadayı, soruşturma sürecinde ve ifadesinde suçlamaları reddetti. Avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, 'hakkındaki iddiaların tamamen asılsız olduğunu' savunan Kabadayı, 'siyasi bir kumpas' kurulduğunu öne sürdü. Ancak mahkeme, kamuoyundaki duyarlılık ve delillerin güçlülüğünü dikkate alarak görevinden uzaklaştırma kararını onadı. Kabadayı'nın yargılandığı dava önümüzdeki günlerde ilk kez görülecek.
Şile Belediyesi'ne kayyum atanması da gündemde. İçişleri Bakanlığı, görevden uzaklaştırmanın ardından belediye yönetimini geçici olarak devralabilecek bir kayyum heyeti oluşturulması için çalışma başlattı. Bu durum, ilçedeki bazı projelerin aksamasına neden olabilir.
Bu gelişme, yerel yönetimlerde etik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Türkiye genelinde belediyelere yönelik rüşvet ve yolsuzluk operasyonları son dönemde artış gösteriyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin şeffaflık ilkesi doğrultusunda denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Şile davası, bu konuda örnek teşkil edecek nitelikte. Yargı sürecinin sağlıklı işlemesi ve toplumun adalete olan güveninin korunması için, iddianamenin titizlikle değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.