İstanbul'da yaşayan 28 yaşındaki Oğuzhan Altay, 19 yaşındayken göz tansiyonu (glokom) teşhisi konulmasının ardından 8 yıldır sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Bugüne kadar üç kez ameliyat olmasına rağmen gözlerindeki rahatsızlık geçmeyen Altay, sağ gözünün kapanma aşamasına geldiğini belirterek, "Sabah kalktığımda gözlerim kan çanağı oluyor. Güneş ışığına çıkamıyorum, evin içinde bile şapkayla dolaşıyorum." dedi.
Teşhis ve Ameliyat Süreci
Oğuzhan Altay, 19 yaşındayken rutin bir göz muayenesi sırasında göz tansiyonu teşhisi aldı. Glokom, göz içi basıncının artması sonucu optik sinire zarar veren ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen bir hastalık. Altay'a ilk müdahale hemen yapıldı ancak basınç kontrol altına alınamadı. İlk ameliyatını 20 yaşında oldu. Ardından iki ameliyat daha geçirdi. Ancak üç ameliyata rağmen göz tansiyonu istenen seviyeye düşmedi. Sağ gözünde ciddi görme kaybı oluştu ve göz kapağında düşme başladı. Şu anda sağ gözü neredeyse tamamen kapalı durumda.
Altay, yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: "Sabah uyandığımda gözlerim kanlanmış oluyor. Işık beni çok rahatsız ediyor. Bu yüzden güneş gözlüğü yetmiyor, evin içinde bile şapka takmak zorunda kalıyorum. Dışarı çıkmak işkenceye dönüşüyor. Geceleri ağrıdan uyuyamıyorum." Genç adam, sosyal hayatının da olumsuz etkilendiğini, arkadaşlarıyla buluşmaktan kaçındığını sözlerine ekledi.
Glokom Nedir, Neden Olur?
Glokom, halk arasında "göz tansiyonu" olarak bilinen ve genellikle belirti vermeden ilerleyen bir göz hastalığı. Göz içindeki sıvının drenaj sisteminde tıkanma sonucu göz içi basıncı yükselir ve optik sinir hasar görür. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 60 milyondan fazla kişi glokomla yaşıyor ve bu hastalık körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Türkiye'de ise yaklaşık 1,5 milyon glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Hastalık genellikle 40 yaş üstünde ortaya çıksa da gençlerde de görülebiliyor. Oğuzhan Altay gibi 19 yaşında teşhis alan hastalar, genç yaşta glokomun daha agresif seyredebileceğini gösteriyor.
Glokomun tedavisinde öncelikle göz damlaları kullanılır. Yeterli olmadığında lazer tedavisi veya cerrahi müdahale gerekebilir. Ancak bazı hastalarda basınç kontrol altına alınamaz ve görme kaybı ilerleyebilir. Altay'ın durumu da bu zorlu vakalardan biri. Uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor. Göz tansiyonu genellikle sinsi ilerlediği için düzenli göz muayenesi hayati önem taşıyor.
Psikolojik ve Sosyal Etkiler
Oğuzhan Altay, sadece fiziksel değil psikolojik olarak da zor bir süreçten geçtiğini belirtiyor. Görme kaybı ve sürekli ağrı, günlük yaşamını kısıtlıyor. İş hayatında da zorluklar yaşadığını, bazı işlerde verimli olamadığını söylüyor. "İnsanlar bana bakıyor, şapka taktığım için tuhaf karşılıyorlar. Ama mecburum, yoksa gözlerim dayanmıyor." diyor. Altay, kendisi gibi glokom hastalarına umut olmak istediğini ve tedavi seçeneklerini araştırmaya devam ettiğini ekliyor.
Tedavi Arayışı ve Öneriler
Oğuzhan Altay, şu anda farklı tedavi yöntemlerini araştırıyor. Doktorları, sağ gözünde ciddi hasar oluştuğunu ancak sol gözünü korumak için mücadele ettiklerini belirtiyor. Glokom hastalarına önerilerde bulunan uzmanlar, düzenli kontrol, damla kullanımına dikkat ve stresten uzak durmanın önemine vurgu yapıyor. Ayrıca sigara ve aşırı kafein tüketiminin göz tansiyonunu olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Altay, "Sağlığım için elimden geleni yapıyorum. Ama keşke 19 yaşımda bu kadar ilerlemeseydi. Herkes yılda bir kez göz muayenesini ihmal etmesin." çağrısında bulunuyor.
Glokom, Türkiye'de ve dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Oğuzhan Altay'ın hikayesi, erken teşhisin ve düzenli takibin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 8 yıl boyunca üç ameliyat geçiren ve hala kesin çözüm bulamayan Altay, hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpranmış durumda. Göz tansiyonu hastalarının yaşadığı zorluklara dikkat çeken bu örnek, toplumda farkındalık oluşturması açısından önem taşıyor.