İstanbul Şile Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. Savcılık, Kabadayı'nın 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. İddianame, Şile Belediyesi'ndeki usulsüz ihale ve görevi kötüye kullanma iddialarını içeriyor.
İddianame detayları
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Özgür Kabadayı hakkında 'ihaleye fesat karıştırma', 'görevi kötüye kullanma' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlarından dava açıldı. İddianamede, belediyenin çeşitli projelerinde usulsüz ihale yapıldığı ve kamu zararına neden olunduğu belirtildi. Kabadayı'nın yanı sıra belediye bürokratları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 15 kişi hakkında dava açıldığı öğrenildi.
İddianameye göre, 2019-2023 yılları arasında Şile Belediyesi tarafından gerçekleştirilen park, yol ve altyapı ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı, bazı firmaların önceden belirlendiği iddia ediliyor. Tekliflerin rekabete aykırı şekilde toplandığı ve ihaleye katılan şirketlerin birbirleriyle irtibatlı olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, belediye personelinin özlük haklarında da usulsüz düzenlemeler yapıldığı belirtiliyor.
Özgür Kabadayı, gözaltına alındığı ilk günden bu yana hakkındaki suçlamaları reddediyor. Avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Suçlamalar tamamen asılsızdır. Bu operasyonun siyasi olduğu açıktır. Hukuk önünde masumiyetim kanıtlanacaktır" ifadelerini kullandı. Ancak mahkeme, delillerin güçlü olduğunu değerlendirerek tutukluluğun devamına karar verdi.
Soruşturma süreci
Soruşturma, İçişleri Bakanlığı'nın 2023 yılında yürüttüğü ön inceleme sonrasında başlatılmıştı. Müfettişler, belediyedeki bazı ihalelerdeki şüpheli işlemleri tespit ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine aktif soruşturma başlatıldı ve belediye binasında aramalar yapıldı. Aylar süren teknik takip ve dijital incelemelerin ardından Kabadayı ve diğer şüpheliler gözaltına alındı.
Şile Belediyesi'ne kayyum atanması gündeme gelmiş ancak İçişleri Bakanlığı, belediye meclis üyelerinden birinin başkan vekili olarak görevlendirilmesine karar vermişti. Bu kişi, geçen süreçte belediye hizmetlerinin devamını sağlamaya çalıştı. Ancak yaşanan yönetim boşluğu, ilçede kamu hizmetlerinde aksamalara yol açtı.
Kabadayı'nın 2024 yerel seçimlerinde ikinci kez belediye başkanı seçilmesine rağmen, hakkındaki davalar devam ediyor. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte dava süreci fiilen başlamış oldu. İlk duruşmanın önümüzdeki haftalarda yapılması bekleniyor.
Siyasi yansımalar
Şile, İstanbul'un Karadeniz kıyısındaki ilçelerinden biri olarak CHP ve AK Parti arasında rekabetin yüksek olduğu bir bölge. Kabadayı'nın 2019'da CHP'den seçilmesi, 2024'te ise bağımsız aday olarak kazanması, siyasi kariyerindeki çalkantılı dönemi gösteriyor. Soruşturma sürecinde Kabadayı'nın partisinden ihraç edilmesi de gündeme gelmiş, ancak karar çıkmamıştı.
Uzmanlar, bu tür operasyonların yerel yönetimlerde kamuoyu güvenini etkilediğini ve yargı süreçlerinin bağımsız bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Siyasi parti temsilcileri ise davanın takipçisi olacaklarını belirtiyor. CHP İl Başkanı, "Yargı sürecinin şeffaf ve adil işlemesi için her türlü desteği vereceğiz. Ancak masumiyet karinesi gereği Kabadayı'nın da savunma hakkını kullanması önemlidir" şeklinde konuştu.
Bu dava, yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin verilen örneklerden biri olarak hafızalarda yer edecek. Yargılamanın sonucu, hem hukuki hem de siyasi açıdan yakından izlenecek.
Sonuç olarak, Türkiye'de belediyeler üzerindeki denetim mekanizmaları ve bu tür iddiaların ele alınışı önemli bir gündem maddesi olmayı sürdürüyor. Şile'deki bu süreçin, hem adalet arayışı hem de kamu yönetiminde şeffaflık ilkeleri açısından önemli bir sınav olduğu değerlendiriliyor.