Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek verileri, sigorta sektöründe büyümenin durduğunu ortaya koydu. Ocak-Mart döneminde toplam poliçe sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.3 azalarak 23.3 milyon adet seviyesinde kaldı. Özellikle hayatdışı branşlarda poliçe sayısındaki gerileme dikkat çekerken, en büyük düşüş yüzde 20.9 ile sağlık sigortasında kaydedildi.
Hayatdışı branşlarda durgunluk
TSB verilerine göre, hayat sigortaları poliçe sayısı yüzde 1.2 artışla 5.8 milyona yükselirken, hayatdışı branşlarda poliçe sayısı yüzde 0.3 azalarak 17.5 milyonda kaldı. Kasko ve trafik sigortası gibi zorunlu branşlardaki artış, sağlık ve yangın gibi isteğe bağlı branşlardaki düşüşü dengeleyemedi.
Sağlık sigortasında sert düşüş
Sağlık sigortası poliçe sayısı 2025'in ilk çeyreğinde 2.3 milyon iken, 2026'nın aynı döneminde 1.8 milyona geriledi. Bu düşüşte artan primler ve ekonomik belirsizlikler etkili oldu. Uzmanlar, enflasyonist ortamda vatandaşların tasarruf için sağlık sigortası gibi ek harcamalardan vazgeçtiğini belirtiyor.
Yangın ve mühendislik sigortalarında da azalma
Yangın sigortası poliçe sayısı yüzde 8.4 azalarak 1.2 milyona, mühendislik sigortaları ise yüzde 6.2 düşüşle 0.9 milyona indi. Sektör temsilcileri, özellikle konut yangın sigortalarında primlerin yükselmesinin talebi olumsuz etkilediğini belirtiyor. Genel sağlık sigortası (GSS) kapsamının genişlemesi de özel sağlık sigortası talebini azaltan faktörler arasında sayılıyor.
Kasko ve trafikte artış
Zorunlu trafik sigortası poliçe sayısı yüzde 2.2 artışla 9.1 milyona, kasko sigortası poliçe sayısı ise yüzde 1.5 artarak 3.6 milyona yükseldi. Araç sayısındaki artış ve zorunluluk, bu branşları ayakta tutan temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Ancak kaskoda hasar maliyetlerindeki yükseliş, sigorta şirketlerinin karlılığını baskılıyor.
Ekonomik daralma sigortayı vurdu
Sigorta sektörü, ekonomik büyümedeki yavaşlama ve yüksek enflasyonun etkisiyle daralıyor. Vatandaşların harcanabilir gelirinin azalması, isteğe bağlı sigorta ürünlerine olan talebi düşürüyor. Öte yandan, sigorta şirketleri de artan maliyetler nedeniyle primleri yükseltmek zorunda kalıyor, bu da talebi daha da kırıyor.
TSB verileri, 2026'nın ilk çeyreğinde prim üretiminin enflasyonun altında arttığını gösteriyor. Uzmanlar, sektörün sağlıklı bir büyüme patikasına dönmesi için ekonomik istikrarın sağlanması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde sigorta penetrasyonunun daha da düşeceği ve bu durumun ülke ekonomisi için ek riskler oluşturacağı belirtiliyor.