İran'ın stratejik Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini düzenlemek amacıyla kurduğu Fars Körfezi Su Yolu İdaresi (PGSA), nisan ayından bu yana 300'den fazla geminin geçiş izni için başvuruda bulunduğunu duyurdu. Bu istatistikler, bölgedeki deniz ticaretinin hacmini ve İran'ın kontrol mekanizmalarının etkinliğini ortaya koyuyor.
Geçiş izni sistemi nasıl işliyor?
PGSA, İran kıyılarına yakın sularda seyreden gemilerin önceden izin almasını zorunlu kılan bir sistem kurdu. Nisan 2024'te faaliyete geçen sistem, gemilerin tipi, yükü, varış noktası ve rotası gibi bilgileri kayıt altına alıyor. İranlı yetkililer, bu uygulamanın güvenlik ve çevre koruma amaçlı olduğunu belirtiyor. Bugüne kadar 310 geminin başvurduğu, bunlardan 280'inin onaylandığı, 15'inin reddedildiği ve 15'inin ise değerlendirme aşamasında olduğu kaydedildi.
Küresel enerji ticareti için kritik bir geçiş noktası
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticareti için hayati önem taşıyor. İran'ın yeni düzenlemeleri, uluslararası denizcilik şirketleri arasında endişeye yol açsa da PGSA yetkilileri, sürecin sorunsuz işlediğini ve herhangi bir gecikme yaşanmadığını ifade ediyor. Geçiş izni başvurularının çoğunluğunu petrol tankerleri ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyıcıları oluşturuyor. Ayrıca konteyner gemileri ve genel kargo gemileri de başvuranlar arasında.
İran, bölgedeki deniz güvenliğini artırma iddiasıyla bu sistemi hayata geçirirken, uluslararası toplumun bir kısmı uygulamayı egemenlik haklarının genişletilmesi olarak yorumluyor. Özellikle ABD ve müttefikleri, İran'ın boğazdaki trafiği kontrol altına alma çabalarını yakından izliyor.
Uzmanlar, PGSA'nın yayımladığı istatistiklerin, İran'ın bölgedeki deniz ticaretine ilişkin veri toplama kapasitesini gösterdiğini belirtiyor. Ancak, önümüzdeki dönemde başvuru sayılarının artması beklenirken, sistemin sürdürülebilirliği ve uluslararası hukuka uygunluğu tartışma konusu olmaya devam ediyor.