Sıfır Atık Vakfı ile Türk Hava Yolları (THY) arasında, sıfır atık, döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği, sürdürülebilir havacılık, karbon ayak izinin azaltılması ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında ortak çalışmaları kapsayan 'Stratejik İşbirliği Protokolü' imzalanacak. İmza töreninin önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi bekleniyor. Bu işbirliği, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine havacılık sektöründen somut bir katkı sunmayı amaçlıyor.
Protokolün Kapsamı ve Hedefleri
Protokol, havacılık sektöründe çevresel sürdürülebilirliği artırmayı hedefleyen geniş bir yelpazede işbirliğini içeriyor. Sıfır atık yönetimi kapsamında, uçak içi hizmetlerde kullanılan plastiklerin azaltılması, geri dönüştürülebilir malzemelerin tercih edilmesi ve atık ayrıştırma sistemlerinin yaygınlaştırılması planlanıyor. Döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda, uçak bakım ve ikram süreçlerinde oluşan atıkların yeniden değerlendirilmesi için ortak projeler geliştirilecek. Kaynak verimliliği alanında ise enerji tüketiminin optimize edilmesi, su kullanımının azaltılması ve yakıt tasarrufu sağlayacak teknolojilerin entegrasyonu öngörülüyor.
Sürdürülebilir havacılık kapsamında, THY'nin filosunda karbon salımını düşürecek yenilikçi yakıtlar ve operasyonel iyileştirmeler üzerinde çalışılacak. Karbon ayak izinin azaltılması için ise karbon denkleştirme projeleri, ağaçlandırma kampanyaları ve yenilenebilir enerji yatırımları gündeme gelecek. İklim değişikliğiyle mücadele başlığı altında, uluslararası havacılık kuruluşlarının belirlediği hedeflere uyum sağlanması ve sektörel farkındalık eğitimleri düzenlenmesi bekleniyor.
Sıfır Atık Vakfı'nın Rolü ve THY'nin Taahhütleri
Sıfır Atık Vakfı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık projesinin bir parçası olarak faaliyet gösteriyor. Vakıf, atık yönetimi konusunda farkındalık oluşturma, politikalar geliştirme ve pilot projeler yürütme konusunda deneyime sahip. Bu işbirliğiyle vakıf, havacılık sektöründe ilk kez kapsamlı bir stratejik ortaklık kurmuş olacak. THY ise daha önce sürdürülebilirlik raporlarında karbon emisyonlarını azaltma ve çevresel etkilerini minimize etme taahhütlerini açıklamıştı. Şirket, 2019'dan bu yana uçak içi plastik kullanımını azaltma, gıda israfını önleme ve atık geri dönüşüm oranlarını artırma yönünde adımlar atıyor.
Sektörel ve Küresel Bağlam
Havacılık sektörü, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık %2-3'ünden sorumlu. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), 2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sektörel dönüşümü zorunlu kılıyor. Türkiye, Paris Anlaşması'nı onaylayarak 2053 net sıfır emisyon hedefini belirlemiş durumda. Bu kapsamda, ulaştırma sektöründe yeşil dönüşüm kritik önem taşıyor. Sıfır Atık Vakfı ve THY işbirliği, bu hedeflere ulaşmada özel sektör-kamu işbirliğinin bir örneği olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum sürecinde havacılık sektörünün karbon fiyatlandırması ve sürdürülebilir yakıt kullanımı gibi konularda atacağı adımlar, Türkiye'nin ihracat rekabetçiliğini de etkileyecek.
Protokolün imzalanmasının ardından, ortak çalışma gruplarının oluşturulması ve pilot projelerin belirlenmesi bekleniyor. Sıfır Atık Vakfı'nın koordinasyonunda, THY'nin operasyonel birimleriyle entegre çalışmalar yürütülecek. İlk etapta, İstanbul Havalimanı'ndaki THY tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve uçak içi hizmetlerde tek kullanımlık plastiklerin kaldırılması gibi somut adımlar planlanıyor. Uzun vadede ise, sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımının artırılması ve karbon yakalama teknolojilerinin araştırılması gibi yenilikçi projeler gündeme gelebilir.
Bu işbirliği, havacılık sektöründe çevresel sürdürülebilirlik konusunda farkındalığı artırırken, diğer hava yolu şirketlerine de örnek teşkil edebilir. Ancak, protokolün başarısı, somut hedefler, ölçülebilir göstergeler ve şeffaf raporlama mekanizmalarıyla desteklenmesine bağlı. Sivil toplum kuruluşları ve çevre örgütleri, bu tür işbirliklerinin yeşil yıkama (greenwashing) aracına dönüşmemesi için bağımsız denetim ve kamuoyu bilgilendirmesinin önemine dikkat çekiyor. Sıfır Atık Vakfı ve THY'nin, iklim kriziyle mücadelede gerçek ve ölçülebilir katkı sağlaması, hem ulusal hem de küresel hedefler açısından kritik.