Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Seferberliği, 9. yılına tarihi başarılarla girdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık geri kazanıldı ve ülke ekonomisine 365 milyar TL kazanç sağlandı. Seferberlik, atık yönetiminde Türkiye'nin uluslararası alanda öncü rol üstlenmesini de sağladı.
9 Yılda 90 Milyon Ton Atık Geri Kazanıldı
Sıfır Atık Seferberliği'nin 9. yılında açıklanan verilere göre, 2017'den bu yana 90 milyon ton atık geri dönüştürüldü. Bu miktar, ülke ekonomisine 365 milyar TL'lik bir katkı anlamına geliyor. Proje, atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm oranlarının artırılması ve doğal kaynakların korunması hedefleriyle yürütülüyor. Geri kazanılan atıklar arasında plastik, kağıt, cam, metal ve organik atıklar bulunuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları iş birliği içinde faaliyet gösteriyor. Sıfır Atık Projesi, 2019'da Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle tüm kamu kurumlarında zorunlu hale getirildi ve 2020'de TBMM'de tüm partilerin oy birliğiyle kabul edilen kanunla yasal altyapıya kavuşturuldu.
Çevresel ve Ekonomik Faydalar
Sıfır Atık Seferberliği'nin sağladığı faydalar sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel. Proje sayesinde 1 milyar metreküp su tasarrufu sağlandı, 500 milyon varil petrolden tasarruf edildi, 2 milyar metreküp sera gazı salınımı önlendi ve 200 milyon ağacın kesilmesinin önüne geçildi. Bu kazanımlar, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkı sunuyor.
Proje kapsamında ayrıca 300 bin kişiye istihdam sağlandı. Geri dönüşüm sektörü, ekonomik büyümeye ve yeni iş alanlarının oluşmasına katkıda bulunuyor. Sıfır Atık yaklaşımı, atıkların ham madde olarak yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlayarak kaynak verimliliğini artırıyor.
Uluslararası Alanda Öncü Rol
Türkiye'nin öncülüğünde 2019'da BM Genel Kurulu'nda 105 ülkenin ortak sunuculuğuyla kabul edilen 'Sıfır Atık' kararı, 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesini sağladı. Bu karar, küresel düzeyde sıfır atık bilincinin yaygınlaşmasına öncülük etti.
Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanlığı'na seçildi. Bu görev, Türkiye'nin çevre diplomasisindeki etkinliğini artırdı. Ayrıca, 2022'de Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi'ne 100'den fazla ülkeden temsilci katıldı.
Proje, 2023'te BM Çevre Programı (UNEP) tarafından 'Dünya Sıfır Atık Ödülü'ne layık görüldü. Bu ödül, Türkiye'nin çevre alanındaki uluslararası başarısını tescilledi. Sıfır Atık modeli, birçok ülke tarafından örnek alınarak kendi programlarına uyarlanıyor.
Gelecek Hedefleri
Sıfır Atık Seferberliği'nin önümüzdeki dönem hedefleri arasında geri dönüşüm oranını %60'a çıkarmak, atık miktarını azaltmak ve döngüsel ekonomiye geçişi hızlandırmak bulunuyor. 2030 yılına kadar atık oluşumunun %20 azaltılması ve geri kazanım oranının %65'e ulaştırılması planlanıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, projenin 9. yılında yaptığı açıklamada, "Sıfır Atık, ülkemizin en başarılı çevre projelerinden biri oldu. 365 milyar TL'lik ekonomik kazanç, bu başarının somut göstergesidir. Gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye bırakmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Projenin yaygınlaştırılması için yerel yönetimlere yönelik eğitim programları düzenleniyor, okullarda sıfır atık kulüpleri kuruluyor ve sanayi tesislerinde atık yönetim planları uygulanıyor. Ayrıca, 2024'te başlatılan 'Sıfır Atık Mavi' hareketiyle deniz ve su kaynaklarının korunması hedefleniyor.
Sıfır Atık Seferberliği, çevre bilincinin artırılması, kaynakların verimli kullanılması ve ekonomik kalkınmaya katkısıyla Türkiye'nin sürdürülebilir geleceği için kritik bir rol oynuyor. 9 yılda elde edilen başarılar, projenin uzun vadeli etkisini ve önemini ortaya koyuyor.