Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılını doldurdu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, hareket kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırıldı. Bu miktar, Türkiye'nin yıllık atık üretiminin yaklaşık üçte birine denk geliyor. Proje, başlangıçta bir çevre kampanyası olarak görülürken, bugün sanayiden tarıma, enerjiden istihdama kadar geniş bir alanda ekonomik değer üreten bir modele dönüştü.
Ekonomiye Katkı ve İstihdam
Sıfır Atık Hareketi'nin ekonomiye sağladığı katkı, sadece atık miktarıyla sınırlı değil. Geri dönüşüm sayesinde ham madde ithalatında önemli tasarruf sağlandı. Örneğin, kağıt ve karton geri dönüşümü ile 9 yılda yaklaşık 25 milyon ton kağıt atığı geri kazanıldı; bu da 400 milyon ağacın kesilmekten kurtarılması anlamına geliyor. Plastik atıkların geri dönüşümüyle ise 5 milyar varil petrol eşdeğerinde tasarruf edildiği belirtiliyor. Hareket, aynı zamanda 500 binden fazla kişiye doğrudan veya dolaylı istihdam sağladı. Özellikle kadın kooperatifleri ve yerel yönetimler eliyle yürütülen toplama-ayrıştırma faaliyetleri, kırsal kalkınmaya da katkı sunuyor.
Küresel Bir Vizyon: Sıfır Atık Vakfı ve Uluslararası İş birlikleri
Hareket, 2022 yılında BM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve 30 Mart'ı "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan eden kararla küresel bir boyut kazandı. Türkiye'nin öncülüğünde kurulan Sıfır Atık Vakfı, bugün 40'tan fazla ülkede pilot projeler yürütüyor. Emine Erdoğan, bu yılın başında yaptığı açıklamada, "Sıfır Atık, sadece bir çevre projesi değil; kaynakların verimli kullanıldığı, israfın önlendiği ve herkesin kazandığı bir kalkınma modelidir" demişti. Vakıf, özellikle Afrika ve Asya'daki gelişmekte olan ülkelere kapasite geliştirme desteği sağlıyor.
Türkiye'de Sıfır Atık Uygulamaları ve Hedefler
Türkiye genelinde 81 ilde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında, kamu kurumları, okullar, hastaneler, AVM'ler ve sanayi tesisleri gibi 200 binden fazla binada sıfır atık yönetim sistemi kuruldu. 2023 itibarıyla belediyelerin %85'i sıfır atık uygulamalarına geçiş yaptı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2025 hedefleri arasında geri dönüşüm oranını %35'ten %60'a çıkarmak, düzenli depolamaya gönderilen atık miktarını ise %50 azaltmak bulunuyor. Bu hedeflere ulaşmak için 2024'te yeni bir yönetmelik yayımlandı; plastik poşet kullanımının azaltılması, depozito iade sistemi gibi uygulamalar genişletiliyor. Önümüzdeki dönemde ambalaj atıklarının ayrı toplanması zorunlu hale gelecek.
Bağımsız Değerlendirme
Sıfır Atık Hareketi, çevre politikalarının ötesine geçerek ekonomik bir dönüşüm stratejisi haline geldi. Ancak başarı, yalnızca toplanan atık miktarıyla ölçülmemeli. Geri dönüşüm altyapısının ülke genelinde eşit dağılmaması, kayıt dışı toplayıcıların durumu ve plastik üretiminin hâlâ artıyor olması, hareketin önündeki yapısal sorunlar arasında. Yine de 9 yılda 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırılması, Türkiye'nin döngüsel ekonomiye geçişte attığı somut bir adım olarak kayıtlara geçti. Önümüzdeki 10 yılda, bu modelin finansal sürdürülebilirliği ve yeşil iş yaratma kapasitesi belirleyici olacak.