İzmir'de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) emekçileri, hizmet binasının İzmir Demokrasi Üniversitesi'ne devredilmesine tepki olarak bugün tam gün iş bıraktı. Konak ilçesindeki Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi önünde toplanan emekçiler, 'Bu bina İzmir'in sosyal güvenlik hafızasıdır' sloganıyla tepkilerini dile getirdi. KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) ve Büro İş İzmir Şubesi'nin çağrısıyla düzenlenen eylemde, kararın kamu yararına aykırı olduğu vurgulandı.
Eylemin Gerekçesi ve Talepler
SGK emekçileri, hizmet binasının devredilmesiyle birlikte vatandaşların sosyal güvenlik hizmetlerine erişiminde zorluklar yaşanacağını belirtti. Konuşmacılar, mevcut binanın merkezi konumunun ve ulaşılabilirliğinin önemine dikkat çekerek, 'Bu bina sadece bir ofis değil; yıllardır vatandaşın sorunlarını çözen bir kurumun kalbidir. Devir kararı hizmet kalitesini düşürecek, vatandaş mağdur olacak' dedi. Sendika temsilcileri, yetkililere çağrıda bulunarak kararın geri alınmasını istedi. Ayrıca, emekçilerin görüşlerinin alınmamasını eleştiren sendika üyeleri, 'Biz bu ülkenin emekçileriyiz, kararlarda söz hakkımız olmalı' ifadelerini kullandı.
Eylemin Detayları ve Katılım
Sabah saatlerinde başlayan eylem, gün boyu sürdü. Ellerinde pankartlar taşıyan emekçiler, 'Hizmetten yana, devirden yana değiliz' yazılı dövizlerle tepkilerini gösterdi. Eyleme çok sayıda kamu çalışanı ve vatandaş destek verdi. Sendika yetkilileri, ülke genelinde farklı illerde de benzer eylemlerin yapıldığını açıkladı. Basın açıklamasının ardından grup olaysız dağıldı. Bu eylem, SGK'nın taşınmaz devirlerine ve özelleştirme politikalarına karşı yükselen tepkinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Emekçiler, kararın ivedilikle gözden geçirilmemesi halinde eylemlerini büyüteceklerini duyurdu.
Bu gelişme, kamu hizmetlerinin dönüşümüne yönelik politikaların kamuoyunda yarattığı rahatsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi. Sosyal güvenlik gibi hassas bir alanda, hizmet binalarının devri, hem çalışanların hem de vatandaşların geleceğini etkileyen kritik bir karar olarak öne çıkıyor. Alınan kararlarda şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinin gözetilmesi, toplumsal uzlaşının sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Bu tür adımların, çalışanların haklarını ve vatandaşların hizmete erişimini koruyacak şekilde tasarlanması bekleniyor.