YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'nin son 10 yılda hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler, basın özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele alanlarında ciddi bir gerileme yaşadığını öne sürdü. Tanrıkulu, parlamenter sistemden uzaklaşılmasının kurumları zayıflattığını belirterek, "Otokrasilerde kurumlar değil, kişiler öne çıkar" değerlendirmesinde bulundu.
"Veriler geriye gidişi gösteriyor"
Tanrıkulu, yaptığı açıklamada, son on yıla ilişkin uluslararası endeksler ve resmi verilerin Türkiye'de hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı gibi konularda olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu savundu. Milletvekili, "Son 10 yılda veriler geriye gidişi gösteriyor. Hukuk, temel haklar, basın özgürlüğü ve yolsuzluk göstergelerinde ciddi bir erozyon var" ifadelerini kullandı.
Özellikle basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı alanında uluslararası kuruluşların raporlarına atıfta bulunan Tanrıkulu, Türkiye'nin birçok küresel endekste alt sıralarda yer aldığını belirtti. Bu durumun sadece iç politikayı değil, aynı zamanda uluslararası itibarı da etkilediğini dile getirdi.
Parlamenter sistem vurgusu
Tanrıkulu, Türkiye'nin 2017 referandumuyla kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişinin ardından parlamenter sistemden uzaklaştığını ve bunun kurumsal yapıda zayıflamaya yol açtığını öne sürdü. "Parlamenter sistemden uzaklaşılmasıyla birlikte kurumlar zayıfladı. Denetim mekanizmaları etkisizleşti, yargı siyasallaştı" dedi.
Milletvekili, güçler ayrılığının erozyona uğradığını ve yürütmenin yasama ve yargı üzerinde baskı kurduğunu iddia etti. Bu durumun temel hak ve özgürlüklerin korunmasını güçleştirdiğini söyledi.
Yolsuzlukla mücadelede gerileme
Tanrıkulu, yolsuzlukla mücadele konusunda da son on yılda önemli bir gerileme yaşandığını savundu. Uluslararası şeffaflık endekslerinde Türkiye'nin puanının düştüğünü hatırlatan Tanrıkulu, "Yolsuzluk göstergeleri, kamu kaynaklarının denetiminde ve hesap verebilirlikte ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor" diye konuştu.
Bu durumun toplumda adaletsizlik algısını güçlendirdiğini ve ekonomik istikrarı da olumsuz etkilediğini belirtti.
Çözüm önerileri
Tanrıkulu, sorunların çözümü için öncelikle hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yargı bağımsızlığının sağlanması, basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması ve yolsuzlukla mücadelede etkin kurumların oluşturulması gerektiğini söyledi.
Ayrıca, parlamenter sisteme dönüş çağrısı yaparak, "Güçlü bir demokrasi için denetim ve denge mekanizmalarının işler hale getirilmesi şart" dedi.
Tanrıkulu'nun bu açıklamaları, iktidar partisi tarafından henüz yanıtlanmadı. Ancak siyasi kulislerde, muhalefetin son dönemde sıkça dile getirdiği bu eleştirilerin, önümüzdeki seçim döneminde daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.
Bağlam ve değerlendirme
Türkiye'de son yıllarda hukuk devleti, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularında uluslararası kuruluşların raporlarında sıkça eleştiriler yer alıyor. Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gibi kurumlar, Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Tanrıkulu'nun açıklamaları, bu eleştirilerin bir yansıması olarak görülebilir. Ancak hükümet kanadı, bu eleştirileri genellikle iç siyasete müdahale olarak nitelendiriyor ve Türkiye'nin kendi dinamikleriyle reformları sürdürdüğünü savunuyor. Önümüzdeki süreçte, bu tartışmaların siyasetin merkezinde yer alması muhtemel.