Türkiye'de sermaye kaybı yaşayan veya borca batık durumda olan şirketler için sağlanan hesaplama kolaylığının süresi uzatıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeye göre, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden bazı giderlerin, sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında dikkate alınmasına devam edilecek. Bu düzenleme, özellikle döviz kurlarındaki dalgalanmalardan olumsuz etkilenen ve pandemi döneminde zor durumda kalan şirketlerin mali tablolarını rahatlatmayı amaçlıyor.
Hesaplamalarda Dikkate Alınacak Kalemler
Yapılan düzenleme ile sermaye kaybı veya borca batıklık durumunun tespitinde, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca yapılan hesaplamalarda belirli kalemlerin dikkate alınmasına imkan tanınıyor. Buna göre, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerden kaynaklanan kur farkı zararlarının tamamı, hesaplamalarda dikkate alınabilecek. Ayrıca, 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden ve kanunda belirtilen bazı giderler de bu kapsamda değerlendirilecek. Bu sayede, şirketlerin özellikle döviz borçları nedeniyle oluşan zararlarının sermaye kaybı veya borca batıklık sonucunu doğurması engellenmiş olacak.
Söz konusu kolaylık, ilk olarak 2020 yılında pandemi döneminde getirilmişti. O dönemde, COVID-19 salgınının ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla, şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında kur farkı zararları ile bazı giderlerin dikkate alınmasına izin verilmişti. Ancak bu imkanın süresi belirli aralıklarla uzatılarak günümüze kadar geldi. Son uzatma ile birlikte, şirketlerin bu kolaylıktan yararlanma süresi bir kez daha uzatılmış oldu. Uzmanlar, bu düzenlemenin özellikle ihracatçı ve döviz borcu yüksek olan firmalar için önemli bir rahatlama sağlayacağını belirtiyor.
Şirketler İçin Önemi ve Beklentiler
Sermaye kaybı veya borca batıklık, şirketler için ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğurabilen bir durum. Türk Ticaret Kanunu'na göre, bir şirketin sermayesinin yarısından fazlasını kaybetmesi veya borca batık hale gelmesi durumunda, yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırması ve gerekli önlemleri alması gerekiyor. Aksi takdirde şirket iflas riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle, hesaplamalarda kur farkı zararlarının ve belirli giderlerin dikkate alınması, şirketlerin mali tablolarında görünen zararın gerçek durumu yansıtmamasına yol açabiliyor. Düzenleme, bu tür zararların hesaplamalarda dikkate alınmasını sağlayarak, şirketlerin gereksiz yere sermaye kaybı veya borca batıklık durumuna düşmesini engelliyor.
Ekonomistler, düzenlemenin özellikle döviz kurlarındaki yüksek volatilite nedeniyle zor durumda olan şirketler için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Son yıllarda yaşanan kur artışları, yabancı para cinsinden borçlanan şirketlerin bilançolarında büyük zararlar oluşturmuştu. Bu düzenleme ile söz konusu zararların sermaye kaybı hesaplamalarında dikkate alınmaması, şirketlerin özkaynaklarının korunmasına yardımcı olacak. Ayrıca, 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden bazı giderlerin de hesaplamalarda dikkate alınması, pandemi döneminin olumsuz etkilerini bir nebze olsun hafifletecek.
Düzenlemenin süresi ve kapsamı henüz netlik kazanmadı. Ancak Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile birlikte, şirketlerin bu kolaylıktan yararlanmaya devam edebileceği belirtiliyor. İş dünyası temsilcileri, uzatma kararını olumlu karşıladı. Özellikle KOBİ'lerin bu tür düzenlemelere ihtiyaç duyduğu, aksi halde birçok firmanın teknik olarak iflas etmiş görünebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, benzer kolaylıkların gelecekte de devam ettirilmesi gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak, sermaye kaybı olan şirketlere sağlanan kolaylığın süresinin uzatılması, ekonomik istikrar açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu tür geçici önlemlerin yanı sıra, şirketlerin mali yapılarının kalıcı olarak güçlendirilmesi için yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğu da belirtiliyor.