Türkiye İşçi Partisi (TİP), Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmaya sert tepki gösterdi. TİP, sosyal medya paylaşımları nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “tehdit” suçlamalarıyla yürütülen soruşturmanın, düşünce ve ifade özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırıldığının bir göstergesi olduğunu açıkladı. Partiden yapılan yazılı açıklamada, “Sosyal medyada cadı avı yapmak yerine haksızlık ve hukuksuzluklarla ilgili sorumluların hesap vermesi gerekir” denildi.
Soruşturmanın Ayrıntıları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Sera Kadıgil hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle resen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Kadıgil’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerinin “hakaret” ve “tehdit” unsuru taşıdığı iddia ediliyor. Başsavcılık, konuya ilişkin olarak Kadıgil’in ifadesine başvurulacağını ve gerekli görülmesi halinde adli kontrol veya gözaltı kararı alınabileceğini duyurdu.
TİP'in Açıklaması
TİP tarafından yapılan açıklamada, Kadıgil’in Türkiye’nin sorunlarını dile getirmekten başka bir amacının olmadığına dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sayın vekilimiz Sera Kadıgil, her zaman olduğu gibi, halkın sesini duyurmak ve hukukun üstünlüğünü savunmak için çalışıyor. Onun hakkında başlatılan bu soruşturma, iktidarın muhalefeti susturmak için başvurduğu baskıcı bir uygulamadır. Düşünce ve ifade özgürlüğü, Anayasa’nın güvence altına aldığı temel haklardandır. Bu hak, hiçbir gerekçeyle kısıtlanamaz. Soruşturmanın bir an önce kaldırılmasını ve Sayın Kadıgil’e yönelik suçlamaların düşmesini bekliyoruz.”
Kadıgil'den İlk Tepki
Sera Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda soruşturmanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirtti. Kadıgil, “Hakkımda başlatılan soruşturma, ifade özgürlüğüne yönelik açık bir müdahaledir. Ben, her zaman olduğu gibi, halkın yanında olmaya ve adaletsizliklere karşı sesimi yükseltmeye devam edeceğim. Bu soruşturma, beni yıldıramaz.” dedi.
Muhalefetten Destek
Soruşturmaya ilişkin muhalefet partilerinden de tepkiler geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hukuk, birilerini susturmak için kullanılamaz. Sera Kadıgil’in yanındayız.” ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, “Bu soruşturma, Türkiye’de hukukun ne kadar siyasallaştığının bir göstergesidir. Adalet arayan herkesin yanındayız.” şeklinde konuştu.
Hukuki Dayanak ve Tartışmalar
Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi, Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenlemektedir. Bu maddeye göre, Cumhurbaşkanına hakaret eden kişiye bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilebilmektedir. Ancak, bu suçun soruşturulması Adalet Bakanlığı’nın iznine tabidir. “Tehdit” suçu ise TCK’nın 106. maddesinde düzenlenmiş olup, mağdurun şikayeti üzerine soruşturma başlatılmaktadır. Uzmanlar, Kadıgil’in paylaşımlarının ifade özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ve suç unsuru taşımadığını savunuyor. Öte yandan, iktidar kanadından ise soruşturmanın hukuka uygun olduğu yönünde açıklamalar geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhurbaşkanımıza yönelik her türlü hakaret ve tehdit, hukuk önünde hesap verilmesini gerektirir. Soruşturma, bağımsız yargının kararıdır.” dedi.
Toplumsal Tepkiler
Soruşturma, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, #SeraKadigilYalnizDegildir etiketiyle Kadıgil’e destek mesajları paylaştı. İnsan hakları örgütleri de soruşturmayı kınayarak, ifade özgürlüğünün korunması çağrısında bulundu. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Ofisi, yaptığı açıklamada, “Bu soruşturma, hukukun siyasi amaçlarla kullanılmasına bir örnektir. Kadıgil’in derhal aklanması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
Geçmişteki Benzer Soruşturmalar
Türkiye’de muhalif siyasetçilere yönelik soruşturmalar yeni değil. Geçtiğimiz yıllarda HDP eski eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, çeşitli soruşturmalarla karşı karşıya kalmış ve tutuklanmıştı. Ayrıca, gazeteciler ve yazarlar hakkında da “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla çok sayıda dava açılmıştı. Uluslararası basın özgürlüğü örgütleri, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün giderek kısıtlandığına dikkat çekiyor.
Kadıgil'in Siyasi Kişiliği
Sera Kadıgil, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra avukatlık yapmış, ardından siyasete atılmıştır. 2018 yılında İYİ Parti’den milletvekili seçilen Kadıgil, daha sonra TİP’e katılmıştır. Parti Sözcüsü olarak görev yapan Kadıgil, özellikle kadın hakları ve hukuk alanındaki çalışmalarıyla tanınmaktadır. Kadıgil, daha önce de çeşitli konularda yaptığı açıklamalarla gündeme gelmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar, özellikle muhalif seslerin susturulması amacıyla sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun soruşturulması için Adalet Bakanlığı’nın izninin gerektiği göz önüne alındığında, bu soruşturmanın siyasi bir karar olduğu açıktır. Sera Kadıgil’in ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken eleştirileri, hukuki bir zeminde karşılık bulmalıdır. Bu tür soruşturmalar, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin ne kadar zedelendiğini ortaya koymaktadır. Uluslararası toplumun da bu konuya duyarlılık göstermesi ve Türkiye’deki insan hakları ihlallerine karşı sesini yükseltmesi önemlidir.