Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bir pet şişe suyun 380 liraya satıldığı iddiasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Özdağ, havalimanı, otogar ve otoyol güzergâhlarındaki işletmelerde uygulanan yüksek fiyatların denetlenip denetlenmediğini Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a sordu. Konuyla ilgili yazılı soru önergesi hazırlayan Özdağ, vatandaşın temel ihtiyaç maddelerine erişiminde fahiş fiyat uygulamalarının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Meclis'e Taşınan 380 TL'lik Su İddiası
Selçuk Özdağ, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bir pet şişe suyun 380 liraya satıldığı yönündeki iddiayı Meclis kürsüsüne taşıyarak, Ticaret Bakanlığı'nın bu tür fahiş fiyat uygulamalarına karşı etkin bir denetim yapıp yapmadığını sorguladı. Özdağ, "Havalimanlarında, otogarlarda ve otoyol dinlenme tesislerinde satılan ürünlerin fiyatları serbest piyasa koşullarına mı bırakılmıştır, yoksa bir üst sınır denetimi var mıdır?" ifadelerini kullandı. Özellikle son dönemde artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında vatandaşın en temel ihtiyacı olan suyun dahi ulaşılamaz hale gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Özdağ'ın soru önergesinde, Ticaret Bakanlığı'na şu sorular yöneltildi: "Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 380 TL'ye su satıldığı iddiası doğru mudur? Bu tür işletmelere yönelik 2023-2024 yıllarında kaç denetim yapılmıştır? Fahiş fiyat uygulayan işletmelere ne kadar ceza kesilmiştir? Havalimanı işletmecileri ile yapılan sözleşmelerde fiyat kontrolüne ilişkin hükümler var mıdır?"
Fahiş Fiyat Denetimleri ve Yasal Çerçeve
Türkiye'de fahiş fiyatla mücadele kapsamında Ticaret Bakanlığı'na bağlı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü denetimler gerçekleştirmektedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde, haksız fiyat artışı yapan işletmelere idari para cezaları uygulanabilmektedir. Ancak havalimanı gibi özel mülkiyet alanlarında faaliyet gösteren işletmelerin fiyatlandırma politikaları, genellikle işletmeci şirketlerin kiralama sözleşmeleriyle belirlenmekte ve denetim noktasında çeşitli zorluklar yaşanmaktadır.
Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işleten İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) ile HEAŞ arasındaki sözleşmelerde, ticari alanlardaki fiyatlandırmaya ilişkin doğrudan bir üst sınır bulunmamaktadır. Benzer şekilde İstanbul Havalimanı'nda da yiyecek-içecek ve market ürünlerinin fiyatları serbest piyasa koşullarında belirlenmekte, zaman zaman vatandaşların şikâyetleri üzerine denetimler yapılmaktadır. Ticaret Bakanlığı, 2023 yılında havalimanlarındaki işletmelere yönelik denetimlerini sıklaştırdığını açıklamış, ancak cezaların caydırıcılığı tartışma konusu olmuştur.
Vatandaşın Tepkisi ve Benzer Örnekler
Havalimanlarında su, simit, çay gibi temel ürünlerin fahiş fiyatlarla satılması yeni bir olgu değil. Son yıllarda sosyal medyada paylaşılan fiş görüntüleri, bir bardak çayın 150 TL'ye, bir tostun 300 TL'ye satıldığını gösteriyor. Özellikle yurt dışına çıkacak yolcuların zorunlu olarak bu işletmeleri kullanması, fırsatçılık eleştirilerini beraberinde getiriyor. Tüketici dernekleri, havalimanı gibi kapalı alanlarda rekabetin sınırlı olması nedeniyle fiyatların kontrolsüz arttığını savunuyor.
Selçuk Özdağ'ın girişimi, bu konuyu bir kez daha ulusal gündeme taşıdı. Özdağ, "Vatandaşımızın en temel ihtiyacı olan suya 380 TL ödemek zorunda bırakılması, vicdanları yaralamaktadır. Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat'ı bu konuda göreve davet ediyorum. Havalimanlarında, otogarlarda ve dinlenme tesislerinde fiyat denetimleri etkin şekilde yapılmalı, fahiş fiyat uygulayanlara en ağır cezalar kesilmelidir" dedi.
Denetim Mekanizması ve Çözüm Önerileri
Uzmanlar, havalimanı gibi özel işletmelerde fiyat denetiminin daha etkin yapılabilmesi için Ticaret Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, havalimanı işletmecilerinin kiralama sözleşmelerine fiyat üst sınırı getiren maddeler eklenmesi, tüketici mağduriyetini azaltabilir. Bazı ülkelerde olduğu gibi stratejik noktalarda su gibi temel ürünlerin belirli bir tavan fiyatla satılması zorunluluğu getirilebilir.
Öte yandan, Rekabet Kurumu da havalimanlarındaki işletmeler arasında rekabeti artırıcı düzenlemeler yapabilir. Rekabetin olduğu yerde fiyatların düşeceği bilinen bir gerçek. Havalimanlarında birden fazla market zincirinin faaliyet göstermesi, fiyatların dengelenmesine katkı sağlayabilir. Ancak mevcut durumda, birçok havalimanında tek bir işletmeci grubunun hâkimiyeti söz konusu olduğu için rekabetçi bir ortam oluşmuyor.
Selçuk Özdağ'ın soru önergesi, önümüzdeki günlerde Ticaret Bakanlığı tarafından yanıtlanacak. Kamuoyu, havalimanlarındaki fahiş fiyatlara karşı somut adımlar atılıp atılmayacağını yakından takip ediyor. Vatandaşların en temel ihtiyaç maddelerine makul fiyatlarla erişebilmesi, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak görülüyor.