İsmailağa Camii Vaizi Bayram Ali Öztürk Hoca, 3 Eylül 2006 günü sabaha karşı 04.00 sıralarında İstanbul'un Fatih ilçesinde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili yıllardır süregelen soru işaretleri, TVNET'te yayınlanan bir programda gündeme geldi. Programda, suikastın faili olarak bilinen kişinin aslında cinayeti işlemediği, olayın arkasındaki güçlerin katili bilerek dövdürüp öldürttüğü iddia edildi. Bu iddia, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, soruşturmanın yeniden açılması için çağrılar yapılıyor.
Suikastın perde arkası
Bayram Ali Öztürk Hoca, vaazları ve toplumdaki etkisiyle bilinen bir din adamıydı. Suikastın ardından yapılan ilk soruşturmada, olayın bir gasp cinayeti olduğu öne sürülmüştü. Ancak programda konuşan emekli bir polis memuru, dönemin istihbarat raporlarına atıfta bulunarak suikastın planlı olduğunu söyledi. Memur, "Katil olarak gösterilen kişi aslında bir kurbandı. Onu bilerek dövdürüp öldürdüler. Amaç, gerçek failleri gizlemekti" ifadelerini kullandı.
Dönemin siyasi bağlamı
2006 yılı, Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın yüksek olduğu bir dönemdi. Bayram Ali Öztürk Hoca'nın cemaat içindeki konumu ve topluma yönelik mesajları, bazı çevrelerce rahatsızlıkla karşılanıyordu. Suikastın ardından birçok kişi olayın siyasi bir cinayet olduğunu düşünse de resmi soruşturma bu iddiaları reddetmişti. Programda ortaya atılan yeni iddialar, bu kez dönemin istihbarat birimlerinin de olayla ilişkili olabileceğini gösteriyor.
TVNET'te yayınlanan programda ayrıca, Öztürk Hoca'nın öldürülmeden önce tehdit aldığı ve bu tehditleri yetkililere bildirdiği ancak gerekli önlemlerin alınmadığı öne sürüldü. Programda konuşan bir gazeteci, "Hoca'nın ölümünden bir hafta önce bir ihbar aldığı ve polise başvurduğu ortaya çıktı. Ancak bu ihbar ciddiye alınmadı. Eğer o ihbar değerlendirilseydi belki de bugün Hoca hayatta olacaktı" dedi.
Ailenin tepkisi
Bayram Ali Öztürk Hoca'nın ailesi, yıllardır adalet arayışını sürdürüyor. Aile avukatı yaptığı açıklamada, TVNET'teki iddiaları doğrulayacak belgelere sahip olduklarını ve soruşturmanın genişletilmesini talep ettiklerini söyledi. "Biz hep katilin aslında bir maşa olduğunu biliyorduk. Şimdi bu iddiaların resmi soruşturmaya yansımasını istiyoruz. Devlet, bu cinayetin arkasındaki güçleri ortaya çıkarmalı" ifadelerini kullandı.
Kamuoyu ne düşünüyor?
Olayın üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen, Bayram Ali Öztürk Hoca suikasti halen bir sır perdesiyle örtülü. Sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde, suikastın arkasında siyasi bir hesaplaşma olduğu yönünde yorumlar yapılıyor. TVNET programı, bu kez daha somut deliller ve tanıklarla konuyu gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu tür iddiaların ciddiye alınması ve adli sürecin yeniden başlatılması gerektiğini vurguluyor.
Bayram Ali Öztürk Hoca'nın katillerinin bulunamaması, Türkiye'de çözülemeyen siyasi cinayetler listesinde yer almasına neden oldu. Olayla ilgili olarak daha önce açılan davalarda sanıklar beraat etmiş veya ceza almış olsa da, kamuoyundaki şüpheler devam ediyor. TVNET'in yayını, bu şüpheleri yeniden alevlendirdi ve gerçeklerin bir an önce ortaya çıkması için umut verdi.
Bayram Ali Öztürk Hoca suikasti, sadece bir din adamının öldürülmesi değil, aynı zamanda Türkiye'de adalet sistemine duyulan güvenin sorgulanmasına da yol açıyor. Programda ortaya atılan iddiaların doğruluğu kanıtlanırsa, bu sadece bir ailenin acısını dindirmekle kalmayacak, aynı zamanda benzer olayların aydınlatılması için de bir örnek teşkil edecek. Adaletin tecellisi için atılacak her adım, toplumun vicdanını rahatlatacaktır.