İzmir'in Seferihisar ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) belediye başkanı olan İsmail Yetişkin hakkında ciddi bir yolsuzluk iddiası gündeme geldi. Edinilen bilgilere göre Yetişkin, ilçede faaliyet gösteren müteahhitlerden emlakçılara, iş insanlarından esnafa kadar geniş bir kesimden 'parça parça' 100 ila 200 bin lira arasında değişen tutarlarda para topladığı iddia ediliyor. İddialar, Seferihisar'ın yerel siyasetinde deprem etkisi yaratırken, konuyla ilgili soruşturmanın başlatıldığı öğrenildi.
Rüşvet ağı nasıl işledi?
İddialara göre Başkan Yetişkin, belediyeden iş almak isteyen veya imar, ruhsat gibi işlemleri bulunan kişilerle doğrudan iletişime geçerek taleplerde bulundu. Görüşmelerde genellikle 'bağış' veya 'seçim yardımı' adı altında para istediği, ancak toplanan paraların belediye hesaplarına girmediği ileri sürüldü. Müteahhitlerin, projelerinin onaylanması veya hızlandırılması için yetkili isimlere belirli bir 'pay' ödediği, emlakçıların ise imar durumu değişikliklerinde aracılık için bu sisteme dahil edildiği anlatılıyor. Toplanan paraların nasıl dağıtıldığı henüz netlik kazanmazken, bazı kaynaklar bu tutarların belediye başkanının özel hesaplarına aktarıldığını savunuyor.
Mağdurlar ve tanıklar konuştu
Konuyla ilgili olarak isminin açıklanmasını istemeyen bir iş insanı, "Belediye başkanıyla görüşmek için randevu aldığımızda, bize doğrudan bir yardım talebi iletildi. Mevcut işimizin devamı ve yeni projelerimiz için bu yardımın şart olduğu hissettirildi. Başka firmaların da benzer durumda olduğunu biliyorum" dedi. Bir emlakçı ise "İmar planı değişikliği için başvurduğumuzda, bize belirli bir miktar para yatırmamız gerektiği söylendi. Bu parayı yatıranların işleri hızlanıyor, yatırmayanlar ise aylarca bekletiliyordu" ifadelerini kullandı. Seferihisar'da uzun süredir belediyeyle iş yapan bazı müteahhitler de benzer açıklamalarda bulunarak, yetkililerin kendilerinden düzenli olarak para tahsil ettiğini öne sürdü.
Yetişkin'den yalanlama
İddiaların ortaya atılmasının ardından bir açıklama yapan İsmail Yetişkin, tüm suçlamaları reddederek, "Bu tamamen iftira ve kara propaganda kampanyasıdır. Ben göreve geldiğim günden bu yana Seferihisar için gece gündüz çalışıyorum. Belediyemizin tüm işlemleri şeffaftır, denetlenebilir durumdadır. Bu iddialar, ilçemizin gelişmesini hazmedemeyenler tarafından ortaya atılmaktadır. Hakkımda hiçbir somut delil bulunmadığını herkes görecektir" dedi. Yetişkin, ayrıca bu iddiaların arkasında siyasi rakiplerinin olduğunu ima ederek, "Seçim yaklaşıyor, bizim oy oranımızdan endişe edenler bu tür çirkin oyunlara başvuruyor" şeklinde konuştu.
Soruşturma başlatıldı
Olayın duyulmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Savcılık, hem başkan hem de adı geçen iş insanları ve müteahhitler hakkında ifade alma yoluna gidecek. Ayrıca belediyenin imar, ruhsat ve ihale süreçlerine ilişkin tüm belgeler incelenmek üzere el konuldu. Soruşturma kapsamında, toplanan paraların hangi hesaplara yatırıldığının tespit edilmesi için mali müşavirlerden de bilgi alınacağı bildirildi. CHP İzmir İl Başkanlığı ise konuya ilişkin olarak "Partimiz, hakkında soruşturma başlatılan üyeleriyle ilgili gereken hassasiyeti gösterecektir. Adli sürecin takipçisiyiz" açıklamasında bulundu.
Seçim öncesi gerginlik
Yaşanan bu gelişme, Seferihisar'da yerel seçim öncesi siyasi gerilimi artırdı. Ana muhalefet partisi CHP'nin kalesi konumunda olan ilçede, bu iddiaların seçmenin oy tercihini etkileyip etkilemeyeceği merak konusu. Bazı siyasi gözlemciler, iddiaların zamanlamasını 'seçim malzemesi' olarak nitelendirirken, bazıları ise yolsuzluk iddialarının her zaman ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Seferihisar halkı ise ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim başkanın masum olduğuna inanırken, diğer kesim adli sürecin sonucunun beklenmesi gerektiğini düşünüyor.
Bu tür iddiaların gerek Türkiye genelinde gerekse yerel düzeyde sıkça gündeme geldiği bilinen bir gerçek. Ancak hukuk devletinde önemli olan, suçlamaların somut delillerle kanıtlanması ve adil bir yargılama sürecinin işlemesidir. Kamuoyunun vicdanı, bu tür ithamlar karşısında ancak şeffaf bir soruşturma ve yargı kararıyla rahatlayacaktır. Seferihisar'daki bu gelişmeler, yerel yönetimlerde etik ilkelerin ve hesap verebilirliğin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.