Büyükçekmece Gölü'nde cansız bedeni bulunan Sedef Güler'in öldürülmesine ilişkin firari sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık'ın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, Güler'in annesinin vekilleri katılma taleplerini sunmak istedi. Avukatlar, mahkeme başkanının talebi kabul etmemesi üzerine polis eşliğinde duruşma salonundan çıkarıldı. Olay, adliye koridorlarında gerginliğe yol açtı.
Duruşmada neler yaşandı?
Büyükçekmece'de görülen davanın ilk celsesinde, Sedef Güler'in annesinin avukatları, müvekkillerinin davaya katılma talebini mahkemeye sunmak üzere söz istedi. Mahkeme başkanı, talebin duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle avukatlara söz vermedi. Bunun üzerine avukatlar, karara itiraz ederek taleplerini yüksek sesle dile getirdi. Başkan, salonun tahliyesi için polis çağırdı. Avukatlar, polis eşliğinde salondan çıkarıldı.
Olay sırasında duruşmayı izleyen Sedef Güler'in yakınları ve bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri de salonda bulunuyordu. Avukatların çıkarılmasının ardından duruşmaya kısa bir ara verildi. Ara sonrası sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık'ın yokluğunda duruşmaya devam edildi. Ayvalık'ın firari olduğu ve hakkında yakalama kararı bulunduğu öğrenildi.
Mahkeme başkanı, avukatların katılma talebini daha sonra yazılı olarak sunabileceğini belirtti. Ancak avukatlar, müvekkillerinin davaya katılma hakkının duruşma sırasında engellendiğini savunarak tutanağa itirazlarını kaydettirdi.
Sedef Güler davasının arka planı
Sedef Güler, 2023 yılında Büyükçekmece Gölü kıyısında cansız bedeni bulunmuştu. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Yiğit Hüseyin Ayvalık hakkında 'kasten öldürme' suçlamasıyla dava açılmıştı. Ayvalık'ın olaydan sonra firar ettiği ve yurt dışına çıktığı iddia edilmişti. Davanın ilk duruşması, sanığın yokluğunda görüldü.
Güler'in ailesi, davanın takipçisi olacaklarını ve adaletin sağlanması için mücadele edeceklerini ifade etti. Ailenin avukatları, duruşma öncesinde basın açıklaması yaparak sanığın bir an önce yakalanması çağrısında bulundu.
Dava, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle ilgili kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Sedef Güler'in ölümü, sosyal medyada ve kadın hakları örgütleri tarafından protesto edilmişti. Ailesi, olayın aydınlatılması için yetkililere çağrıda bulunmuştu.
Avukatların salondan çıkarılmasına tepkiler
Duruşmada yaşananlar, Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından da takip ediliyor. İstanbul Barosu, avukatların duruşma salonundan polis eşliğinde çıkarılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, konuyla ilgili inceleme başlatıldığını duyurdu. Baro, avukatların savunma hakkının ve duruşmalara katılma hakkının Anayasa ve Avukatlık Kanunu ile güvence altında olduğunu hatırlattı.
Hukukçular, mahkeme başkanının avukatların katılma talebini reddetmesinin usule aykırı olduğunu savunuyor. Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, mağdur veya yakınlarının davaya katılma talebi, duruşmanın her aşamasında sözlü olarak da yapılabiliyor. Avukatların bu talebi sözlü olarak iletmek istemesi, yasal bir hak olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, mahkeme başkanının duruşma düzenini sağlamak adına böyle bir karar almış olabileceği de belirtiliyor. Ancak avukatların salondan çıkarılması, yargılamanın adil yürütülmesi açısından tartışma konusu oldu.
Davanın geleceği
Davanın sonraki duruşmalarında, firari sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık'ın yakalanıp yakalanmayacağı ve avukatların katılma talebinin nasıl sonuçlanacağı merak ediliyor. Mahkeme, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Ailenin avukatları, kararı temyiz edeceklerini açıkladı.
Sedef Güler davası, Türkiye'de kadın cinayetleri ve adalete erişim konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Avukatların salondan çıkarılması, yargı bağımsızlığı ve savunma hakkı tartışmalarını beraberinde getirdi. Kamuoyu, davanın seyrini yakından takip ediyor.
Davanın bir sonraki duruşmasının önümüzdeki aylarda yapılması bekleniyor. Bu süreçte, sanığın yakalanması için emniyet güçlerinin çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Aile, adaletin tecellisi için kararlı olduklarını yineledi.