Sayıştay, Şırnak Üniversitesi'nin 2025 yılı akademik kadro ilanlarını mercek altına aldı. İncelemede, bazı kadrolar için 'sanayi domatesinde su stresi', 'İbadiyye'nin tefsir anlayışı', 'Şia'nın temel hadis metinleri' ve 'titreşim kontrolü ve PID tabanlı kontrol sistemleri' gibi oldukça spesifik çalışma alanlarının kriter olarak belirlendiği tespit edildi. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve liyakat ilkesi açısından tartışma yarattı.
Spesifik Kriterler Liyakat İlkesini Zedeliyor
Sayıştay raporuna göre, ilan edilen kadro şartları arasında yer alan bu tür dar kapsamlı alanlar, akademik atamalarda fırsat eşitliğini gölgeleyebilecek nitelikte. Özellikle 'sanayi domatesinde su stresi' gibi tarımsal bir konunun, bir üniversitenin genel akademik yapısıyla ne kadar örtüştüğü sorgulanıyor. Benzer şekilde, 'İbadiyye'nin tefsir anlayışı' ve 'Şia'nın temel hadis metinleri' gibi ilahiyat alanına özgü konuların da yalnızca belirli bir uzmanlık alanına hitap ettiği, bu nedenle geniş bir başvuru havuzu oluşturulmasını engelleyebileceği belirtiliyor.
Sayıştay, bu tür kriterlerin üniversitelerin stratejik hedefleriyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Raporda, kadro ilanlarının belirli kişilere yönelik hazırlandığı izlenimi verdiği ve bunun da kamu kaynaklarının israfına yol açabileceği ifade ediliyor. Şırnak Üniversitesi yönetiminin konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadığı öğrenildi.
Üniversitelerde Kadro İlanları Denetimi
Türkiye'de üniversitelerin akademik kadro ilanları, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen çerçeve yönetmelik doğrultusunda hazırlanıyor. Ancak her üniversite, kendi ihtiyaçları doğrultusunda ek kriterler belirleyebiliyor. Sayıştay'ın bu incelemesi, son yıllarda artan 'özel şart' uygulamalarına yönelik denetimlerin bir parçası olarak görülüyor. Daha önce de bazı üniversitelerin ilanlarında benzer şekilde aşırı spesifik alanlar tespit edilmiş ve uyarılar yapılmıştı.
Akademik camiada, bu tür ilanların liyakatı zedelediği ve genç akademisyenlerin önünü kestiği yönünde yaygın bir görüş bulunuyor. Uzmanlar, üniversitelerin kadro ilanlarında daha genel ve kapsayıcı kriterler belirlemesi gerektiğini savunuyor. Aksi halde, belirli bir alanda uzmanlaşmış kişilerin dışındaki adayların başvuruda bulunamaması, üniversitelerin bilimsel çeşitliliğini de olumsuz etkileyebilir.
Kamu Kaynaklarının Etkin Kullanımı
Sayıştay'ın bu incelemesi, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı ilkesi çerçevesinde önem taşıyor. Raporda, üniversitelerin kadro ilanlarını hazırlarken objektif ve ölçülebilir kriterler belirlemesi, ayrıca bu kriterlerin kurumun akademik hedefleriyle uyumlu olması gerektiği vurgulanıyor. Aksi takdirde, kamu kaynaklarının belirli kişilere avantaj sağlamak amacıyla kullanıldığı izlenimi doğabileceği belirtiliyor.
Şırnak Üniversitesi özelinde, bu tür spesifik kriterlerin neden belirlendiği ise henüz netlik kazanmış değil. Üniversite yönetiminin, ilgili bölümlerin ihtiyaçları doğrultusunda bu alanları belirlediği tahmin ediliyor. Ancak Sayıştay, bu gerekçelerin yeterince şeffaf bir şekilde ortaya konmadığını ve denetim sürecinde daha fazla bilgi talep edilebileceğini ifade ediyor.
Konuya ilişkin olarak YÖK'ün de bir inceleme başlatıp başlatmayacağı merak konusu. Daha önce benzer durumlarda YÖK, üniversitelerden savunma istemiş ve bazı ilanları iptal etmişti. Şırnak Üniversitesi'nin bu inceleme sonrasında nasıl bir adım atacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.
Sonuç ve Değerlendirme
Sayıştay'ın bu denetimi, üniversitelerdeki kadro ilanlarının daha şeffaf ve liyakat esaslı hale getirilmesi yönünde bir adım olarak görülebilir. Ancak tek başına bir denetim yeterli değil; sistemik bir iyileştirme için YÖK ve üniversitelerin ortak hareket etmesi gerekiyor. Akademik özgürlük ve liyakat ilkeleri doğrultusunda, kadro ilanlarının daha geniş kitlelere hitap etmesi ve objektif kriterlere dayanması, Türkiye'nin bilimsel gelişimi açısından kritik önem taşıyor.