Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatı, eylül ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10,7 oranında artarak 634 milyon dolara yükseldi. Sektör temsilcileri, bu artışın arkasında son yıllarda geliştirilen yerli sistemlerin uluslararası pazarda artan kabulü ve teslimatların hızlanmasının bulunduğunu belirtiyor. Yılın ilk dokuz ayına bakıldığında ihracatın 6 milyar doları aştığı ve yıl sonu hedefinin 8 milyar dolar olduğu ifade ediliyor.
Eylül ayı performansı ve yıllık görünüm
Eylül ayındaki 634 milyon dolarlık ihracat, savunma ve havacılık sektörünün son yıllardaki istikrarlı yükselişini sürdürdüğünü gösteriyor. Geçen yıl aynı ayda 573 milyon dolar olan ihracat, bu yıl yüzde 10,7 artışla 634 milyon dolara çıktı. Ocak-eylül döneminde ise toplam ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 15 artışla 6,2 milyar dolara ulaştı. Sektörün 2023 yılı toplam ihracatı 5,5 milyar dolar seviyesindeydi; bu yılsonunda 8 milyar doları aşması bekleniyor.
İhracat artışında insansız hava araçları (İHA), silahlı insansız hava araçları (SİHA), zırhlı kara araçları, deniz platformları ve mühimmat sistemleri öne çıkıyor. Özellikle Bayraktar TB2, Akıncı, Anka ve Aksungur gibi platformların ihracatı, sektörün lokomotifi konumunda. Son dönemde Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa ülkelerinden gelen siparişlerin teslimatları sürüyor.
Rekabet gücü ve yerli üretim
Türk savunma sanayii, son 20 yılda yerli ve milli üretim kabiliyetini önemli ölçüde artırdı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) verilerine göre, sektörün yerlilik oranı yüzde 20'lerden yüzde 80'in üzerine çıktı. Bu dönüşüm, ihracat rakamlarına da yansıdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma ihracatı, 2023'te 5,5 milyar dolara ulaştı. 2024 hedefi ise 8 milyar dolar.
Uzmanlar, artan ihracatın sadece ekonomik değil stratejik bir başarı olduğunu vurguluyor. Türkiye, son yıllarda savunma alanında kendi kendine yeterliliği artırarak dışa bağımlılığı azalttı. Aynı zamanda ihracat yoluyla uluslararası savunma pazarında etkin bir oyuncu haline geldi. NATO üyesi ülkelerin yanı sıra Körfez ülkeleri, Asya ve Afrika'daki birçok ülke Türk savunma ürünlerine ilgi gösteriyor.
Gelecek projeksiyonları ve zorluklar
Önümüzdeki dönemde savunma ihracatının daha da artması bekleniyor. Milli Muharip Uçak (MMU) KAAN, Hürjet, Atak helikopteri, Milgem sınıfı korvetler ve çeşitli füze sistemleri için çok sayıda ülkeyle görüşmeler sürüyor. Ancak sektör temsilcileri, küresel tedarik zinciri sorunları, hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik risklerin ihracatı olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, bazı ülkelerin ihracat lisansı kısıtlamaları ve siyasi engeller sektörün önündeki başlıca zorluklar arasında.
2024 yılı sonuna doğru savunma ve havacılık ihracatının 8 milyar doları aşması halinde, sektör tarihinde yeni bir rekor kırılacak. Bu performans, Türkiye'nin cari açığının azaltılmasına da katkı sağlayacak. Savunma sanayii, yüksek katma değerli üretimi ve teknoloji yoğun yapısıyla ekonomiye önemli bir ivme kazandırıyor.