Mersin'de bir rehabilitasyon merkezinde eğitmen olarak çalışan Seda Pırıl C. (31), otizmli 5 yaşındaki K.Y.'ye darbettiği iddiasıyla tutuklanmıştı. Savcılığın geriye dönük kamera kayıtlarını incelemesinin ardından hazırlanan yeni iddianameyle sanık hakkında 'işkence' suçlaması yöneltildi. Dosya, ağır ceza mahkemesine gönderildi. Olay, Türkiye'de özel eğitim kurumlarında çocuk istismarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Kamera kayıtları suçlamayı değiştirdi
İlk soruşturmada eğitmen hakkında 'kasten yaralama' suçundan işlem yapılırken, savcılığın rehabilitasyon merkezinin geriye dönük kamera görüntülerini talep etmesiyle tablo değişti. İnceleme sonucunda K.Y.'ye yönelik sistematik ve acı verici davranışların tespit edildiği öne sürüldü. Yeni iddianamede, eylemin basit bir yaralama olarak değil, Türk Ceza Kanunu'nun 94. maddesinde düzenlenen 'işkence' suçu kapsamında değerlendirilmesi istendi.
İddianameye göre, kamera kayıtlarında eğitmenin çocuğa fiziksel müdahalede bulunduğu, onu zorlayıcı pozisyonlarda tuttuğu ve ağlamasına rağmen müdahaleyi sürdürdüğü anlar yer alıyor. Savcı, bu görüntülerin çocuk üzerinde kalıcı psikolojik hasar bırakabilecek nitelikte olduğunu belirterek, suçun nitelikli halden yargılanmasını talep etti.
Rehabilitasyon merkezi yönetimi konuyla ilgili yaptığı açıklamada, olayın hemen ardından eğitmenin işine son verildiğini ve kamera kayıtlarının savcılıkla paylaşıldığını bildirdi. Merkez, diğer öğrencilerin güvenliği için ek denetim mekanizmalarının devreye alındığını duyurdu.
Otizmli çocuklar ve özel eğitimde denetim sorunu
Olay, Türkiye'de özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki denetim eksikliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Otizmli çocuklar, iletişim güçlükleri nedeniyle yaşadıkları istismarı ifade etmekte zorlanabiliyor. Bu nedenle kamera kayıtları, bakım ve eğitim kurumlarında kritik bir delil işlevi görüyor. Uzmanlar, merkezlerde kayıt sistemlerinin kesintisiz çalışması ve bağımsız denetimlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Aileler, çocuklarını emanet ettikleri kurumlarda güvenlik standartlarının yetersiz olduğunu savunuyor. Bazı sivil toplum kuruluşları, özel eğitim personelinin psikolojik değerlendirmeden geçirilmesi ve düzenli denetimlerin zorunlu hale getirilmesi çağrısında bulunuyor.
Türk Ceza Kanunu'nda işkence suçu, kamu görevlisi olmayan kişiler tarafından da işlenebiliyor. Ancak uygulamada bu suçlamanın çocuğa yönelik şiddet davalarında nadiren gündeme geldiği belirtiliyor. Hukukçular, savcının bu yöndeki talebinin emsal teşkil edebileceğini ifade ediyor.
Dava süreci ve olası yaptırımlar
Sanık Seda Pırıl C., tutukluluk halinin devamına karar verilerek ağır ceza mahkemesine sevk edildi. İşkence suçundan mahkumiyet halinde, TCK 94. maddesi uyarınca 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Çocuğa karşı işlenmesi halinde cezanın artırılması gündeme gelebiliyor. Duruşma tarihi önümüzdeki günlerde belirlenecek.
K.Y.'nin ailesi, sürecin takipçisi olacaklarını ve benzer olayların yaşanmaması için mücadele edeceklerini açıkladı. Ailenin avukatı, kamera kayıtlarının tüm gerçeği ortaya koyduğunu savunarak, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Rehabilitasyon merkezlerindeki şiddet iddiaları son yıllarda artan bir sıklıkla kamuoyuna yansıyor. Uzmanlar, sorunun yalnızca bireysel değil, sistemik olduğunu belirtiyor. Personel eğitimi, denetim mekanizmaları ve ailelerin şikayet süreçlerine erişimi konusunda yapısal düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.
Mersin'deki dava, özel eğitim kurumlarında çocuk haklarının korunması ve denetim standartlarının yükseltilmesi açısından kritik bir sınav olarak görülüyor. Kamuoyu, mahkemenin vereceği kararın benzer olaylara caydırıcılık sağlayıp sağlamayacağını yakından izliyor.