Ordu'nun Korgan ilçesinde, sarp ve engebeli arazilerde fındık hasadı, üreticiler için giderek çekilmez bir hal alıyor. Bölgede günlük işçi yevmiyeleri 2 bin 500 liraya kadar yükselirken, artan maliyetler ve düşük alım fiyatları üreticiyi ekonomik olarak köşeye sıkıştırıyor. Korganlı üretici Hikmet Ayba, mevcut tablonun üreticileri iflasın eşiğine getirdiğini belirterek, yetkililere sesleniyor.
Zorlu Koşullar ve Yüksek Maliyetler
Karadeniz Bölgesi'nin kendine özgü coğrafyası, fındık hasadını diğer tarım ürünlerine göre çok daha zahmetli hale getiriyor. Özellikle Ordu'nun Korgan ilçesi gibi dağlık bölgelerde, fındık bahçelerine ulaşım oldukça güç. Sarp yamaçlarda, dik ve kaygan zeminlerde çalışmak, hem işçiler hem de üreticiler için büyük risk oluşturuyor. Bu zorlu koşullar, işçi bulmayı da güçleştiriyor ve yevmiyelerin rekor seviyelere çıkmasına neden oluyor.
Hikmet Ayba, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, geçen yıllara göre maliyetlerin en az iki katına çıktığını ancak ürün alım fiyatlarının bu artışı karşılamadığını vurguladı. "Çapa, budama, gübreleme derken yıl boyunca emek veriyoruz. Şimdi hasat zamanı en yüksek maliyeti biz ödüyoruz. Bir tarafta işçi bulma sorunu, bir tarafta maliyetler. Mahsulümüzü toplamak için ciddi bir bütçe ayırmak zorundayız" dedi.
Ayba, özellikle genç nüfusun büyük şehirlere göç etmesi nedeniyle kırsalda işgücü bulmanın her geçen yıl daha da zorlaştığını dile getirdi. "Yevmiyeleri 2 bin 500 liraya çıkardık ama yine de yeterli işçi bulamıyoruz. Çalışmak isteyenler de arazinin zorluğunu görünce vazgeçiyor. Başka çaresi olmayan biz üreticiler, kendi imkanlarımızla yetişmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Fındıkta Fiyat Beklentisi ve Gelecek Kaygısı
Fındık, Karadeniz Bölgesi için ekonomik olduğu kadar kültürel bir değer taşıyor. Milyonlarca insanın geçim kaynağı olan fındık, aynı zamanda ülke ekonomisine önemli döviz girdisi sağlıyor. Ancak son yıllarda yaşanan maliyet artışları ve istikrarsız alım fiyatları, üreticilerin geleceğe umutla bakmasını engelliyor. Ayba, "Fındığın kilosu 3-4 yıl önce neyse, bugün de hemen hemen aynı. Ama girdi fiyatları, işçilik derken her şey 5 katına çıktı. Bu gidişle gençler fındıktan soğuyacak, bahçeler bakımsız kalacak" diyerek endişelerini ifade etti.
Üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) alım fiyatlarının açıklanmasını beklerken, piyasadaki spekülatif hareketlerden de şikayetçi. Hasat döneminin yoğun olduğu bu günlerde, aracıların fiyatları düşürdüğünü ve üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Ayba, "Devletimizden tek istediğimiz, fındıkta gerçekçi bir fiyat politikası izlenmesi ve üreticinin korunması. Yoksa bu yıl hasat edilemeyen fındık, gelecek yıl bahçenin yüzüne bakmaz" uyarısında bulundu.
Üreticiden Yetkililere Çağrı
Hikmet Ayba, sesini duyurmak için yetkililere çağrıda bulunarak, "Bizler toprağa bağlı insanlarız. Bu topraklar bizi besliyor. Ama artık maliyetler karşısında dayanamıyoruz. Lütfen bizlere sahip çıkın, Sarp arazilerde fındık üretmenin ne demek olduğunu bir bilen olarak söylüyorum: Bu, her yıl biraz daha yalnızlaşan üreticinin hikayesidir" dedi.
Korgan Ziraat Odası yetkilileri de bölgede üreticilerin sorunlarını yakından takip ettiklerini belirterek, çözüm için Tarım ve Orman Bakanlığı'na rapor sunduklarını açıkladı. Oda Başkanı, yaptığı açıklamada, "Fındık üretiminin sürdürülebilirliği için taban fiyatın en az maliyetler kadar güncellenmesi ve sarp arazilere özel destekleme primleri verilmesi şart. Ayrıca, işçi bulma konusunda da yöresel çözümler geliştirilmeli" ifadelerini kullandı.
Bölgedeki üreticiler, hasadın başladığı şu günlerde gözlerini hükümetten gelecek fındık fiyatı açıklamasına çevirmiş durumda. TMO'nun açıklayacağı fiyat, hem bu sezonun kaderini belirleyecek hem de üreticilerin gelecek yıllara ilişkin umutlarını etkileyecek. Ancak şimdiden bir gerçek var ki, sarp arazilerde fındık üretimi her geçen yıl biraz daha zorlaşıyor ve üretici, emeğinin karşılığını almadan üretimden kopma noktasına geliyor.
Fındık hasadındaki bu zorluklar, yalnızca bölgesel bir sorun olmaktan çıkmış, ulusal ekonominin de önemli bir tartışma konusu haline gelmiştir. Fındıkta dünya lideri olan Türkiye'nin, bu avantajını sürdürebilmesi için üreticiyi ayakta tutacak politikaları hayata geçirmesi bir zaruret olarak görünüyor. Aksi takdirde, Karadeniz'in yeşil altını olarak bilinen fındık, gelecekte tarihin sayfalarında anılan bir ürün olmaktan kurtulamayabilir.