İstanbul Bayrampaşa Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında, belediyenin iştiraki İSTON’un (İstanbul Tasarım ve Endüstri Ürünleri A.Ş.) eski Genel Müdürü Aslan Bulut’un, hak ediş ödemelerini hızlandırmak için dönemin Belediye Başkanı Hasan Mutlu’ya yaklaşık 7 ay boyunca toplam 280 bin dolar rüşvet verdiği iddia edildi. İddianameye yansıyan detaylara göre Bulut, ödemelerin bir kısmını Mutlu’nun makamında bizzat elden teslim etti, diğer ödemeleri ise aracılar üzerinden gerçekleştirdi.
Rüşvet Taksitleri: Makamdan Araçlara Uzanan Yol
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Aslan Bulut’un Aralık 2022 ile Haziran 2023 arasında toplam 7 taksit halinde Hasan Mutlu’ya rüşvet verdiği aktarılıyor. Ödemelerin ilk ikisinin doğrudan başkanın makamında, diğerlerinin ise başkanın talimatıyla şoförü veya yakın çalışanları aracılığıyla teslim edildiği öne sürülüyor. Bulut’un ifadesinde, “Hak edişlerimizin ödenmesi için başkanla görüştüm. Kendisi bazı taleplerde bulundu. Ben de işlerimizin aksamaması için bu ödemeleri yaptım” dediği kaydedildi.
İddianamede yer alan banka kayıtları ve tanık ifadelerine göre, ödemelerin büyük bölümü ABD doları cinsinden gerçekleştirildi. Bulut’un şirket hesaplarından çekilen paraların, Mutlu’nun yakın çevresindeki kişilerin hesaplarına aktarıldığı, ardından nakit olarak çekildiği belirlendi. Soruşturmacılar, taksitli rüşvet uygulamasının, kamu ihalelerindeki usulsüzlükleri gizlemek amacıyla bilinçli olarak yapıldığını değerlendiriyor.
Yolsuzluk Soruşturmasının Perde Arkası
Bayrampaşa Belediyesi’ne yönelik soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023 yılında başlattığı bir ihbar üzerine harekete geçmesiyle başladı. İhbar dilekçesinde, belediyenin iştiraki olan şirketlerden İSTON’un ihale süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı, kamu zararına yol açıldığı ve bazı firmaların kollandığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında daha önce belediyenin imar müdürlüğü ve fen işleri birimlerinde çalışan bazı bürokratlar gözaltına alınmış, Hasan Mutlu ise bir süre tutuklu kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Bayrampaşa Belediyesi, İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yoğun bir yerleşim alanı olup, son yıllarda özellikle kentsel dönüşüm projeleriyle gündeme geliyor. Belediye bütçesinde milyonlarca liralık ihale hacmi bulunuyor. Aslan Bulut’un sahibi olduğu İSTEM firması, belediyenin yol yapım, altyapı düzenlemesi, park ve yeşil alan bakımı gibi birçok ihalesini alıyor. Soruşturma dosyasında, bu ihalelerin bazılarının pazarlık usulüyle yapıldığı, rekabetin engellendiği ve firmalar arasında anlaşma sağlandığı yönünde tespitler de yer alıyor.
Yaşanan bu iddialar, kamuoyunda belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına yönelik duyarlılığı artırırken, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bayrampaşa halkı ise belediyesinin bu tür iddialarla anılmasından dolayı endişeli. Mahalle sakinleri, kentsel dönüşüm projelerinin yavaşlaması ve belediyenin itibar kaybı nedeniyle kaygılı olduklarını ifade ediyor.
Soruşturma sürerken gözler, iddianameyi kabul edip etmeyecek olan mahkemeye çevrildi. Aslan Bulut ve Hasan Mutlu’nun yanı sıra bazı belediye bürokratları ve aracı kişilerin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. Şüpheliler hakkında “rüşvet almak”, “rüşvet vermek”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “kamu zararına neden olma” suçlarından 3 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mahkemenin önümüzdeki aylarda davayı görüşmeye başlaması bekleniyor.
Türkiye’de yerel yönetimlerde yaşanan bu tür yolsuzluk iddiaları, merkezi hükümetin ve adli makamların üzerinde hassasiyetle durduğu konular arasında. İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz yıllarda belediyelere yönelik teftişlerin artırıldığını açıklamıştı. Bugün ise Bayrampaşa Belediyesi’nin yaşadığı bu süreç, hem bir uyarı niteliği taşıyor hem de kamu ihale mevzuatının ne derece önemli olduğunu hatırlatıyor. Rüşvetin taksite bağlanması ise ayrı bir ironi olarak kayıtlara geçti. Adalet sisteminin bu dosyayı ne kadar sürede sonuçlandıracağı ve şüphelilerin ceza alıp almayacağı, katılımcılar kadar kamu vicdanında da beklenen bir karar olacak.