İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından Saraçhane'de düzenlenen eylemlere ilişkin "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla yargılanan 16 kişi hakkında mahkeme kararını açıkladı. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanıklardan 12'si beraat ederken, 4 kişi 11 ay 20'şer gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hapis cezası alan sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.
Davanın Arka Planı ve Suçlamalar
Saraçhane'de 2025 yılında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla düzenlenen eylemler sırasında, bazı katılımcıların Cumhurbaşkanı'na yönelik hakaret içeren ifadeler kullandığı iddia edilmişti. Savcılık, bu eylemlerde yer aldığı tespit edilen 16 kişi hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan dava açmıştı. Dava süreci, ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı bağlamında kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların eylemler sırasında attığı sloganlar ve taşıdığı pankartlar delil olarak gösterilmişti. Sanıklar ise suçlamaları kabul etmeyerek, eylemlerin barışçıl olduğunu ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu.
Mahkeme Kararı ve Gerekçeler
Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda 12 sanığın beraatine karar verdi. Beraat gerekçesinde, bu kişilerin eylemlerdeki rollerinin suç teşkil edecek nitelikte olmadığı ve delillerin yeterli olmadığı belirtildi. Hapis cezası alan 4 sanık için ise mahkeme, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunun sabit olduğunu ancak sanıkların geçmişi ve duruşmalardaki tutumları nedeniyle cezaların HAGB'ye çevrildiğini açıkladı.
HAGB kararı, sanıkların 5 yıl boyunca herhangi bir suç işlememeleri halinde cezalarının düşeceği anlamına geliyor. Karar duruşmasında sanık avukatları, beraat kararlarını olumlu karşıladıklarını ancak hapis cezası alan müvekkilleri için itiraz yollarını kullanacaklarını belirttiler.
Kamuoyu ve Siyasi Tepkiler
Karar, siyasi çevrelerde farklı yorumlara yol açtı. Muhalefet partileri, davanın siyasi bir nitelik taşıdığını ve ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik olduğunu savunurken, iktidar kanadı yargının bağımsız karar verdiğini ve hukukun üstünlüğünün gereğinin yapıldığını ifade etti. İnsan hakları kuruluşları ise toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altında olduğunu hatırlatarak, barışçıl eylemlere katılanların cezalandırılmasının endişe verici olduğunu dile getirdi.
Dava, Türkiye'de son yıllarda artan siyasi davalar ve ifade özgürlüğü tartışmaları bağlamında önemli bir örnek teşkil ediyor. Saraçhane eylemleri, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından geniş katılımlı protestolara sahne olmuş ve günlerce sürmüştü. Bu eylemler sırasında polis ile göstericiler arasında zaman zaman gerginlikler yaşanmış, yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı.
Hukuki Değerlendirme ve Gelecek Süreç
Hukukçular, kararın temyiz edilmesi halinde dosyanın istinaf mahkemesine taşınacağını belirtiyor. HAGB kararına itiraz süresi 7 gün olarak biliniyor. Sanık avukatlarının, ceza alan müvekkilleri için bu süre içinde itirazda bulunması bekleniyor. Ayrıca beraat eden sanıklar açısından herhangi bir itiraz hakkı bulunmuyor.
Bu dava, aynı eylemler kapsamında yargılanan diğer kişiler için de emsal teşkil edebilir. Saraçhane protestolarıyla ilgili açılan onlarca dava bulunuyor ve bu karar, diğer davaların seyrini etkileyebilir. Mahkemenin beraat yönündeki tutumu, benzer dosyalarda da dikkate alınabilir.
Sonuç olarak, Saraçhane davasında verilen karar, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 12 kişinin beraatı, yargının bir kısmının eylemleri suç kapsamında görmediğini gösterirken, 4 kişiye verilen hapis cezaları ise konunun henüz kapanmadığını ortaya koyuyor. Süreç, temyiz aşamasında yeni gelişmelere açık. Kamuoyunun dikkatle takip ettiği dava, Türkiye'nin hukuk devleti ve demokrasi standartları açısından önemli bir sınav niteliğinde.