Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Mersin 3. ve 4. Sulh Ceza Hâkimlikleri, LGBT propagandası yaptığı ve devam eden adli soruşturmaları hedef aldığı belirtilen çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirdi. Karar, sosyal medya platformlarında yürütülen propaganda faaliyetlerine yönelik yargısal bir müdahale olarak kayda geçti. Erişim engeli kararlarının, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde ve soruşturmaların selameti açısından alındığı ifade edildi.
Savcılık Talebi ve Hâkimlik Kararları
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya üzerinden yürütülen ve "sapkın propaganda" olarak nitelendirilen paylaşımlara ilişkin bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, LGBT propagandası yaptığı ve devam eden adli soruşturmaları hedef aldığı iddia edilen çok sayıda hesap tespit edildi. Başsavcılığın talebi doğrultusunda Mersin 3. ve 4. Sulh Ceza Hâkimlikleri, bu hesaplara erişimin engellenmesine karar verdi.
Kararların gerekçesinde, paylaşımların toplumsal düzeni bozucu nitelik taşıdığı ve yürütülen soruşturmaları etkilemeye yönelik olduğu belirtildi. Erişim engeli, ilgili sosyal medya platformlarının Türkiye temsilciliklerine tebliğ edildi. Hâkimlik kararlarının, 5651 sayılı Kanun kapsamında alındığı öğrenildi.
Erişim Engelinin Kapsamı ve Yasal Dayanak
Erişim engeli kararları, yalnızca belirli hesapları kapsıyor. Kararın, söz konusu hesapların içeriklerine Türkiye'den erişimi geçici olarak durdurduğu belirtildi. Yasal süreç tamamlanana kadar engelin devam edeceği ifade edildi.
Türkiye'de sosyal medya platformlarına yönelik erişim engeli kararları, 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve ilgili diğer hükümler çerçevesinde alınabiliyor. Bu tür kararlar, genellikle kişilik haklarının korunması, milli güvenlik, kamu düzeni veya suç işlenmesinin önlenmesi gibi gerekçelere dayandırılıyor. Mersin'deki kararların da benzer bir yasal çerçevede alındığı anlaşılıyor.
Toplumsal ve Hukuki Boyut
Son yıllarda LGBT içerikli paylaşımlara yönelik erişim engeli kararları Türkiye'nin gündeminde sıkça yer alıyor. Bu kararlar, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki denge tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Hukukçular, erişim engelinin orantılı ve hukuki denetimden geçmiş olması gerektiğini vurguluyor.
Mersin'deki karar, yerel bir savcılığın talebiyle alınması bakımından dikkat çekiyor. Kararın, benzer soruşturmalar için emsal teşkil edip etmeyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Erişim engeli kararına itiraz yolu açık. İlgili hesapların sahipleri, karara itiraz edebilecek.
Arka Plan: Türkiye'de Sosyal Medya Düzenlemeleri
Türkiye, sosyal medya platformlarına yönelik düzenlemelerini son yıllarda sıkılaştırdı. 2020'de kabul edilen ve 2021'de yürürlüğe giren 7253 sayılı Kanun ile sosyal medya şirketlerine Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu getirildi. Bu düzenleme, erişim engeli kararlarının uygulanmasını kolaylaştırdı.
Ayrıca, Dezenformasyonla Mücadele Kanunu olarak bilinen düzenleme ile sosyal medya içeriklerine yönelik yaptırımlar artırıldı. Bu kapsamda, özellikle kamu düzenini bozucu içerikler, adli soruşturmaları etkilemeye yönelik paylaşımlar ve nefret söylemi içeren içerikler daha sık erişim engeliyle karşılaşabiliyor.
Mersin'deki son karar, bu genel eğilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kararın, sosyal medya platformlarının içerik denetim politikalarını da etkileyebileceği belirtiliyor.
Değerlendirme
Mersin'de alınan erişim engeli kararları, Türkiye'de sosyal medya içeriklerine yönelik yargısal müdahalenin son örneği. Kararın hukuki gerekçeleri ve kapsamı, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Önümüzdeki süreçte, benzer kararların sıklığı ve bu kararların yargı denetiminden nasıl geçeceği, Türkiye'nin dijital haklar alanındaki yönelimini belirleyecek.
Erişim engeli kararlarının, soruşturmaların sağlıklı yürütülmesi için gerekli olduğu savunulurken, eleştirmenler bu tür müdahalelerin ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceğini dile getiriyor. Mersin'deki kararın, bu tartışmanın yeni bir halkasını oluşturduğu söylenebilir. Konuya ilişkin gelişmeler, kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.