İstanbul Sarıyer'de 2024 yılında bir kişinin hayatını kaybettiği Santa Maria Kilisesi'ndeki silahlı saldırıya ilişkin davada, mahkeme sanıklara verilen hapis cezalarını usul ve yasaya uygun bularak kararı onadı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği cezaların hukuka uygun olduğuna hükmetti. Karar, saldırının ardından başlayan yargı sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Saldırının detayları ve yargı süreci
28 Ocak 2024 tarihinde, Sarıyer'deki Santa Maria Kilisesi'nde düzenlenen Pazar ayini sırasında maskeli iki saldırgan, kiliseye girerek ateş açmıştı. Saldırıda, 52 yaşındaki Tuncer Cihan hayatını kaybederken, olayla ilgili 8 şüpheli gözaltına alınmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, saldırganların DEAŞ bağlantılı olduğu iddia edilmişti. İddianamede, sanıklar hakkında "kasten öldürme", "öldürmeye teşebbüs", "silahla yağma" ve "terör örgütü üyeliği" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve çeşitli hapis cezaları talep edilmişti.
Yerel mahkeme, yargılama sonucunda 4 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, diğer sanıkları ise çeşitli sürelerle hapis cezasına çarptırmıştı. Sanık avukatlarının temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kararı hukuka uygun buldu. Mahkeme, sanıkların eylemlerinin "terör amacıyla işlendiği" gerekçesiyle cezaların indirimsiz uygulanmasında bir hata olmadığını vurguladı.
Kararın bağlamı ve toplumsal yankılar
Santa Maria Kilisesi saldırısı, Türkiye'de son yıllarda artan yabancı düşmanlığı ve terör olayları bağlamında büyük yankı uyandırmıştı. Saldırının hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya olayı kınayarak, faillerin en kısa sürede adalete teslim edileceğini açıklamıştı. Saldırı, aynı zamanda Türkiye'deki dini azınlıkların güvenliği konusunda tartışmaları da beraberinde getirmişti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, saldırının ardından kiliseye taziye ziyaretlerinde bulunmuştu.
Hukukçular, kararın emsal teşkil edebileceğini belirtirken, bazı insan hakları örgütleri yargılamanın adil bir şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Saldırıda hayatını kaybeden Tuncer Cihan'ın ailesi, kararın ardından yaptığı açıklamada, adaletin yerini bulmasından dolayı memnun olduklarını ancak yaşadıkları acının hafiflemediğini dile getirdi. Olay, İtalya'nın İstanbul Başkonsolosluğu tarafından da yakından takip edilmiş, saldırının ardından kilisede düzenlenen anma törenine konsolosluk yetkilileri de katılmıştı.
Kararın bağımsız bir değerlendirmesi yapıldığında, Türk yargı sisteminin terör suçlarına karşı hassasiyetini koruduğu ancak benzer olayların tekrarlanmaması için istihbarat ve önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiği söylenebilir. Saldırı, dini mekanların güvenlik zaafiyetini de gündeme getirmiş; emniyet güçlerinin risk altındaki ibadethaneler için ek önlemler almasına yol açmıştır. Bu tür olayların toplumsal barışı hedef aldığı unutulmamalı, yargı kararlarının caydırıcılığı kadar toplumsal dayanışma da önemini korumaktadır.