CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar'ın, sahte lise denklik belgeleriyle Türkiye'deki tıp, hukuk ve eczacılık fakültelerine yerleşen kişilere yönelik soruşturmaların araştırılması için verdiği Meclis araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergede, bu belgelerle kritik bölümlere giren öğrenci sayısının yüksek olduğu ve denklik sürecinde usulsüzlükler yaşandığı iddia ediliyordu. Coşar, reddi "liyakat düşmanlığı" olarak nitelendirdi.
Önergenin içeriği ve iddialar
Aliye Coşar'ın önergesinde, yurt dışından alınan sahte lise denklik belgeleriyle özellikle tıp, hukuk ve eczacılık gibi puanı yüksek bölümlere çok sayıda öğrencinin yerleştiği belirtiliyordu. Bu belgelerin, YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı denetimindeki denklik süreçlerinde sahte olarak kullanıldığı, bazı vakalarda suç duyurusunda bulunulduğu ancak soruşturmaların yetersiz kaldığı ifade edildi. Önergede ayrıca, bu durumun eğitim sistemine ve kamu güvenine zarar verdiği, mezun olanların mesleki yeterliliklerinin sorgulanmasına yol açtığı vurgulanıyordu. Coşar, Meclis bünyesinde bir araştırma komisyonu kurularak konunun tüm boyutlarıyla incelenmesini ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını talep etmişti.
Siyasi partilerden tepkiler
Önergenin görüşülmesi sırasında AKP ve MHP milletvekilleri, konunun zaten yargı ve idari süreçlerde olduğunu, Meclis araştırmasına gerek bulunmadığını savundu. CHP ve diğer muhalefet partileri ise önergenin reddini eleştirerek, hükümetin liyakatten uzaklaştığını ve eğitimdeki usulsüzlükleri örtbas ettiğini ileri sürdü. Coşar, oylama sonrası yaptığı açıklamada, "Bu önergenin reddi, sahte belgelerle eğitim alanların yanında olmak anlamına geliyor. Hukuk, tıp gibi hayati mesleklerde liyakat yerine torpil ve sahtecilik mi geçerli olacak?" dedi. MHP kanadı ise konunun istismar edildiğini ve yargının gerekeni yapacağını belirtti.
Geçmişteki benzer skandallar
Türkiye'de sahte lise denklik belgesi skandalları daha önce de gündeme gelmişti. 2019 yılında, Kosova'dan alınan sahte denkliklerle birçok öğrencinin üniversitelere yerleştiği ortaya çıkmış, bazı öğrencilerin kaydı silinmişti. Yine 2021'de Makedonya kaynaklı benzer bir usulsüzlük tespit edilmişti. Ancak bu olaylarda soruşturmaların çoğu zaman sınırlı kaldığı ve cezaların caydırıcı olmadığı eleştirileri yapılıyor. Eğitim uzmanları, denklik süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini ve uluslararası belge doğrulama sistemlerinin kurulmasının önemini vurguluyor.
Bağımsız değerlendirme
Meclis araştırması önergesinin reddi, eğitimde şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından endişe verici bir örnek oluşturuyor. Sahte belgelerle kritik mesleklere girişin engellenmesi, sadece bireysel mağduriyetleri değil, toplum sağlığı ve adalet sistemi gibi alanlarda kamu güvenini de doğrudan etkiliyor. Muhalefetin bu konuyu gündemde tutması, ileride benzer skandalların önlenmesi için caydırıcı bir adım olabilir. Ancak yasama organının bu tür usulsüzlükleri araştırmaktan kaçınması, liyakat ilkesinin zedelenmesine yol açma riski taşıyor.