Türkiye'de sağlık tesislerinde kalite standartlarını yükseltmeyi hedefleyen akreditasyon sistemine ilgi hızla artıyor. Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (SHKAE) yetkilisi Doç. Dr. Bayram Demir, kamu, özel ve üniversite hastanelerinden yaklaşık 180 yeni akreditasyon başvurusu alındığını duyurdu. Bu sayının önümüzdeki aylarda daha da yükseleceğini belirten Demir, akreditasyon sürecinin hasta güvenliği ve hizmet kalitesini artırmada kritik bir rol oynadığını vurguladı.
Akreditasyon süreci nasıl işliyor?
Sağlık tesislerinde akreditasyon, belirlenen ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğu denetleyen bir değerlendirme sistemi olarak tanımlanıyor. Bu süreçte hastanelerin enfeksiyon kontrolü, acil servis yönetimi, hasta hakları, tıbbi cihaz bakımı gibi birçok alanda belirli kriterleri karşılaması gerekiyor. SHKAE tarafından yürütülen değerlendirmeler sonucunda başarılı olan tesisler, belirli bir süre için akredite ediliyor. Doç. Dr. Bayram Demir, "Akreditasyon, sağlık kurumlarının kendini sürekli geliştirmesini teşvik eden bir mekanizmadır. Bu sayede hastalar daha güvenli ve kaliteli hizmet alır" dedi.
Başvurulardaki artışın nedenleri
Son dönemde başvuru sayısındaki artışın birden çok sebebi bulunuyor. Bunlar arasında Sağlık Bakanlığı'nın akreditasyonu teşvik eden politikaları, hastaneler arası rekabet ve hasta memnuniyetinin ön planda tutulması sayılabilir. Ayrıca akredite olmak, sağlık tesislerinin uluslararası hasta potansiyelini artırmada da önemli bir faktör. Demir, "Özellikle özel hastaneler ve üniversite hastaneleri, akreditasyon sayesinde yurt dışı hasta çekme konusunda avantaj elde ediyor. Kamu hastaneleri ise hem bütçe verimliliği hem de hizmet kalitesini artırmak için başvuruyor" şeklinde konuştu.
Hedef: Daha fazla tesiste akreditasyon
SHKAE'nin verilerine göre, Türkiye genelinde akredite sağlık tesisi sayısı 2024 itibarıyla 500'ü geçmiş durumda. Yeni başvurularla birlikte bu sayının 2025 yılı sonuna kadar 700'e ulaşması hedefleniyor. Doç. Dr. Bayram Demir, akreditasyonun sadece büyük şehirlerdeki hastanelerle sınırlı kalmaması gerektiğini, kırsal bölgelerdeki sağlık ocakları ve aile sağlığı merkezlerinin de sürece dahil edilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. "Amacımız yedi bölgede, her vatandaşın eşit kalitede sağlık hizmetine erişmesini sağlamak. Bu nedenle akreditasyonu yaygınlaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasında" dedi.
Bağımsız değerlendirme
Türkiye'de sağlıkta akreditasyon başvurularındaki bu artış, ülkenin sağlık turizmi potansiyelini artırmanın yanı sıra yerel hasta memnuniyetini de olumlu etkileyecek bir gelişme. Ancak sürecin sürdürülebilir olması için denetim mekanizmalarının bağımsız ve şeffaf işlemesi büyük önem taşıyor. Ayrıca küçük ölçekli sağlık kuruluşlarının maliyet ve personel yetersizliği gibi nedenlerle akreditasyondan geri kalmaması için destekleyici politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Sağlık sisteminin tüm paydaşlarının bu sürece aktif katılımı, kalite standartlarının kalıcı hale gelmesinde belirleyici olacaktır.