Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel taşlarından biri olan 'Üreten Sağlık' modeliyle, teknoloji geliştiren ve bilgiyi ürüne dönüştüren güçlü bir sağlık ekosistemi inşa ettiklerini belirtti. Bakan Memişoğlu, yerli aşı ve ilaç üretiminden tıbbi cihazlara kadar geniş bir yelpazede yerlileşme ve ihracat odaklı bir strateji izlediklerini vurguladı.
Üreten Sağlık modelinin detayları
Bakan Memişoğlu, düzenlenen bir programda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlık alanında dışa bağımlılığını azaltmayı hedefleyen 'Üreten Sağlık' modelini anlattı. Bu model kapsamında, Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verildiğini, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirildiğini ve sağlık teknolojileri start-uplarının desteklendiğini ifade etti. Memişoğlu, 'Teknolojisini geliştiren, bilgisini ürüne dönüştüren ve ürettiklerini insanlığın yararına sunan bir ekosistem inşa ediyoruz' dedi.
Hedefler ve somut adımlar
Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, yerli aşı geliştirme programı, biyoteknolojik ilaç üretimi ve tanı kitleri gibi kritik alanlarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Ayrıca, tıbbi cihazlarda yerlileşme oranının artırılması için teşvik mekanizmaları devreye alındı. Memişoğlu, 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun taşıyıcı kolonlarından biri olan Üreten Sağlık modelimizle, ülkemizi sağlık teknolojilerinde bir üs haline getirmeyi amaçlıyoruz' şeklinde konuştu.
Bakan, sağlık alanındaki bu dönüşümün sadece yerel ihtiyaçları karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda ihracat potansiyelini de artıracağını söyledi. Türkiye'nin son yıllarda sağlık turizminde yakaladığı başarının, üreten sağlık modeliyle daha da ileri taşınacağını belirtti. Yerli üretimin artmasıyla birlikte sağlık harcamalarında da tasarruf sağlanması bekleniyor.
Uzmanlar, 'Üreten Sağlık' modelinin Türkiye'nin sağlıkta dışa bağımlılığını azaltma ve pandemi gibi krizlere karşı hazırlıklı olma açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. Modelin başarısı, Ar-Ge yatırımlarının sürdürülebilirliği ve özel sektörün katılımına bağlı.