Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Filistin Devleti'nin Birleşmiş Milletler (BM) kararları doğrultusunda kurulması için zamanın geldiğini ifade etti. Lavrov, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) ABD'nin Gazze Şeridi ile ilgili barış planını onayladığını hatırlatarak, "Ancak orada barış sağlanmadı." dedi. Bu açıklama, Rusya'nın Orta Doğu'daki tutumunu netleştirmesi açısından dikkat çekti.
Lavrov: "BM kararları hayata geçirilmeli"
Lavrov, yaptığı yazılı açıklamada, Filistin sorununun çözümü için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarının yıllardır uygulanmadığını belirten Lavrov, "İki devletli çözüm" ilkesinin artık eyleme dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Rusya'nın, Filistin halkının meşru haklarını desteklediğini yineleyen Lavrov, Doğu Kudüs'ün başkent olduğu bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasının bölgede kalıcı barışın anahtarı olduğunu ifade etti.
Lavrov'un bu açıklaması, ABD'nin önceki dönemde açıkladığı ve BMGK'da onaylanan Gazze barış planının ardından geldi. Söz konusu plan, ekonomik yardımlar ve altyapı projeleri içeriyordu ancak Filistinlilerin siyasi haklarını ele almıyordu. Lavrov, planın barış getirmediğini, aksine Filistin meselesini askıya aldığını savundu.
BMGK kararları ve ABD planı
BM Güvenlik Konseyi, 2016 yılında kabul ettiği 2334 sayılı kararla İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yerleşim faaliyetlerini kınamış ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtmişti. Ancak bu kararın uygulanması için somut adım atılmadı. ABD'nin 2020'de açıkladığı Orta Doğu barış planı ise Filistin Devleti'nin sınırlı egemenliğe sahip olacağı, ancak İsrail'in güvenlik kontrolünü elinde tutacağı bir model öneriyordu. Filistin yönetimi bu planı reddetmişti.
Rusya, BM kararlarına dayalı iki devletli çözümü savunuyor. Lavrov'un son açıklaması, Rusya'nın Filistin meselesindeki geleneksel pozisyonunu yinelediği şeklinde yorumlandı. Moskova, Filistin'in BM'de tam üyelik başvurusunu da destekliyor.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel denklem
Lavrov'un açıklamasına İsrail'den henüz resmi bir yanıt gelmedi. Filistin yönetimi ise Rusya'nın tutumundan memnuniyet duyduğunu açıkladı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, BM kararlarının uygulanması için uluslararası konferans toplanması çağrısında bulunmuştu.
ABD yönetimi ise Rusya'nın açıklamasını "tek taraflı" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray Sözcüsü, "Barış ancak taraflar arasında doğrudan müzakerelerle sağlanır. Rusya'nın açıklamaları süreci zorlaştırıyor." dedi. ABD, BMGK'da Filistin Devleti'nin tanınmasına yönelik girişimleri veto etmişti.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, iki devletli çözümün tek yol olduğunu belirterek, "BM kararlarına bağlıyız ancak önce şiddetin durması gerekiyor." ifadesini kullandı.
Filistin Devleti'nin tanınması süreci
Filistin, 2012'de BM Genel Kurulu'nda gözlemci devlet statüsü kazandı. 2024 itibarıyla 139 ülke Filistin'i bağımsız devlet olarak tanıyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi'nde tam üyelik için yapılan başvuru, ABD'nin vetosu nedeniyle askıda. Rusya, Çin ve birçok ülke Filistin'in tam üyeliğini destekliyor.
Uzmanlar, Rusya'nın açıklamasının sembolik olduğunu, ancak Batı ile yaşanan Ukrayna kaynaklı gerilim ortamında Moskova'nın Orta Doğu'da etkinlik arayışının bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Rusya, son yıllarda Hamas ve Fetih ile temaslarını sürdürüyor; geçtiğimiz ay Moskova'da Filistinli gruplar arasında uzlaşı görüşmeleri yapılmıştı.
Lavrov'un açıklaması, İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarının ardından gelen ateşkes çabalarına denk geldi. Bölgede insani kriz derinleşirken, uluslararası toplumun Filistin Devleti konusundaki tutumu yeniden tartışılıyor.