New York Times gazetesinin haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırılardan önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu olası bir saldırı konusunda uyardı. Gazete, BAE'nin istihbarat paylaşımı yoluyla Netanyahu hükümetini bilgilendirdiğini, ancak bu uyarıların gereken şekilde değerlendirilmediğini öne sürdü. Haber, saldırının birinci yılına yaklaşılırken İsrail'in istihbarat başarısızlığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
BAE'den İstihbarat Paylaşımı İddiası
New York Times'ın ismi açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberine göre, BAE makamları 7 Ekim öncesinde İsrail'e Hamas'ın olası bir saldırı hazırlığına dair bilgiler iletti. Gazete, BAE'nin bölgesel istihbarat ağları üzerinden elde ettiği bilgileri Netanyahu'nun ofisine ulaştırdığını, ancak İsrail tarafının bu uyarıları yeterince ciddiye almadığını yazdı. Haberde, uyarının içeriği ve zamanlamasına dair ayrıntılar paylaşılmadı.
BAE, 2020'de İbrahim Anlaşmaları kapsamında İsrail ile diplomatik ilişkiler kuran ilk Körfez ülkesi olmuştu. İki ülke arasındaki istihbarat iş birliği, anlaşmanın ardından hızla gelişmişti. Bu durum, BAE'nin İsrail'e yönelik güvenlik tehditleri konusunda bilgi sahibi olabileceği ve bu bilgileri paylaşabileceği yönündeki iddiaları güçlendiriyor.
Netanyahu Hükümetine Yönelik Eleştiriler
Haberde, Netanyahu'nun uyarıları göz ardı ettiği ileri sürülüyor. İsrail basınında daha önce yer alan bazı haberlerde de istihbarat birimlerinin saldırı öncesinde çeşitli sinyaller aldığı ancak siyasi ve askeri düzeyde yeterli önlem alınmadığı iddia edilmişti. 7 Ekim saldırıları, İsrail tarihinde en çok can kaybına yol açan tek günlük saldırı olarak kayıtlara geçti. Saldırıda yaklaşık 1.200 kişi hayatını kaybetti ve 250'den fazla kişi rehin alındı.
İsrail hükümeti, saldırının sorumluluğunu Hamas'a yüklerken, iç istihbarat ve güvenlik zafiyetine dair bağımsız bir soruşturma başlatılmadı. Muhalefet ve bazı güvenlik uzmanları, Netanyahu'nun istihbarat uyarılarını siyasi nedenlerle hafife aldığını savunuyor. Başbakanlık Ofisi ise konuya ilişkin doğrudan bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar
New York Times'ın haberi, İsrail'in istihbarat kapasitesi ve karar alma mekanizmalarına dair uluslararası alanda yeni soru işaretleri oluşturdu. BAE'nin uyarısı, İbrahim Anlaşmaları sonrası kurulan güvenlik iş birliğinin pratikte ne kadar etkili olduğu sorusunu da gündeme getirdi. Körfez ülkeleri, saldırı sonrası İsrail'e yönelik eleştirilerini artırırken, BAE'nin tutumu dengeli bir çizgide kaldı.
Öte yandan, ABD yönetimi de saldırı öncesinde İsrail'e çeşitli uyarılarda bulunduğunu açıklamıştı. Ancak Netanyahu hükümeti, bu uyarıların somut bir istihbarat değeri taşımadığını savunmuştu. NYT'nin son haberi, bu tartışmayı yeni bir boyuta taşıyor.
Uzmanlar, 7 Ekim saldırılarının sadece askeri bir başarısızlık değil, aynı zamanda diplomatik ve istihbari bir kriz olduğunu belirtiyor. BAE'nin uyarısının zamanında dikkate alınmaması, İsrail'in bölgesel müttefikleriyle olan güven ilişkilerini de zedeleyebilir. Saldırının ardından Gazze'de başlayan savaş, bölgedeki gerilimi daha da artırdı ve on binlerce sivilin hayatını kaybetmesine yol açtı.
Sonuç ve Değerlendirme
New York Times'ın haberi, 7 Ekim saldırılarının önlenebilir olup olmadığına dair soruları derinleştiriyor. BAE gibi önemli bir bölgesel aktörün uyarılarına rağmen İsrail'in hazırlıksız yakalanması, istihbarat ve karar alma süreçlerindeki yapısal sorunlara işaret ediyor. Olayın birinci yılında hâlâ bağımsız bir soruşturmanın yapılmamış olması, İsrail kamuoyunda güven kaybını artırıyor. Uluslararası toplum ise benzer istihbarat paylaşımlarının gelecekte nasıl daha etkin kullanılacağını tartışıyor.