Türkiye'den Rusya'ya taze meyve ve sebze taşıyan Türk bayraklı Ro-ro gemisi NADHEZNA, Novorossiysk açıklarında drone saldırısına hedef oldu. Saldırı sonucu gemide yangın çıktı, 3'ü Türk toplam 4 mürettebat yaralandı. Gemi kaptanı, saldırının Ukrayna tarafından düzenlendiğini iddia etti. Olay, Karadeniz'deki ticari gemicilik için güvenlik risklerini yeniden gündeme getirdi.
Saldırının Ayrıntıları
NADHEZNA adlı Ro-ro gemisi, dün sabah saatlerinde Novorossiysk limanına yaklaşırken insansız hava araçlarının (İHA) saldırısına uğradı. Gemi kaptanı, saldırının iki dalga halinde gerçekleştiğini ve ilk dronun güverteye isabet etmesiyle yangının başladığını belirtti. Mürettebat, geminin yangın söndürme sistemlerini devreye sokarak yangını kontrol altına almaya çalıştı. Bölgeye sevk edilen Rus sahil güvenlik ekipleri, yaralıları tahliye ederek Novorossiysk'teki hastanelere kaldırdı. Yaralıların durumlarının iyi olduğu ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.
Geminin, İstanbul'dan yola çıktığı ve Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki önemli liman kenti Novorossiysk'e düzenli seferler yaptığı öğrenildi. Taşınan yükün taze meyve ve sebze olduğu, saldırının ardından geminin önemli bir hasar almadığı ancak bir süre limana yanaşamayacağı açıklandı.
Kaptanın İddiası ve Tarafların Tepkisi
Gemi kaptanı, olaydan hemen sonra yaptığı açıklamada, dronların Ukrayna'ya ait olduğunu öne sürdü. Bu iddia, Rusya-Ukrayna savaşında Karadeniz'in ticari gemiler için bir çatışma alanı haline geldiğinin bir göstergesi olarak yorumlandı. Ukrayna tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, Rus yetkililer olayı 'provokasyon' olarak nitelendirdi ve soruşturma başlattı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, uluslararası hukuka aykırı bu tür saldırıların kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği de olayı yakından takip ettiğini ve yaralı Türk vatandaşlarına konsolosluk desteği sağlamak üzere harekete geçtiğini bildirdi. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Türkiye'nin Karadeniz'deki ticari gemilerin güvenliğine büyük önem verdiğini ve bu tür olayların bölgesel istikrarı olumsuz etkilediğini belirtti.
Karadeniz'de Artan Riskler
Bu saldırı, savaşın başlangıcından bu yana Karadeniz'de ticari gemilere yönelik artan tehditlerin son halkası olarak kayda geçti. Son iki yılda, özellikle tahıl koridoru anlaşmasının bozulmasının ardından bölgedeki güvenlik durumu belirsizliğini koruyor. Rusya, Ukrayna limanlarını abluka altına almış, her iki taraf da denizdeki dronları savaşın taktiksel bir aracı olarak kullanmıştı. Türk armatörler, Karadeniz'deki seferlerde artan risk nedeniyle sık sık uyarılarda bulunuyor ve sigorta primlerinin yükseldiğine dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bu tür saldırıların sivil deniz ticaretini hedef alması nedeniyle uluslararası hukuk açısından ciddi ihlaller oluşturduğunu, ancak tarafların birbirini suçlaması nedeniyle olayların çoğu zaman aydınlatılamadığını ifade ediyor. Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına rağmen savaşın uzaması, Karadeniz'i sadece askeri değil, ekonomik olarak da kırılgan bir bölge haline getiriyor.
Son olarak, NADHEZNA'ya yönelik saldırı, uluslararası toplum tarafından da kınandı. Birleşmiş Milletler, ticari gemilere yönelik her türlü saldırının kabul edilemez olduğunu belirterek, taraflara itidalli olma çağrısı yaptı. Olay, savaşın yalnızca askerleri değil, sivil denizcileri de doğrudan tehdit ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu haber, deniz ticaretinin güvenliği ve uluslararası hukuk bağlamında değerlendirildiğinde, Karadeniz'deki çatışmanın bölgesel ekonomilere ve ticaret yollarına etkisinin ne denli derin olduğunu göstermektedir. Türkiye, hem Rusya hem Ukrayna ile ilişkilerini yönetirken, kendi bayrağındaki gemilerin güvenliğini sağlamak için uluslararası deniz hukuku çerçevesinde daha fazla adım atmak zorunda kalabilir.