Rum yönetimi, 1 Ekim 2023 tarihinde Lefkoşa'da düzenlediği törenle sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 66. bağımsızlık günü'nü kutladı. Etkinlik kapsamında askeri birliklerin katıldığı silahlı bir gövde gösterisi yapıldı. Gösteri, Kıbrıs Rum Kesimi'nin adanın tamamını temsil ettiği iddiasını pekiştirmeye yönelik bir adım olarak yorumlandı. Tören, Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye'nin tepkisini çekti.
Gövde Gösterisinin Detayları
Lefkoşa'daki tören, Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) birliklerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Askeri araçlar, zırhlı personel taşıyıcıları ve çeşitli silah sistemleri sergilendi. Törende, Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile savunma ve güvenlik yetkilileri hazır bulundu. Etkinlik, başkent Lefkoşa'nın güney kesimindeki bir tören alanında yapıldı. Rum basınına göre, gösteriye binlerce kişi katıldı ve geçit töreni geniş bir alanda izlendi.
Silahlı gövde gösterisi, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda askeri bir mesaj olarak nitelendirildi. RMMO'nun son yıllarda artan savunma harcamaları ve modernizasyon çabaları, bu tür etkinliklerle kamuoyuna duyuruluyor. Uzmanlar, gösterinin Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasındaki askeri iş birliğini de yansıttığını belirtiyor.
Kıbrıs Türk Tarafının Tepkisi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yetkilileri, töreni kınadı. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yaptığı açıklamada, "Rum tarafının silahlı gösterisi, adadaki barış ve istikrarı tehdit eden bir provokasyondur. Kıbrıs Cumhuriyeti diye bir devlet yoktur; sadece Kıbrıs Türk halkının egemenliği altındaki KKTC ve garantörlük haklarımız vardır" dedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da bir bildiri yayımlayarak, "Rum yönetiminin sözde bağımsızlık günü kutlamaları, Kıbrıs sorununun çözümüne zarar veriyor. Ada'da iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği kabul edilmelidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile adadaki Türk halkının güvenliğini sağladığını hatırlatarak, Rum tarafının silahlanma çabalarının bölgesel dengeleri bozduğunu vurguladı. KKTC'de de töreni protesto eden açıklamalar yapıldı; sivil toplum kuruluşları, uluslararası toplumu Rum tarafının tek taraflı adımlarına karşı tavır almaya çağırdı.
Bağlam ve Arka Plan
Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960 yılında Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasında kurulan ortak bir devlet olarak ilan edilmişti. Ancak 1963'teki anayasal kriz ve 1974'teki darbe sonrası Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak gerçekleştirdiği Barış Harekatı ile ada fiilen ikiye bölündü. 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan etti; ancak sadece Türkiye tarafından tanınıyor. Rum yönetimi ise kendisini adanın tamamının meşru hükümeti olarak görüyor ve 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adını kullanıyor.
Rum tarafı, her yıl 1 Ekim'i 'bağımsızlık günü' olarak kutluyor. Bu yıl 66'ncısı düzenlenen etkinlik, diğer yıllara göre daha kapsamlı bir askeri gösteriye sahne oldu. Gözlemciler, Rum yönetiminin son dönemde Doğu Akdeniz'deki doğal gaz arama faaliyetleri ve Yunanistan ile savunma anlaşmalarıyla bölgesel güç dengelerini değiştirmeye çalıştığını belirtiyor. Kıbrıs sorunu, 2017'deki Crans-Montana görüşmelerinden bu yana çözümsüz kalmış durumda. Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen müzakereler, tarafların federal çözüm yerine iki devletli çözüme yönelmesiyle tıkandı.
Uluslararası Boyut ve Değerlendirme
Rum yönetiminin silahlı gövde gösterisi, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak kınanmadı. Ancak diplomatik kaynaklar, etkinliğin Kıbrıs müzakerelerine zarar verdiğini ve güven artırıcı önlemleri zayıflattığını belirtiyor. Kıbrıs Türk tarafı, adadaki askeri dengenin bozulmaması için Türkiye'nin garantörlük rolünün altını çiziyor. Rum tarafının silahlanma çabaları, Doğu Akdeniz'deki gerilimi de artırıyor.
Sonuç olarak, Rum yönetiminin 'bağımsızlık günü' adı altında düzenlediği silahlı gösteri, Kıbrıs sorununda kalıcı bir çözüm umudunu daha da zayıflatmıştır. Ada'da iki halk arasında güven tesis edilmeden atılan bu tür adımlar, bölgesel barış ve istikrar açısından risk oluşturmaktadır. Uluslararası toplumun, tarafları diyaloga teşvik etmesi ve askeri gösteriler yerine müzakere masasına odaklanması gerekmektedir.