ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda sert bir açıklama yaparak, Tahran yönetimine yönelik tehditlerini artırdı. Rubio, bir televizyon programında yaptığı konuşmada, "İran bir anlaşma yapmaya hazır değil. Bedel ödemeye devam edecekler ve her gece bu bedel gittikçe, gittikçe, gittikçe artıyor; şu anda da tam olarak bu oluyor" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım ve askeri baskı politikasının devam edeceğine işaret ediyor.
Rubio'nun mesajı ve arka plan
Rubio, Biden yönetiminin İran'la doğrudan müzakerelere sıcak bakmadığını ancak dolaylı yollardan temasların sürdüğünü belirtti. Bakan, "İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek için tüm seçenekler masada. Askeri seçenekler de dahil" diyerek, olası bir askeri müdahaleye kapıyı araladı. Öte yandan, Rubio, İran'ın Yemen'deki Husileri desteklemesi, Suriye'deki varlığı ve İsrail'e yönelik tehditleri nedeniyle de eleştirildiğini vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı, uluslararası toplumun İran konusunda birleşmesi gerektiğini savundu.
İran cephesinden tepkiler
Rubio'nun açıklamalarına İran'dan henüz resmi bir yanıt gelmezken, Tahran yönetimine yakın kaynaklar, ABD'nin tehditkar dilinin bir sonuç vermeyeceğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, daha önce yaptığı bir açıklamada, "İran hiçbir zaman tehdit altında müzakere masasına oturmamıştır. Müzakereler ancak eşit şartlarda ve karşılıklı saygı çerçevesinde mümkündür" demişti. Uzmanlar, Rubio'nun sözlerinin müzakere şansını daha da azalttığını ve gerilimi tırmandırdığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD'nin İran'a yönelik sert tutumu, özellikle Ortadoğu'da endişeyle karşılanıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD-İran gerginliğinin bölgesel istikrarı tehdit etmesinden çekiniyor. Avrupa Birliği ise diplomasi çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin, ABD'nin tek taraflı yaptırım ve tehditlerine karşı çıkıyor. Rubio'nun açıklamaları, ABD'nin İran politikasında bir değişiklik olmadığını ve maksimum baskı stratejisinin süreceğini gösteriyor.
ABD Dışişleri Bakanı'nın bu sözleri, 2015 nükleer anlaşmasından (JCPOA) Trump yönetiminin çekilmesinin ardından başlayan sürecin bir devamı niteliğinde. Biden yönetimi, anlaşmaya geri dönmek için müzakereleri sürdürse de şu ana kadar somut bir ilerleme kaydedilemedi. Rubio'nun açıklaması, ABD'nin İran'a karşı sabrının tükenmekte olduğu ve yeni bir döneme girildiği şeklinde yorumlanıyor. İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması ve uluslararası denetimleri kısıtlaması, Batılı ülkelerin endişelerini artırıyor.