Hatay'da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde yıkılan ve 269 kişinin hayatını kaybettiği Rönesans Rezidans'a ilişkin davada, mahkeme sanıklar hakkında 'olası kast' suçlamasıyla yargılanma talebini reddetti. 3'ü tutuklu toplam 11 sanığın yargılandığı dava, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor. Mahkeme heyeti, sanıkların eylemlerinin 'bilinçli taksir' kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Davanın Arka Planı ve İddianame
Rönesans Rezidans, Hatay'ın Antakya ilçesinde bulunan ve 6 Şubat depremlerinde tamamen çöken bir yapıydı. Yıkım sonucunda 269 kişi yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, binanın müteahhidi ve diğer sorumlular hakkında dava açıldı. İddianamede, sanıkların 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan yargılanması talep ediliyordu. Ancak daha sonra bazı mağdur avukatları, sanıkların 'olası kast' ile hareket ettiğini öne sürerek suç vasfının değiştirilmesini istedi.
Olası kast, failin eyleminin sonucunu öngörmesine rağmen, sonucun gerçekleşmesini kabullenmesi anlamına geliyor. Bu suç vasfı, daha ağır cezalar öngörüyor. Mahkeme, sanıkların deprem riskini bilmesine rağmen binayı sağlam yapmamalarının olası kast kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verdi. Heyet, sanıkların eylemlerinin 'bilinçli taksir' boyutunda kaldığını belirtti.
Mahkeme Kararı ve Gerekçesi
Mahkeme heyeti, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarını ve tanık ifadelerini değerlendirdikten sonra, olası kast talebini reddetti. Kararda, sanıkların binanın yapım aşamasında mevzuata aykırı davrandıkları, ancak depremin şiddetinin ve yıkımın boyutunun öngörülemez olduğu vurgulandı. Heyet, sanıkların 'olası kast' ile hareket ettiklerine dair somut delil bulunmadığını ifade etti.
Bu karar, deprem davalarında emsal teşkil edebilecek nitelikte. Daha önce benzer davalarda da mahkemeler, sanıkların 'bilinçli taksir' suçundan yargılanmasına karar vermişti. Ancak mağdur yakınları ve avukatlar, olası kast talebinin reddedilmesini eleştiriyor. Avukatlar, sanıkların deprem gerçeğini bilerek hareket ettiğini ve bu nedenle olası kastın oluştuğunu savunuyor.
Mağdur Yakınlarının Tepkisi
Kararı duyan mağdur yakınları, adaletin tecelli etmediğini belirterek tepkilerini dile getirdi. Duruşma salonunda bulunan bazı aileler, gözyaşlarına hakim olamadı. Bir mağdur yakını, "269 kişinin ölümüne neden olanların olası kastla yargılanmaması kabul edilemez. Biz adaletin peşindeyiz" dedi. Avukatlar, kararı temyiz edeceklerini açıkladı.
Dava, Türkiye'de deprem yapılarına ilişkin yargı süreçlerinin seyrini göstermesi açısından önem taşıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından birçok ilde benzer davalar açıldı. Bu davalarda sanıklar genellikle 'bilinçli taksir' suçundan yargılanıyor. Olası kast talepleri ise çoğunlukla reddediliyor. Hukukçular, olası kastın ispatının zor olduğunu ve mahkemelerin genellikle taksir kapsamında kaldığını belirtiyor.
Davanın Geleceği ve Hukuki Değerlendirme
Dava, önümüzdeki duruşmalarda sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edecek. Mahkemenin olası kast talebini reddetmesi, sanıkların daha düşük ceza alabileceği anlamına geliyor. Bilinçli taksirde ceza, olası kasta göre daha hafif. Ancak yine de sanıkların uzun süreli hapis cezası alması muhtemel.
Hukukçular, bu kararın deprem davalarında bir standart oluşturduğunu düşünüyor. Olası kastın uygulanması için failin sonucu kabullenmiş olması gerekiyor. Deprem gibi doğal afetlerde bu kabullenmenin ispatı güç. Bu nedenle mahkemeler genellikle taksir hükümlerini uyguluyor. Ancak yine de her dava kendi içinde değerlendiriliyor.
Deprem Davalarında Genel Durum
6 Şubat depremleri, 11 ili etkiledi ve 50 binden fazla kişinin ölümüne neden oldu. Yıkılan binalarla ilgili açılan davalarda yüzlerce sanık yargılanıyor. Bu davalarda en sık rastlanan suçlama 'bilinçli taksirle ölüme neden olma'. Olası kast iddiaları ise nadiren kabul ediliyor. Mahkemeler, sanıkların depremi öngörüp öngörmediğini ve sonucu kabullenip kabullenmediğini değerlendiriyor.
Rönesans Rezidans davası, bu yönüyle deprem mağdurlarının adalet arayışının bir parçası. Karar ne olursa olsun, mağdur yakınları mücadelelerini sürdüreceklerini belirtiyor. Türkiye'de deprem gerçeği göz önüne alındığında, yapı denetimi ve sorumluluk konularının daha fazla tartışılması gerekiyor.
Sonuç olarak, Rönesans Rezidans davasında mahkemenin olası kast talebini reddetmesi, deprem davalarındaki genel eğilimi yansıtıyor. Ancak bu karar, adaletin sağlanıp sağlanmadığı tartışmasını da beraberinde getiriyor. Depremde hayatını kaybedenlerin yakınları, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyor. Yargı süreci devam ederken, kamuoyu da davayı yakından takip ediyor.